Dışişleri Bakanı Babacan: "AB Reformları Siyasi Çekişme Malzemesi Edilmesin"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği Sürecinin Siyasi Tartışmalara Malzeme Edilmemesi Gereken Bir Süreç Olduğunu Söyledi. Babacan, Mart Ayındaki Yerel Seçimlere İşaret Ederek, "Ümit Ediyorum Ki, AB Reformları Bu Seçim Atmosferine Feda Edilmez. AB Süreci İç Siyasi Çekişmelere Malzeme Edilmemesi Gereken Bir Süreç" Dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği sürecinin siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gereken bir süreç olduğunu söyledi. Babacan, mart ayındaki yerel seçimlere işaret ederek, "Ümit ediyorum ki, AB reformları bu seçim atmosferine feda edilmez. AB süreci iç siyasi çekişmelere malzeme edilmemesi gereken bir süreç" dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Sheraton Oteli'nde düzenlenen "AB ile Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Konferans'ının açılışında yaptığı konuşmada, AB sürecinin iç siyasi çekişmelere malzeme edilmemesi gereken bir süreç olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye'nin 2008 Ulusal Program (UP) Taslağı'nın Bakanlar Kuruluna sunulmasının ardından, taslağı istişare sürecine açtıklarını belirterek, "Bu çerçevede 84 sivil toplum kuruluşuna gönderdik.Son iki gündür de siyasi parti liderlerine ilk elden UP'nin hazırlanış sürecini ve içeriğini anlatıyoruz" dedi. İki siyasi parti liderinin kendilerini dinlemek istemediğini ifade eden Babacan "Umuyorum ki bu, "Türk halkının çıkarına da olsa, istifade edecek de olsa bu hükümetin önümüze getireceği her şeyi biz peşinen reddediyoruz' gibi bir anlayış yoktur" diye konuştu.

-"UMARIM AB REFORMLARI SEÇİM ATMOSFERİNE FEDA EDİLMEZ"-

Marttaki yerel seçimlere işaret eden ve Türkiye'nin yavaş yavaş bir seçim atmosferine gireceğini belirten Babacan "Ümit ediyorum ki, AB reformları bu seçim atmosferine feda edilmez" dedi. Babacan şunları söyledi:

"Ümit ediyorum ki, muhalefet partilerimiz de Türk insanının çıkarına olan, halkımızın bizzat istifade edeceği bu reformları desteklesin, en azından içinde ne var ne yok anlamaya çalışsın. Düşünün ki, belli yüzdelerde oy almış ve halkın oylarıyla meclise gelmiş, grup kurmuş ve oy verenlerin de kendilerinden bir şeyler beklediği siyasi partilerden bahsediyoruz. Onlara oy verenleri de etkileyecek bu reformların nasıl hazırlandığı, içeriğinin ne olacağını bir siyasi parti liderinin dinlemek istememesi kuşkusuz herkesin düşünmesi gereken bir konu."

-GÖRÜŞMEK İSTEMESELER DE POSTA İLE GÖNDERDİK-

AB sürecinin iç siyasi çekişmelere malzeme edilmemesi gerektiğini vurgulayan Babacan, "Reformların tek tek içeriğiyle ilgili tartışmalar yapılabilir" dedi. Diğer siyasi partilerle birlikte Türkiye için en iyisi neyse onu bulmaya çalışacaklarını belirterek "Yaklaşımımız aslında uzlaşı yaklaşımıdır, mutabakat arayışıdır. Diyalogdan kaçınmanın modern demokrasi anlayışında yeri yoktur" dedi. Babacan, şöyle devam etti:

"Biz her ne kadar iki siyasi parti lideri görüşmek istemese de, birisine postayla gönderdik, iadeli taahhütlü, bize görüşlerinizi bildirin dedik. Diğer siyasi partinin bize işaret ettiği genel başkan yardımcısına da bugün arkadaşlarımız gidecekler. Programı sunacaklar. Biz yine de onların görüşlerine açığız. Gelecek 2-3 hafta içinde tüm yorumları bekliyoruz. 7 Ekime kadar bu işi olgunlaştırmak, geniş bir mutabakat oluşturduktan sonra UP'yi resmileştirmek istiyoruz."

-"AB'YE KATILIM BİR TOPLUMUN DİĞER TOPLUMLARA KATILIMI DEMEK"-

Toplantının bir diğer konuşmacısı olan AB Genel Sekreteri Oğuz Demiralp ise, AB ve Türkiye arasındaki sivil toplum diyaloğunun önemine işaret etti. AB ülkelerinin halklarıyla, aday ülkelerin halklarının kaynaştırılmasının amaçlandığını bildiren Demiralp, "AB'ye katılım, bir toplumun diğer toplumlara katılımı, diğer toplumlara kaynaşması demektir" dedi. Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde mali işbirliğine de dikkati çeken Demiralp, "AB, 500-600 milyon Euro kaynak aktarıyor. Bunlar çeşitli projelerde uygulanıyor. Ve bu da sosyal ekonomik olarak Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlıyor" diye konuştu. Oğuz Demiralp, sabırla VE İNANÇLA Ab yolunda ilerleyeceklerini de kaydetti.

-SİVİL TOPLUM DİYALOĞU NEDİR?-

AB ile Türkiye arasındaki sivil toplum diyaloğunun geliştirilmesi" projesinin ana hedefleri arasında, AB'nin Türkiye kamuoyuna anlatılması ve halkın üyelik konusunda bilinçlendirilmesi, aynı zamanda, Türkiye'nin de AB'de tanınması ve Türkiye hakkında farkındalığın ve bilincin artması yer alıyor.

"AB ile Türkiye arasındaki sivil toplum diyaloğunun geliştirilmesi" projesi, AB'nin sağladığı eş finansman ile Türkiye'deki çok sayıda belediye, meslek örgütü, üniversite ve gençlik girişimleri tarafından hazırlanan 119 hibe projesine yaklaşık 20 milyon Euro destek sağlıyor. Açılış konferasının yapıldığı Proje, 41 hibe projesi ve 5 milyon Euro ile kentler ve belediyeleri, 25 hibe projesi ve yaklaşık 3 milyon Euro ile meslek örgütlerini, 28 hibe projesi ve yaklaşık 9.3 milyon Euro ile üniversiteleri ve 25 hibe projesi ve yaklaşık 2 milyon Euro ile diyalog için gençlik girişimlerini kapsıyor.(ANKA)

(DNZ/ZG)

Kaynak: ANKA