Devlet Bakanı Aydın Edirne'de

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, "TÜBİTAK'ın "Marmara Bölgesi TÜBİTAK Ar-Ge Ve Yenilik Günü II" toplantısında Açılış Konuşması Yaptı.

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, "Eğer yeteri kadar sosyolojik, tarihi bilgi yoksa, birileri farklılıktan bahsediyor diye biz de bahsedersek onların ki doğru olur bizimki yanlış olur" dedi.

Devlet Bakanı Aydın, TÜBİTAK'ın "Marmara Bölgesi TÜBİTAK Ar-ge ve Yenilik Günü II" toplantısının açılış konuşmasında, özel teşebbüsün güçlendirilmesi için büyük fedakarlıklar yaptıklarını söyledi.

TÜBİTAK'ın faaliyetlerini ve önemini anlatan Aydın, Konya'ya bilim merkezi açılacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Yenilikçi düşüncenin bir kültür haline gelmesini istiyoruz. TÜBİTAK bu konuda da elinden geleni yapıyor. Yakında temelini atmaya gideceğiz. Konya'da ilk bilim merkezini açıyoruz. Bu büyük şehirlerin olduğu illerde yarışla başlattık. Ankara'da oturup, Konya'ya bu işi yapalım demiyoruz. Çağrıda bulunuyoruz. Siz altyapı yapacaksınız, arsayı bulacaksınız. O yapılan merkezin içini bilimle, teknolojiyle biz dolduracağız. Oraya çocuk gidecek, mesela Einstein'ın fotoğrafına tıklayacak, sesli fotoğraf, (Merhaba evlat hoş geldin) deyip bilim anlatacak. Ders kitaplarına bağımlı bir öğretimden daha açık havada, daha doğrudan, daha hızlı eğitime, üretime katkı sağlanacak. Yarın pek çok illerimiz

(biz de varız) diyecekler, orada da açacağız. Tabandan tavana giden bir süreci harekete geçiriyoruz. Yaz kampüslerimiz var, bu kamplarda hem eğlenip hem öğreniyorlar. Çeşitli yarışmalar açıyoruz."

Bilimin her alanda kullanılması gerektiğini vurgulayan Aydın, "Bilim olmadan ne siyaset sürdürülebilir ne ekonomi sürdürülebilir. Yani yeraltı zenginliklerinizi tanımadan yatırımları doğru sürdüremezseniz, sosyolojinizi bilmezseniz ülkenin bir sorununu çözmede başarılı olamazsınız. (Farklılıklarımıza müsamaha ile bakmalıyız) diyoruz, (çok etnik yapılı, çok kültürlü bir toplumuz) diyoruz, fakat içini nasıl doldururuz emin değilim. Çok farklıyız da ne kadar çok farklıyızın cevabını vermemiz lazım" dedi.

-MANEVİ DEĞERLER DE İYİ BİLİNMELİ-

Sadece maddi değerlere değil manevi değerlerin de en iyi şekilde bilinmesi gerektiğini belirten Aydın, şöyle devam etti:

"Örneğin, 'Londra'da çok farklı kültürde olan insanlar yaşıyor' ile

'Türkiye'de çok farklı kültürde olan insanlar yaşıyor' cümlesi bir değildir. İngiltere'deki farklılık, Hindistan'dan geleni söylüyor, Hindistan ile İngiltere'nin kültürü bir değil. Türkiye'de farklılık var. Oyunlarımız, türkülerimiz farklı ama İngiltere'deki farklılıkla bizdeki farklılık aynı değil. Eğer farklılıklar değerlerle ilgiliyse Türkiye'de derin değer farklılığı yoktur. Nedir bu? İnsana saygı, adalet, merhamet, komşu hakkı. Bunları dikkate aldığınız zaman hangi dilde söylerseniz söyleyin namus değeri aynıdır, iffet değeri, terbiye, saygı aynıdır.

Karadeniz türkülerine bakın kıpır kıpır, o coğrafya onu istiyor. Yağmur yağar patır patır, hamsi kıpır kıpır, fındığı hızlı toplamalısınız tıkır tıkır. Ama benim memleketime bakalım, karasaban ve iki çift öküzle tarla sürülüyor. Şimdi orada ha uşak hadi Karadeniz oyunu oyna da görelim. Orada uzun hava olur. Eğer yeteri kadar sosyolojik, tarihi bilgi yoksa, birileri farklılıktan bahsediyor diye biz de bahsedersek onların ki doğru olur, bizimki yanlış olur. Sadece maddi değerlerimiz değil, manevi değerlerimizi de bilmeliyiz ki demokrasi de bilime dayalı olsun. O halde siyasetin de bilime ihtiyacı var."

Değerlerin anlatılabilmesi için önce iyi bilinmesi gerektiğini, bir anısıyla anlatan Bakan Aydın, "20-30 yıl önce Topkapı'da bir turist kafilesine girdim, oradaki Hürrem Sultan'ı bir dinleseydiniz. Şimdikinden daha büyük macera. Hürrem değerlerimizden bir tanesi ama orada yanlış bilgiler olduğunu gördüm ki gittim uyardım; 'bir tek Hürrem'le şu kadar kıtada 600 yıl hakim olamazsınız. Sadece harem üzerine ağırlık verirseniz o tarihin çok cüzi bir bilgisiyle kısa mesafe alırsınız' dedim. Dışa tanıtmanız için önce içerinin tanıması lazım" diye konuştu.

-"ORTADOĞU YENİ BİR TARİHİN EŞİĞİNDE"-

Ortadoğu ülkelerindeki olaylara ve gelişmelere de değinen Devlet Bakanı Aydın, şunları söyledi:

"Ben sosyal bilimciyim, öyle zemin sağlam olmadan tahminde bulunmam. Demokrasi için yeni pencereler, yeni kapılar açılıyor. Bu kolay olmayacak. Hareketliliğin arka planı çok tartışılmıyor. Amerikalı bir kamuoyu yoklama şirketi 2004'te geniş kapsamlı, İslam dünyasında bir araştırma yaptı. Enteresan, demokrasiye hasret oranı Mısır'da yüzde 90'ın üzerindeydi. O zaman tartışıldığı zaman herkes hayret ediyordu. Burada bir yanlışlık var, diyorlardı. İnsan elindekinin kıymetini bilmez ya. Bizde de daha aşağıda görünüyor. Çünkü Türkiye'de demokrasi var, olan yerde demokrasi hasreti az olur.

Hareketli ülkelerin demokrasi hasretleri yıllar önce ortaya çıkıyordu, fırsatı bulunca kendini ifade etmeye başladı. Şu anda Ortadoğu yeni bir tarihin eşiğinde, bu kolay olmayacak, çok sıkıntılı olacak. İnsan hayatıyla ilgili, üzülerek söylüyorum, pahalıya mal olacak. Bu hareketlerin neticesinde demokrasi ve insan haklarının güçlendiği yeni bir dünya yaratılıyor.

Biz kimseye model olmak niyetinde değiliz ama Türkiye tecrübesinden yararlanmak isteyen ülkelerin yanında oluruz."

Edirne Valisi Gökhan Sözer'in de bilim ve teknolojinin önemini anlatan bir konuşma yaptığı, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale valileri ile rektörler, ticaret ve sanayi odası başkanları ile akademisyenlerin katıldığı toplantı daha sonra, basına kapalı devam etti.

- EDİRNE

Kaynak: AA