Deik/türk-Singapur İş Konseyi Forumu
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bölgesel ve küresel sermaye için İstanbul'u önemli cazibe merkezi haline getirmek için çalışmaya başladıklarını belirterek, "Bu projenin hayata geçirilmesi için göstereceğimiz gayret, Türkiye'nin daha etkin"...
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bölgesel ve küresel sermaye için İstanbul'u önemli cazibe merkezi haline getirmek için çalışmaya başladıklarını belirterek, "Bu projenin hayata geçirilmesi için göstereceğimiz gayret, Türkiye'nin daha etkin sağlıklı ve hızlı işleyen bir adalet sistemine sahip olmasına da katkı sağlayacaktır" dedi.
Babacan, DEİK/Türk- Singapur İş Konseyi Forumu'nda iş forumunun her iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınmasına ve iş adamları arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Türkiye ile Singapur'un modern değerleri ve idealleri paylaşan dost iki ülke olduğunu, bölgelerinde takip ettikleri politikalar ve paylaştıkları değerlerin de ülkeler arasındaki işbirliği için sağlam bir zemin teşkil ettiğini ifade eden Babacan, Türkiye ve Singapur'un pekçok bölgesel ve uluslararası konuda benzer görüşleri taşıdığını ve uluslararası alanda çok iyi işbirliği yürüttüğünü kaydetti.
Babacan, Singapur'un Türkiye'de büyükelçiliğinin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu, ancak geçen yıl Ankara'da yerleşik büyükelçilik açılması için Singapur hükümetinin karar verdiğini, yine İstanbul'da da International Enterprise (IE) Singapore adlı kuruluşun İstanbul Ofisi'nin açılışını yapacaklarını belirterek, bu büyükelçiliğin ve İstanbul'daki temsilciliğin iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesinde kilometre taşı niteliği taşıyacak gelişmeler olduğunu söyledi.
-"Singapur önemli bir ekonomik ortak"-
Mart ayında yaptığı Singapur temasları hakkında da bilgi veren Babacan, Türk ve Singapur firmalarının liman işletmeciliği alanındaki kurdukları ortaklıkların sadece Türkiye'de değil üçüncü ülkelerde de verimli sonuçlar vereceğine inandığını ifade etti.
Babacan, Singapur'un Uzakdoğu'da uluslararası finans ticaret ve yatırımlar konusunda bölgesel çekim merkezine dönüşmesinin memnuniyet verici olduğunu, gelişmiş altyapısı, hizmet sektörü ve eğitimli nüfusuyla birçok ülkeye örnek teşkil ettiğini kaydetti.
Bu nedenle Singapur'u önemli bir ekonomik ortak olarak gördüklerini ve ekonomik ilişkilerin ortaklığın lokomotifi olacağına inandıklarını ifade eden Babacan, dünya ekonomisindeki çalkalanmaya rağmen ekonomik ve ticari ilişkilerde yakaladıkları ivmenin korunmasının da ayrıca memnuniyet verici olduğunu söyledi.
-"Türkiye'nin ikinci büyük ihracat ortağı"-
Babacan, Singapur'un Çin'den sonra Asya Pasifik bölgesinde Türkiye'nin 2. büyük ihracat ortağı olduğunu demir çelik petrol ürünlerinin ihracatın ana kalemlerini oluşturduğunu vurguladı.
Türk ve Singapurlu şirketlerin farklı coğrafyalara erişimin artması için birbirleriyle kolayca işbirliği yapabileceklerini, müteahhitlik sektöründe de önemli işbirliği potansiyeli olduğunu düşündüğünü dile getiren Babacan, Türk müteahhitlerinin Ortadoğu'da Balkanlar'da Kafkaslar'da ve eski Sovyet coğrafyasında yaptıkları işler sayesinde güven tesis ederek ve özel bağlak geliştirdiklerini anlattı.
Son yıllarda birbirini ardına uygulamaya koydukları ekonomik reformlar nedeniyle Türkiye'deki yatırım ortamının cazip hale geldiğini, bunun yansıması olarak Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Ortadoğu'ya pek çok ülkeden firmanın Türkiye'ye yatırım yaptığını dile getiren Babacan, "Türkiye'nin özellikle dış ilişkiler anlamındaki vizyonu ve perspektifi hızla genişliyor. Yakın ilişkilerimizin olduğu bölgelerin dışında da yoğun faaliyet gösteriyoruz. Latin Amerika, Uzakdoğu, Güneydoğu Asya gibi bölgelerle olan ticaret ve karşılıklı yatırımlarımız artıyor. Türkiye'nin Afrika'ya olan ilgisinin artması..." dedi.
Babacan, Türkiye'nin Afrika'daki büyükelçilik sayısının 27'ye çıktığını gelecek yıl sonunda hedeflerinin 34 büyükelçiliği tamamlamak olduğunu, bu büyükelçiliklerin Afrika kıtasında yaşayan nüfusun yüzde 95'ini diplomatik kapsama alanına almaları anlamına geldiğini söyledi.
-"3. ülkelerde iş yapma fırsatı"-
THY'nin de 19 Afrika şehrine İstanbul'dan doğrudan uçuş yaptığını, bu bakımdan Türk ve Singapurlu iş adamlarının Afrika'da dahil olmak üzere 3. ülkelerde ortak iş yapma fırsatlarını değerlendireceklerini ifade eden Babacan, 2009 krizi öncesinde Türkiye'de önemli reformlar gerçekleştirdiklerini, bütçe açığını belirgin olarak düşürerek sağlım mali yapıyla bu kriz dönemine gerdiklerini anlattı.
Türkiye'de gerçekleştirilen reformlar hakkında bilgi veren Babacan, 2008-2009 krizinin temelinde bankacılık ve kamu maliyesi olduğunu, Türkiye'nin her iki alanda da yapısını güçlendirmiş olarak bu kriz dönemine girdiğini ve kriz süresince tek bir bankada dahi sorun yaşamadıklarını vurguladı.
-"Siyasi istikrar ve güçlü siyasi irade Türkiye'yi krizden korudu"-
Babacan, siyasi istikrar ve güçlü siyasi irade Türkiye'yi krizden koruyan en önemli faktörlerden biri olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Gerektiğinde zor kararları verebilmek, gerektiğinde zor adımları atabilmek...bununla beraber öngörülebilirlik ve güven ortamı elde ettiğimiz başarıda belirleyici olmuştur. 2009'da açıkladığımız Orta Vadeli Programda biz sadece 6 aylık, 1 yıllık değil, 3 yıllık perspektif ortaya koyduk. 2009'da pek çok Avrupa ülkesi kamu harcamalarını artırarak bütçe açığını genişleterek krizden çıkmaya çalışırken biz tam tersine mali disiplinle çözüm aradık. Krizden önceki durumumuz da Avrupa'dan farklıydı. Kriz döneminde uyguladığımız politikalar da Avrupa'dan farklı. Elde ettiğimiz sonuçlar da farklı oldu. Türkiye 2010'da yüzde 9,2, 2011'de yüzde 8.5 büyüme oranına ulaştı. 2012-2014 yılları arasında da Avrupa ortalamalarının oldukça üzerinde bir büyüme elde edeceğimizi tahmin ediyoruz. Bunu sadece biz değil uluslararası pekçok kuruluş tahmin ediyor."
Babacan, hızlı büyümenin işgücü piyasasına yansımasının istihdam artışı olduğunu, 2009 yılı nisan ayından bu yana Türkiye'de istihdam edilen kişi sayısının 3 milyon 700 bin kişi arttığını, gelir dağılımının da 2002'den bu yana düzenli olarak iyileştiğini kaydetti.
Türkiye'nin tarımsal ekonomik büyüklük açısından Avrupa'da ilk, dünyada 7. sırada yer aldığını, ayrıca Türkiye'nin güçlü olduğu alanlardan birinin turizm olduğunu ve Türkiye'nin hızla gelişen sanayisiyle dikkat çekiyor ama burada hizmet sektörü ve tarımı da unutmamaları gerektiğini kaydetti.
Babacan, 2023 hedeflerinin Türkiye'nin GSYİH'nın 2 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 25 bin doları aşmasını beklediklerini, aynı zamanda İstanbul'un dünyadaki en önemli 10 finans merkezi arasında yer almasını hedeflediklerini bildirdi.
Bölgesel ve küresel sermaye için İstanbul'u önemli cazibe merkezi haline getirmek için çalışmaya başladıklarını ifade eden Babacan, önümüzdeki dönemde fiziki ve hukuki altyapının tesisi, iş yapma ortamı ve insan kaynağının geliştirilmesi çalışmaları İstanbul'un rekabet gücünü yükseltmek üzere hayata geçirilebilir olduğunu söyledi.
Babacan, "Bu projenin hayata geçirilmesi için göstereceğimiz gayret Türkiye'nin daha etkin sağlıklı ve hızlı işleyen bir adalet sistemine sahip olmasına da katkı sağlayacaktır. Çünkü İstanbul'un finans merkezi projemiz içinde yargıyla ilgili de önemli reformlar söz konusu. İstanbul Tahkim Merkezi ve Finans konusunda ihtisaslaşmış mahkemeler söz konusu" dedi.
-"İstanbul bölge pazarları için bölgede giriş kapısı"-
Singapur ile İstanbul arasında çok önemli sinerji oluşacağını tahmin ettiklerini, pek çok alanda Singapur'un Güneydoğu Asya'da bölge pazarları için giriş kapısı olarak görüldüğünü, İstanbul'un da bu coğrafyada bölge pazarları için giriş kapısı olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla İstanbul ve Singapur'u sadece kendi içinde değil, aynı zamanda bölgesel bir merkez olarak düşünüp, bundan istifade edip iki ülke arasındaki ortaklıkları nasıl geliştirebiliriz, bu sinerjiyi nasıl harekete geçirebiliriz bunun üzerinde durmamız gerekiyor. İstanbul'un uluslararası kuruluşların bölgesel merkezi olması için avantajlı konumu var. Ayrıca uygun bir altyapı ve uçuş bağlantılarına sahip. Çalışanlara da yüksek yaşam kalite sunuyor. Pek çok uluslararası kuruluşun, İstanbul'da bölgesel merkez açtığına şahit oluyoruz. Türk iş adamları ve Türk profesyonelleri Singapur örneğinde olduğu gibi bütün bölgede rahat iş yapma esnekliğine sahip. Singapurlu iş adamlarının bölgede zorlukla karşılaşması mümkün değil. Hangi ülke olursa olsun çok rahat iş yapar. İstanbul'un da bölgede böyle bir avantajı var."
- İSTANBUL















