Deloıtte'un "Finansal Merkezlerin Değişen Görünümü" Çalışması Yayınlandı

Deloıtte'un 'Finansal Merkezlerin Değişen Görünümü' Çalışması Yayınlandı
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Deloitte'un Finansal Merkezlerin Ülke Ekonomileri Açısından Rollerini ve Bu Merkezler Arasındaki Uluslararası Rekabeti Ele Aldığı "Finansal Merkezlerin Değişen Görünümü" Adlı Çalışması Yayınlandı.

Deloitte'un finansal merkezlerin ülke ekonomileri açısından rollerini ve bu merkezler arasındaki uluslararası rekabeti ele aldığı "Finansal Merkezlerin Değişen Görünümü" adlı çalışması yayınlandı.

Verilen bilgiye göre, çalışmada politik, hukuksal, düzenleyici ve mali boyutları ile bir bütün oluşturan "Uluslararası Finansal Etki Bölgeleri"nin (UFEB) ticaret hacmini artırarak ekonomik canlılığa katkıda bulunduğu vurgulandı. Çalışmaya göre, bu bölgelerin sağladığı avantajlar bütün ülkeleri uluslararası bir finans merkezine sahip olmak için rekabete zorluyor. Deloitte'un çalışmasında, mevcut uluslararası finans merkezlerinin tahtlarını önümüzdeki yıllarda sallamaya aday, yükselmekte olan merkezler arasında İstanbul'un ön saflarda yer alma potansiyeli olduğu kaydediliyor.

Çalışmada bu bölgelerin giderek daha fazla gelişmesinin temel nedenleri arasında, gelişmiş bir finansal hizmetler sektörünün ülkenin GSYİH'sına yüzde 8 ile yüzde 10 civarında katkı yapması, küçük ülkelerin uluslararası bir finansal merkeze sahip olarak ekonomik ve politik açıdan güçlenme isteği ve finans merkezlerinin bölgesel istikrara ve rekabet gücüne katkısı sıralanıyor.

Çalışma, UFEB'lerin rekabet bileşenlerini 15 başlıkta ele alıyor. Politik istikrar, coğrafi konum, yasal ortam, birincil düzenlemeler ve düzenleyici kurumlar, mali ortam ve sorumluluklar bileşenleri rekabette öne çıkmada ve stratejilerin başarısında daha temel ve ayırt edici bileşenleri oluşturuyor. Çalışma, bu bileşenlerin değiştirilmesinin ve geliştirilmesinin genelde daha zor olduğunu vurguluyor. Bu bileşenler içerisinde asıl rekabet üstünlüğü oluşturanın ise anlaşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesini sağlayan yargı mekanizmaları kurmaktan geçtiği belirtiliyor.

Diğer başlıklar ise değiştirilmesi daha mümkün bileşenler. Bu bileşenler de nitelikli işgücü, gelir oluşturma potansiyeli, ürüne özel düzenlemeler, ürüne özel vergilendirme, altyapı, profesyonel hizmetlere erişim, işletme lehine tutum, iş yapma maliyeti, yaşam tarzı ve imaj olarak sıralanıyor.

Çalışma, rekabet faktörlerini göz önünde bulundurarak tanımlanacak bir stratejinin, iyi anlatılan bir amacı, zaman planını, coğrafi odağı, yatırım hızını, boyutunu, risklilik oranını ve uzun vadeli bir yol haritasını mutlaka içermesi gerektiğini vurguluyor.

Gelişmekte olan uluslararası finans merkezlerinin henüz yaşam döngülerinin başlangıç aşamalarında olduğunu ifade eden çalışma bu alandaki rekabetin şiddetinin artacağını, bunun yanı sıra piyasanın da büyüyeceğini öngörüyor. Gelecek 10 yıl içerisinde gelişmiş merkezlerin yeniden konumlanacağını ve 40 yeni finansal merkezin ortaya çıkacağını öngören çalışma, İstanbul, Pekin, Panama ve Varşova gibi şehirleri bu yeni dalganın en güçlü temsilcileri olarak görüyor.

(SŞ-SŞ-E)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı