Depremden 101 Saat Sonra Enkazdan Çıkarılan İmdat, Yaşam Mücadelesi Verdiği Enkazı Ziyaret Etti

Depremin yerle bir ettiği Van'ın Erciş İlçesi'ndeki bir enkazın altından 101'inci saatte kurtarılan 19 yaşındaki İmdat Padak, taburcu olduğu hastane çıkışı evinden önce kurtarıldığı enkaz yığınını ziyaret etti.
Depremin yerle bir ettiği Van'ın Erciş İlçesi'ndeki bir enkazın altından 101'inci saatte kurtarılan 19 yaşındaki İmdat Padak, taburcu olduğu hastane çıkışı evinden önce kurtarıldığı enkaz yığınını ziyaret etti. Enkaz başında ellerini açarak dua eden Padak, altından çıkarıldığı tonlarca ağırlıktaki moloz yığınına bakarak, 'Buraya baktığımda nasıl sağ kaldığıma gerçekten şaşırıyorum. 5 gün nasıl burada sağ kaldığıma inanamıyorum. Gerçekten Allah yaşattı. Bu bir mucize gerçekten. Ben bu moloz yığını dışardan görseydim korkardımö diye konuştu. Van'da 23 Ekim günü meydana gelen Richter ölçeğine göre 7.2 büyüklüğündeki depreme Erciş İlçesi'ndeki Aydınlar Apartmanı'nda yakalanan İmdat Padak, çöken binanın enkazında kaldı. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sonucu Padak, depremden 101 saat sonra 27 Ekim gecesi sağ olarak kurtarıldı. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan Padak,dün taburcu edildi.
Üniversite sınavlarına hazırlanmak için yaşadığı Kızılören Köyü'nden Ercişe gelip beraberinde 7 arkadaşıyla birlikte Aydınlar Apartmanı'ndaki bir dairede yaşarken depreme yakalanan ve 101 saat boyunca yaşam mücadelesi veren İmdat Padak, hastaneden çıktıktan sonra ilk görmek istediği yer 3 arkadaşına mezar olan kendisiyle birlikte 4 arkadaşının yaşama tekrar döndüğü enkaz yığını oldu. Padak, enkaz altında 5 gün boyunca yaşam mücadelesi verdiği tonlarca ağırlıktaki moloz yığınını gördüğünde, 'Buraya baktığımda nasıl sağ kaldığıma gerçekten şaşırıyorum. 5 gün nasıl burada sağ kaldığıma inanamıyorum. Gerçekten Allah yaşattı. Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Yani bu bir kader. Bu bir mucize gerçekten. Demek ki umudumu hiç yitirmemişim. Bu moloz yığını altında nasıl yaşadım inanamıyorum. Ben bu moloz yığını dışardan görseydim korkardım. Şükürler olsun Rabbim" diye konuştu. Padak, deprem anını ve 101 saat boyunca sadece vücudunun çok az hareket edebildiği daracık bir alanda yaşadığı kabus dolu anlara ise şöyle anlattı:
'Depremden önce aynı evde 7 kişiydik. Arkadaşlarımla birlikte üniversiteye hazırlanmak için ders çalışıyorduk. Öğle namazını kıldık. Daha sonra okuma programı vardı, ona çalışmaya başladık. Yemek yiyecektik. Sarsılma hafif olarak başladı. Dışarı çıkmaya çalıştım. Telefonum aklıma geldi, geri döndüm. Arkadaşlarım kapıdan çıkmışlardı. Baktım duvarlar üzerime geliyordu ve telefonu almaktan vazgeçip geriye döndüm. Bu sırada pencereyi gördüm, oradan atlamayı düşündüm. Pencere çok uzaktı. Salon ile koridor arasına yattım ve başımı kollarımın arasına aldım. Aynı zamanda kelimeyi şadet getirmeye başladım. Bu sırada kıyamet koptuğunu sandım. İlk baştan beri hiç umudumu kesmedim. Sürekli sabır etmeyi düşündüm. Allahımdan 'hayırlısını' diledim, sürekli. Bu sırada kimse yoktu yanımda. Bir arkadaşım mescitteydi diğer 3 arkadaşım balkondaydı, 4'üde ölmüş. Allah rahmet eylesin. Ailelerine Allah sabırlar versin. Açlık hiç aklıma gelmedi, ama son iki gün susadım. Elimin baş parmağını emzik gibi emdim"
ÜNİVERSİTEYİ MUTLAKA OKUMAM GEREKİYOR
Depremin 101'inci saatinde hayata yeniden kucak açan İmdat Padak, üniversiteyi kazanmak için dershanede eğitim için geldiği Erciş'te depreme yakalandığını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
'Her şeye rağmen üniversite okumak istiyorum. Ancak burada dershane kalmadı. Eğer hayırseverler bana yardımcı olurlarsa okumak isterim. Hedefim İlahiyat Fakültesi yada Din Kültürü öğretmenliğini okumak. İnsanlarımıza İslamiyet'i ve din kültürünü anlatmak istiyorum"
ZİYARETÇİLER MORAL VERDİ
Hastanede tedavi gördüğü sürede sanatçılar Sezen Aksu ve Emel Müftüoğlu'nun, birçok bakan ve milletvekilinin kendini ziyaret ederek büyük moral verdiğini belirten, Padak, 'Tüm milletimizden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımıza, bakanlarımızdan milletvekillerimize herkesten Allah razı olsun" diye konuştu.
YAĞMUR ÇAMUR DEMEDEN ÇALIŞTILAR
Enkaz altında kaldığı 5 gün süresi boyunca kendisinin kurtarılma çalışmalarını an ve an dinlediğini ancak kendi sesini bir türlü dışarıya duyuramadığını vurgulayan Padak, 'Yağmur çamur demeden, beni ve tüm enkaz altındakileri kurtarmaya çalışan tüm arama kurtarma ekiplerine, ardından tedavi gördüğüm hastanedeki çalışanlara teşekkür etmek istiyorum" dedi.
KURBAN KESİLEREK KARŞILANDI
Çıkarıldığı enkaz yığının ardından köyüne Doğan Haber Ajansı ekipleriyle birlikte giden İmdat Padak'ı ailesi bir koçu kurban keserek karşıladı. Annesi ve büyüklerinin ellerini öpen Padak'ı sevinç gözyaşlarıyla karşılayan yakınları dualar etti. Padak burada Doğan Haber Ajansı muhabirine duygularını şöyle anlattı:
'Çok mutluyum dünyalar benim oldu. Kantlarım olsa şuan uçardım, o kadar mutluyum. Mutluluğumu anlatamıyorum gerçekten. Aileme kavuştum Allah'a şükürler olsun. Onları tekrar gördüm. Bu depremde yaralı olarak kurtulan diğer depremzedelere de Allah şifalar versin. Onlarda en kısa zamanda ailelerine kavuşurlar. Onlarda bu mutluluğu sevinci yaşarlar inşallah" dedi.
102 saat süresince enkaz altında beklerken alisine ve evine kavuşacağını her an düşündüğünü belirten Padak,
'Kaderimde ölüm olsa ölürdüm. Bırak 102 saati belki bir dakika bile dayanamazdım. Buraya gelmeden önce çıktığım enkazı gördüm. O toprak yığınını gördüğümde onun altında nasıl dayanmışım, şok oldum. Şaşırdım. İnanamadım. Bir daha bu acıyı Allahım milletimize yaşatmasın" diye konuştu.
1976 DEPREMİNDE 7 KARDEŞİ ENKAZ ALTINDA KALMIŞ
Bu arada Padak'ın bölgede 1976 yılının 24 Kasım günü yaşanan deprem felaketinde 7 kardeşinin enkaz altında kalarak can verdiği de ortaya çıktı.
AĞABEY PADAK: KURTARMA 2 GÜN SONRA BAŞLADI
İmdat Padak'ın ağabeyi Nihat Padak, kurtarma çalışmalarının 2 gün sonra başladığına dikkat çekerek daha öncesinde kepçelerle enkazlarda yapılan amatör kurtarma çalışmalarında birçok kişinin bilinçsizce ölmüş olabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi:
'5 gün boyunca enkaz başında bekledik. Allah devletimizden milletimizden razı olsun. Enkaz çalışmalarına iki sonra başladılar. Çok geç başladılar. Eğer ki çalışmalar geç başlamasaydı bir çok insan ölmezdi. İlk günler kepçelerle enkazlara girildi. Buda belki çok can kayına neden oldu. Çünkü onlar enkazda çalışma şeklini bilmiyorlardı. Benim ricam burası bir deprem bölgesi diğer deprem bölgelerinde de deprem ekiplerinin kurularak eğitilmesi gerekir. Bununla ilgili bir bakanlık kurulmalıdır"
















