Dask Başkanı Serdar: Deprem Sigortasında 5 Konuttan 1'ine Ulaşabildik, Elektrik ve Su Aboneliği İçin Deprem Sigortası Zorunluluğu Getiriyoruz

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Marmara Bölgesi'nde 17 Ağustos 1999'da Yaşanan 7.4 Şiddetindeki Depremin Ardından Kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (Dask) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, 2.4 Milyar Dolar Ödeme Gücü Bulunan Kurumun, Türkiye Genelinde Konutların Yüzde 21'ini Zorunlu Deprem Sigortası Kapsamına Aldığını Bildirdi.

Marmara Bölgesi'nde 17 Ağustos 1999'da yaşanan 7.4 şiddetindeki depremin ardından kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, 2.4 milyar dolar ödeme gücü bulunan Kurumun, Türkiye genelinde konutların yüzde 21'ini zorunlu deprem sigortası kapsamına aldığını bildirdi.

Hazırladıkları yeni yasal düzenlemeyi Başbakanlığa gönderdiklerini açıklayan Serdar, zorunlu deprem sigortası olmadan su ve elektrik abonelik işlemlerinin yapılamayacağını belirtti.

Yeni düzenleme ile DASK'ın zorunlu deprem sigortası dışında, ihtiyaç olması halinde Bakanlar Kurulu Kararıyla başka teminatlar da verebileceğini kaydeden Serdar, bu teminatlar arasında terörizm riskleri ve çevre kirlenmesinin de bulunacağını ifade etti.

ANKA'nın sorularını yanıtlayan DASK Yönetim Kurulu Başkanı ve Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Yardımcısı İdris Serdar, özel sektör - devlet işbirliği olan DASK'ın, kurulduğu 2000 yılından önce sigortalı konut sayısının 500 bin olduğunu ifade etti. Serdar, 2000 yılından bu yana konut paket poliçelerinin 1.5 milyon ve 1999 öncesinde olmayan zorunlu deprem sigortaları poliçesinin ise 2.8 milyona ulaştığını belirtti.

-SİGORTALI KONUTLARIN YARISI MARMARA'DA-

Kapsama giren konut sayısının 13 milyona ulaştığı Türkiye'de mevcut binaların yaklaşık 2.8 milyonunun zorunlu deprem sigortası yaptırdığına işaret eden Serdar, Türkiye'de bulunan konutların yaklaşık yüzde 21'inin güvence altında olduğunu vurguladı.

DASK Başkanı, sigortalılık oranının Marmara'da yüzde 29,4, İç Anadolu'da yüzde 23,7, Ege'de yüzde 20,1, Akdeniz'de yüzde 13,9, Karadeniz'de yüzde 13,5, Doğu Anadolu'da yüzde 11,3, Güneydoğu Anadolu'da yüzde 9,3 düzeyinde bulunduğunu anlattı.

Yürürlükte bulunan 2.8 milyon poliçe için üretilen prim tutarının toplam 260 milyon YTL olduğunu ifade eden Serdar, poliçe başına yaklaşık 93 YTL düştüğünü söyledi.

Serdar, ülke genelinde yapılan deprem sigortası poliçelerinin yüzde 46,7'sinin Marmara, yüzde 19'unun İç Anadolu, yüzde 14,8'inin Ege, yüzde 8,3'ünün Akdeniz, yüzde 6,2'sinin Karadeniz, yüzde 2,4'ünün Doğu Anadolu, yüzde 2,5'inin Güneydoğu Anadolu'da yapıldığını vurguladı.

-DASK'IN ÖDEME GÜCÜ 2,4 MİLYAR DOLAR-

DASK'ın kurulduğu tarihten itibaren toplam 212 depremde yüzde 97'si kısmi hasarlar olmak üzere 10 bin 214 konuta 19,4 milyon YTL hasar ödemesinde bulunduğunu bildiren Serdar, bu ödemelerin 15 gün gibi kısa bir süre içinde yapıldığının altını çizdi.

DASK'ın olası bir deprem durumunda muhtemel yükümlülükleriyle ilgili olarak yeterli kaynağı bulunduğunu ifade eden serdar, "DASK ayrıca kendi riskini de dışarıya plase ederek kendini de sigortalıyor. 2008 yılı için toplam ödeme gücü 2,4 milyar dolar" bilgisini verdi.

-DEPREM SİGORTASI OLMADAN SU VE ELEKTRİK ABONESİ OLUNAMAYACAK-

Hazine Müsteşarlığı'nca hazırlanan "Afet Sigortaları Kanunu Tasarısı Taslağı"nın Başbakanlığa gönderildiğini açıklayan Serdar, "Zorunlu deprem sigortası uygulamasının ve bu sigortayı sunan DASK'ın mevcut yapısı korunuyor. Ancak belirlenen amaçlara ulaşma bakımından daha güçlü, esnek ve işlevsel bir yapı oluşturuluyor. Zorunlu deprem sigortası için kontrol halen sadece tapuda yapılmakta iken, taslakta ek olarak su ve elektrik abonelik işlemlerinde kontrol getiriliyor" diye konuştu.

-TERÖR DE DASK KAPSAMINA GİRECEK-

DASK'ın zorunlu deprem sigortası dışında, ihtiyaç olması halinde Bakanlar Kurulu Kararıyla başka teminatlar da verebilmesinin sağlanacağını belirten Serdar, şunları söyledi:

"Bu teminatlar deprem, seylap, yer kayması, fırtına, çığ, dolu, don ve benzeri doğal afetler, terörizm riskleri, çevre kirlenmesi ve benzeri riskler olacak. DASK tarafından sunulacak teminatlar ihtiyaca göre sigorta veya reasürans teminatı olabilecek. Bu teminatların verilmesinde, sigorta şirketlerince teminat verilememesi veya teminat verilmesinde güçlükler bulunması ve kamu yararı açısından gerekli görülmesi şartları aranacak. DASK, sektöre müdahaleci olmak yerine kolaylaştırıcı olarak devreye girebilecek."

-2010 YILINA KADAR YÜZDE 130 BÜYÜME HEDEFİ-

Hedeflerinin 2010 yılına kadar yüzde 130 büyüyerek 5 milyon poliçeye ulaşmak olduğunu ifade eden Serdar, "Her konutun zorunlu deprem sigortası poliçesine sahip olması sosyal sorumluluk olarak algılanmalı. Bunun vatandaşa hizmet veren kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, tüm sigorta şirketlerinin ve sigorta aracılarının işbirliği içerisinde olması ile gerçekleşebileceğinin bilinmesi çok önemli" dedi.

17 Ağustos depreminin üzerinden 9 yıl geçmişken, deprem konusunda toplumun yeterli bilince sahip olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Serdar, şöyle konuştu:

"Maalesef dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de felaketler yaşanmadan ders alınması güç bir durum. Bu sebeple sorumluluk konut sahiplerine, tüm özel ve kamu kuruluşlarına düşüyor. Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu bilincinin, toplum olarak benimsememiz ve buna göre toplum olarak davranmamızın kaçınılmaz bir gerçek olduğunu görmemiz gerekiyor. DASK'ın yaptığı algı araştırmasında, nitekim toplumu bir kenara bırakalım. Toplumu yönlendirecek ve bilgilendirecek kesimlerin de zorunlu deprem sigortası ve DASK hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı anlaşıldı. Bu sebeple tanıtım çalışmalarımıza öncelikle sosyal açıdan topluma yön verecek kimselerin sahip çıkmasını, ilgi göstermesini beklerken, 2008'in sonlarında 2009'un başlarında tanıtım kampanyalarına ağırlık verilmesi konusunda çalışmalarımız sürdürülüyor."

-SİGORTA TOPLUMDA ÖNCELİK DEĞİL-

Zorunlu DS'nin yaygınlaşmasının, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu ve depremin doğuracağı hasarın kontrol altına alınabileceğinin anlaşılmasıyla; sigortalılık bilincinin oluşmasıyla gerçekleşeceğini anlatan Serdar, "Ülkemizde bilindiği gibi sigorta yaptırmak, günlük yaşamımızda ilk önceliklerimiz arasında yer almıyor. Zorunlu deprem sigortasına olan ilgi ve bilgi düzeyi de bu genel duruma paralel durumda. Ancak zorunlu deprem sigortasının zorunlu olması ve tapu tescil işlemlerinde, bazı aboneliklerde şart koşulması, halkımızın bu sigorta konusunda daha bilgili olmasını sağlıyor" diye konuştu.

-SİGORTA İÇİN GEREKENLER-

Deprem sigortası yaptırmak için; sigortalının adı, adresi, telefonu, varsa cep telefonu, T.C. kimlik numarası veya Vergi kimlik numarası, sigortalanacak yerin açık adresi, tapu bilgileri (ada, pafta, parsel, sayfa no), binanın inşa yılı, yapı tarzı, brüt yüzölçümü (m2) ve kullanım şekli, kat sayısı bilgileri gerekiyor. Zorunlu Deprem Sigortası tümüyle sigortalının beyanı esas alınarak hazırlanıyor. Türkiye genelinde 26 yetkili sigorta şirketi, bu şirketlere bağlı olan banka şubeleri ve 16 bin acente tarafından zorunlu deprem sigortası poliçesi düzenleniyor.

/**

DEPREM SİGORTASININ BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI

Bölge Konut Sigortalı Konut Sigortalı Oranı Poliçe Dağ.

     (adet) (adet) (%) (%)

Marmara 4.416.073 1.297.544 29,4 46,7

İç Anadolu 2.227.055 528.232 23,7 19,0

Ege 2.045.662 411.756 20,1 14,8

Akdeniz 1.663.126 231.872 13,9 8,3

Karadeniz 1.282.096 172.647 13,5 6,2

Doğu Anadolu 597.554 67.524 11,3 2,4

Güneydoğu Ana. 757.098 70.276 9,3 2,5

Türkiye 12.988.664 2.779.851 21,4 100,0

**/

(ANKA)

(YLD/ZG)

Kaynak: ANKA