Haber Tarihi: 12 Eylül 2011 Pazartesi Saat 10:52
Ankara Haber Ajansı  [2985239]

Des: "Eğitim Sistemindeki Darbenin İzleri Silinmelidir"


Demokrat Eğitimciler Sendikası(DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Darbe, muhtıra ve cuntaların izleri eğitimden silinmelidir Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Darbe, muhtıra ve cuntaların izleri eğitimden silinmelidir.

Demokrat Eğitimciler Sendikası(DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Darbe, muhtıra ve cuntaların izleri eğitimden silinmelidir Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Darbe, muhtıra ve cuntaların izleri eğitimden silinmelidir. Darbe ve cuntacıları çağrıştıran okul isimleri değiştirilmelidir" dedi.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yapan Avcı, 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere, darbe ve muhtıra dönemlerinde eğitim sisteminde onulmaz yaralar açıldığını, milli eğitimin hedef ve amacından uzaklaştırıldığını, eğitimde baskıcı ve antidemokratik uygulamaların başladığını, binlerce eğitimcinin, öğrencinin ve kamu görevlisinin zulüm gördüğünü, on binlerce öğrencinin sürgün ve kıyımlara uğradığını belirtti.

-"KOZMOPOLİT BİR GENÇLİK YARATILDI"-

Darbe ve muhtıra dönemlerinde eğitim sisteminin yabancı uzmanların kontrol ve müdahalelerine açık hale getirildiğini vurgulayan Avcı, gençlerin milli ve kültürel kimliklerinden uzaklaştırıldığını, milli ve manevi değerlerinden koparılarak, yabancı kültürlere hayran, kendi değerlerini küçümseyen, kozmopolit bir ruhla yetiştirildiğini dile getirdi.

Avcı, yalnızca 12 Eylül darbesinde 3 milyon kişiye soruşturma açıldığını, 650 bin kişinin gözaltına alındığını, 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiğini, 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim üyesinin işine son verildiğini, gazetelerin 300 gün yayın yapamadığını, siyasi partilerin ve sendikaların kapatıldığını ve milyonlarca kitabın yakıldığını hatırlattı. Avcı, "12 Eylül, 12 Mart, 28 Şubat darbesi yüzünden, hesap soramayan, okumayan, araştırmayan, sorgulayamayan, güç karşısında evirilen ve hakkını aramaktan korkan pısırık bir gençlik yaratılmaya çalışılmıştır. Biz çocuklarımıza demokrasi dersini anlatıyoruz. Bir taraftan da demokrasiyi kesintiye uğratan, darbelerle anılan, gözaltıları, işkenceleri, fişlemeleri gerçekleştiren isimleri okullarımıza, parklarımıza, caddelerimize veriyoruz. Bu çelişki son bulmalıdır" dedi.

-"yök KALDIRILMALIDIR"-

Üniversitelerin, çağın ve eğitim biliminin gereklerine uygun bir zeminde yeniden yapılandırılması gerektiğini, bunun şartının da Yüksek Öğretim Kurulu'nun (yök) kaldırılması olduğunu söyleyen Avcı, şunları söyledi:

"Türk eğitim sistemi 'otoriter, yasakçı, baskıcı anlayıştan' besleniyor. Üniversitelerimiz, hocalarımız, idari personelimiz ve öğrencilerimiz 12 Eylül askeri rejiminin bir ürünü olan yök cenderesi altında yıllarca baskı ve zulüm görmüştür. Üniversitelere idari ve bilimsel özerklik tanınmalı, yeniden yapılandırılmalıdır. Bu da üniversitelerin üzerine bir karabasan gibi çöken yök'ün ortadan kaldırılması ile mümkün olabilir. Üniversiteler yök'ün yerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlanmalıdır.

Üniversite hocalarını, öğretmenleri ve öğrencileri tek tip kıyafet giymeye zorlayan, kıyafet kuralına uymayanları bugün bile cezalandırmaya devam eden bu yönetmelik kaldırılmalı yahut esnetilmelidir. Eğitim yuvalarının disiplinini tehdit eden unsurları kılık kıyafette aramak, okullarımızda kot pantolonu, başörtüsünü yahut serbest kıyafeti tehlike olarak görmek bağnazlıktır.

12 yaş altında çocuklara Kur'an kursu yasağı getirilmesi, temel insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayan antidemokratik bir uygulamadır. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan ve Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer'den çocuklarımızın etik ve dini değerlerini öğrenmesi ve pekiştirmesi, kutsal kitabını tanıması için ilköğretim birinci sınıftan itibaren Kur'an kurslarında yaş sınırlamasının kaldırılmasını istiyoruz. " - Ankara

7/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12