Haber Tarihi: 01 Şubat 2012 Çarşamba Saat 12:16
Ankara Haber Ajansı  [3320159]

Dev-Yol Davası Zamanaşımından Düştü(3): Sanıklar Kararı Değerlendirdi


Yargıtay 9 Yargıtay 9.Ceza Dairesi tarafından oybirliği ile zamanaşımından düşürülen 30 yıllık DEV-YOL ana davasının sanıkları karardan memnun olmadı.

Yargıtay 9 Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından oybirliği ile zamanaşımından düşürülen 30 yıllık DEV-YOL ana davasının sanıkları karardan memnun olmadı. Davanın 30 yıllık Avukatı Şanal Sarıhan kararı, "Biz bu davada zaman aşımı değil beraat istedik. Çünkü zaman aşımı gerçeğin üzerine düşürülen bir gölgedir. Hukuka aykırı yollarla yapılmış olan sorgular sonucu oluşturulan bir dosyada ancak beraat kararı verilebilirdi ama sonuç böyle olmadı" sözleriyle değerlendirdi.

9. Ceza Dairesi'nin DEV-YOL ana davasında kararı açıklamasının ardından Yargıtay'ın içinde ve dışında bulunan sanık yakınlarının gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Davanın 30 yıldır her aşamasında sanıkların avukatlığını yapan Şanal Sarıhan kararı, "Eğer adalet denilen olgu geç gelmişse orada adil bir sonuç bulunmamaktadır" sözleriyle değerlendirdi. Bu davadaki asıl sorunun 12 Mart, 12 Eylül gibi olağanüstü dönemlerin işkenceli sorguları üzerine dayandırılmış dosyalarla müvekkillerinin mağdur edilmesi olduğunu belirten Sarıhan, "Bu mağduriyet 30 yılı aşkın süredir de devam etmiştir. Biz bu davada zaman aşımı değil beraat istedik. Çünkü zaman aşımı gerçeğin üzerine düşürülen bir gölgedir. Hukuka aykırı yollarla yapılmış olan sorgular sonucu oluşturulan bir dosyada ancak beraat kararı verilebilirdi ama sonuç böyle olmadı" dedi. Sarıhan, Türkiye'de bir daha olağan üstü dönemlerin yaşanmamasını ve olağanüstü dönem yargılarının yürürlüğe girmesini istediklerini belirtti.

-"ZAMANAŞIMI DEĞİL BERAAT OLMALIYDI"-

Davadan beraat etmeyi beklediklerini belirten davanın sanıklarından Cahit Akçam, "Bu davanın sanıkları mahkemelerin verdiği karar ne olursa olsun halkın nezdinde ve bu ülke tarihinde isimleri ve adları şerefle ve onurla yer alacak insanlardır. Çünkü onlar bu ülkede faşizme karşı mücadele etmiş olmanın onurunu ve gururunu taşıyorlar" dedi. Akçam, tek tesellilerinin verilen kararla yeniden bazı arkadaşlarının cezaevine gitmesine neden olacak bir sonuç çıkarmaması olduğunu belirtti.

-"HİKAYE YAZIYORUM, KİTAP ÇIKARACAĞIM"-

Sanık Atalay Dede ise, "Biz sanık olarak yargılanmaya başladığımızda daha kızım yoktu. Şu an kızım 18 yaşında. Ben cezaevinde 8 yıl yattıktan sonra 1989 yılında çıktım. Kızım Hazal 1994 doğumlu. Ben de 18-20'li yaşlarda yargılanmaya başlamıştım. Kızım yargılanacak yaşa geldi, bizim davamız ancak sonuçlandı" dedi. Karar duruşmasını izlemeye gelen Atalay Dede'nin kızı Hazal Dede ise basanın savunmasını yazarken, kendisinin okuma yazma bilmeyecek kadar küçük olduğunu ifade ederek, "Babama 'Ne yazıyorsun baba' diye sorardım. O da bana 'Hikaye yazıyorum kızım, kitap çıkaracağım' derdi. Zamanla öğrendik ne yazdığını. Zamanaşımı yerine hepimiz beraat isterdik. Ben de babamın yaşadığı süreci görüp "Avukat olayım, ben de bir şeyler yapayım" diye düşündüm. Ama o kadar uzun sürüyor ki, insan yoruluyor. Artık mahkemeleri uzun bir süre görmek istemiyorum" değerlendirmesinde bulundu.(ANKA/SON)

(YE/ÖMR) - Ankara

8/10 (12 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12