Diyanet, 'Ehl-i Beyt Sevgisi'ni Kitaplaştırdı
Alevi-bektaşi Kültürünü Yansıtan Klasikleri Kitap Haline Getirmek İçin Harekete Geçen Diyanet İşleri Başkanlığı, Şimdi de Ehl-i Beyt Sevgisini Kitaplaştırdı.
Alevi-Bektaşi kültürünü yansıtan klasikleri kitap haline getirmek için harekete geçen Diyanet İşleri Başkanlığı, şimdi de ehl-i beyt sevgisini kitaplaştırdı.
'Ehl-i Beyt Sevgisi' adı altında yayınlanan kitapta Hz. Ali'nin vasiyeti ve özdeyişlerine yer verildi. Kitapta, Hz. Ali'nin son nefesini vermeden 'Kuran, namaz, yetimler ve zekat konusunda Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edin' diye vasiyette bulunduğu bildirildi. Hz. Ali'nin çok sayıda özdeyişinin de yer aldığı kitapta, Osmanlı'da ehl-i beyt sevgisi ile Alevi-Bektaşi kültüründe Hz. Muhammed sevgisi de anlatıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, 'Ehl-i Beyt Sevgisi' adlı bir kitap yayınladı.
Dr. Ömer Menekşe'nin kaleme aldığı kitapta Alevi-Bektaşi kültüründe Hz. Muhammed sevgisi, Osmanlı'da ehl-i beyt sevgisi, ehl-i beyt anaları, Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın evliliği, Hz. Ali'de yönetim anlayışı, Hz. Ali'nin hutbeleri, Hz. Ali'nin özdeyişleri ve Hz. Ali'nin vasiyetine yer verildi. Kitabın önsözünde milletin asırlardır Hz. Muhammed'e derin bir muhabbet beslediği, ona duyulan aşkın büyük bir sevgi atmosferi oluşturduğu kaydedildi. Bu sevginin Hz. Muhammed'in şahsıyla sınırlı kalmadığını, ehl-i beytine, yakınlarına, ashabına, yaşadığı yerlere ve kullandığı eşyalara kadar geniş bir alanda kendini gösterdiğine işaret edilen önsözde, şöyle denildi:
"İslamiyet'in ilk dönemlerinden günümüze kadar Hz. Peygamber'in ailesi ve soyunu ifade etmek üzere özel ad olarak kullanılan Ehl-i Beyt, milletimizin gönlünde ayrı bir yere sahiptir. Ehl-i Beyt'in birleştirici ve kaynaştırıcı nefesi milletimizin ortak paydası olmuş, edebiyattan sanata kadar kültürümüzün pek çok alanda ehl-i beyt sevgisi damgasını vurmuştur. Ehl-i Beyt sevgisi, milletimizin gönlünde kök salan ve toplum olarak bizleri birleştiren bir çınardır. Ehl-i Beyt İslam semasının parlak yıldızları ve ışık saçan güneşleri, Hz. Peygamber'in ilik kaynağından faydalanmış, risalet evinde büyümüş insanlık örnekleridir. Ehl-i Beyt, ilimle ameli, hayatla ahlakı, hikmetle irfanı buluşturmuş, sevgi, rahmet ve bağışlamanın adresi olmuş, Gül-i Muhammedi'nin hoş kokusunu tarihin her sayfasına sindirmiş kutlu nesillerdir." Önsözde, Diyanet'in daha önce yayımladığı makalelerden oluşan kitabın Ehl-i Beyt sevgisinin yeni nesillere aktarılmasına ve bu sevginin artarak yaygınlaşmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.
Kitapta, Hz. Peygamber'in ashabı olmuş olan Ehl-i Beyt'e sövmenin bizzat Peygamber'e nefret ile açıklandığı belirtilerek, "Zira kendisi onlara yapılan eziyetin kendisine yapılmış sayılacağı ikazında bulunmuştur. Daha vurgulu bir başka sözlerinde 'Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin böyle kimseler üzerine olması' yönünde bedduada bulunmuştur" denildi. Alevi-Bektaşi kültüründe Hz. Muhammed sevgisinin de anlatıldığı eserde, Türk toplumunda Hz. Muhammed'e olan inancını, sevgisini, saygısını fikrinde, zikrinda, ilahisinde, semahında coşkuyla dile getiren kesimlerden birininde Aleviler olduğu dile getirildi. Hz. Muhammed sevgisinin bu kesimin varlık sebebi durumunda olduğuna dikkat çekilen kitapta, Hz. Muhammed'in peygamber olmanın yanında Ehl-i Beyt'i oluşturan Hz. Fatıma'nın babası, Hz. Ali'nin amcası ve kayınbabası, Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in de dedesi olduğu hatırlatıldı. Pir Sultan Abdal'ın Hz. Muhammed ile ilgili beyitlerinin yer bulduğu kitapta, Osmanlıların Ehl-i Beyt mensuplarına verdiği değer de örnekleriyle anlatıldı.
'HZ. ALİ EŞİNE SADIKTI'
Diyanet tarafından yayınlanan kitapta Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın evliliği de de 'örnek bir evlilik' olarak gösterildi. Hz. Ali ve Hz. Fatıma'nın kurduğu mutlu yuvanın tarihin mümtaz sayfalarının başlarında yer alan model ailelerden biri olduğuna vurgu yapılan kitapta, bu evlliliğin en büyük destekçisinin Hz. Muhammed olduğu bildirildi. Kitapta, "Cahiliye geleneğinde ağır işlerde ezilen kadınların aksine Hz. Fatıma sadece evin iç işlerinden, Hz. Ali de dış işlerinden sorumluydu. Onların kurdukları yuvada sevgi ve saygı vardı. Onların evi ilim meclisi idi. Onlar ibarete çok düşkün idiler. Fırsat buldukça nafile oruç tutarlardı. Hz. Ali örnek bir aile reisi idi. Hz. Ali'nin geliri sadece ordu hizmetlerindendi. Ancak bu ücret alalade bir işçinin ücretinin altındaydı. Ailenin durumu iyi olmamasına rağmen cömerttiler. Hz. Ali eşine sadıktı. Dönemin şartları gereği birden fazla kadınla evlenmek mümkün iken o evlenmemiş, Hz. Fatıma'ya ölünceye değin sadık kalmıştır." Kitapta Hz. Ali için 'cesaretli, kahraman, yardımsever, cömert, alçakgönüllü, adaletli, fedakar, dürüst, güvenililir, ahlaklı' nitelendirmesi yapılarak, Hz. Ali'nin Müslüman gençliğin örnek tipi olduğu kaydedildi. "Hz. Ali Efendimizin bu kadar mükemmel niteliklere sahip olmasında en büyük etken, onun Hz. Peygamber'in terbiyesinde yetişmiş olmasıdır" denilen kitapta, Hz. Ali'nin son nefesine kadar İslamiyet için çalıştığı belirtildi. Hz. Ali'nin yönetici olarak da herkese eşit davrandığı, kimsesiz ve düşkünleri gözettiği ve halkla kaynaştığı da bildirildi.
HZ. ALİ'NİN ÖZDEYİŞLERİ VE VASİYETİ
Kitapta Hz. Ali'nin özdeyişlerine de geniş bir şekilde yer verildi. İşte Hz. Ali'nin bazı özdeyişleri:
" - Dünyayı yutsa yoksul kalacak biri var, aç gözlü
- Adalet günü zalim bir kimse için mazluma zulmettiği günden daha çetin ve şerlidir
- Hak, körelmez bir kılıçtır
- Verilen söz, vaktinde yerine getirilmesi gereken bir borçtur
- Cehaletten daha tehlikeli bir hastalık yoktur
- Nice mal toplayanlar, topladıkları malı yiyemezler, biriktirdikleri şeyler kendisini terk edecektir
- Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol
- Sen rızkını nasıl ararsan, rızkın da seni öyle arar
- Çocuklarınızı bulunduğunuz zamana göre değil, gelecek zamana göre terbiye ediniz
- Kişi, dilinin eseridir
- Arkadan çekiştireni dinleyen de çekiştiricinin ta kendisidir
- Güler yüz göstermek cömertlik yerine geçer
- Hayvanları hoş tut, onları hor tutma
- İstişareyi terk ederek doğru yol bulunmaz
- Hiç şüphe yokki vatan için bin kılıç darbesiyle ölmek, yatağında ölmekten daha şereflidir
- Cennetin anahtarı sabırdır".
Kitapta Hz. Ali'nin vasiyeti de şöyle açıklandı:
"Hz. Ali Efendimiz saban namazına giderken Harici Abdurrahman Mülcem tarafından başına kılıçla vurularak ağır yaralandıktan sonra oğulları Hasan ve Hüseyin'i çağırarak şöyle dedi: 'Size Allah'a karşı takva sahibi olmanızı, dünya sizi ne kadar kendine çekerse çeksin ona kapılmamanızı vasiyet ediyorum. Dünyaya ait herhangi bir kayba üzülmeyin. Hakkı söyleyin. Yetime merhamet edin. Yardıma ihtiyacı olan yardım edin, yaptığınızı ahiret için yapın. Zalime hasım, mazluma yardımcı olun. Allah'ın kitabındaki ile amel edin. Allah'ın dini hususunda hiçbir kınama sizi yolunuzdan alıkoymasın. Kuran, namaz, yetimler, zekat konusunda Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edin".
(DA-MAY-ÖK-Y)













