Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek, ''En başta Merkezi Irak Hükümeti olmak üzere yetkililerden taleplerimiz var, beklentilerimiz var. Daha yakın bir işbirliği yapılmasını arzu ediyoruz. Verilen sözlerin sözde kalmamasını arzu ediyoruz'' dedi.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cemil Çiçek, ''Bugün Kuzey Irak kaynaklı basına yansıyan haberler oldu. Mesut Barzani ile yarın Türk Dışişleri'nden bir heyetin görüşeceği şeklinde. Bu görüşmelerde hangi mesajlar verilecek?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''Tüm dünyada tabiatıyla bu terör saldırıları büyük ölçüde Irak'ın kuzeyinden vuku bulduğu için en başta merkezi Irak Hükümeti olmak üzere yetkililerden taleplerimiz var, beklentilerimiz var. Daha yakın bir işbirliği yapılmasını arzu ediyoruz. Verilen sözlerin sözde kalmamasını arzu ediyoruz. Çünkü bu terör örgütü hem Irak'la ilişkilerimize zarar veriyor hem de bölgenin istikrarı açısından olumsuz tesirler icra ediyor. O nedenle beklentilerimizi biz kamuoyu önünde açıkça ifade etmeye çalıştık. O talepler çerçevesinde kiminle görüşüyorsak görüşmelerimiz onunla ilgilidir. Ümit ederiz ki ortaya çıkan gelişmeler bu taleplerimizin ne ölçüde haklı olduğunun anlaşılmasına yardımcı olur. Beyandan çok eyleme dönük tedbirleri Türkiye görmek istiyor.''
Cemil Çiçek, yarın yapılacak Terörle Mücadele Değerlendirme Toplantısı'nda yeni bir yol haritası belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlarken de şunları söyledi:
''Bu işlerde 'ille de karardır, şu tarihte bitsin, bitecek' diye bir sınırlandırma yapmak bence doğru değil. Önemli bir konu. Geçtiğimiz hafta bu değerlendirmeleri yaptık. Yarın da gündemimizdeki konuları katılanlar biliyor bu çerçevede bir değerlendirme daha yapacağız. Bitiyorsa mesele yok, bitmiyorsa bu toplantıları sürdürebiliriz. O yarın ki gelişmelere bağlı.''
Çiçek, ''Metris Cezaevi'nde Engin Ceber adlı mahkumun işkenceden öldüğü iddiaları var. Bu konuda Hükümet'in bir girişimi olacak mı? Adalet Bakanı bu konuda size bir bilgi verdi mi?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
''Bir başka erkin görev alanına giren sorular bile hükümete soruluyor. Böyle bir suç varsa bu suçu sorgulayacak olanlar da yargı mercileridir. Yani Cumhuriyet savcılarıdır. Cumhuriyet savcısının yerine kendimi koyarak benim ne söylemem lazım? Olsa olsa 'savcılar görevini yapsın' dememiz gerekir. dolayısıyla bunu söylemeye bile gerek yok. Zaten Anayasa ve yasalar böyle bir sorumluluğu, böyle bir yetkiyi, görevi Cumhuriyet savcılarına yüklediğine göre basında çıkan ve suç olduğu iddia edilen her konuyu soruşturmak yargı mercilerinin görev alanına giriyor. Ve bu tür suçlar da kimsenin iznine tabi değil. Hatırlayacaksınız, bu Hükümet'in en çok yaptığı düzenlemelerin başında işkence konusu geliyor. 2002'den bu tarafa çıkardığımız gerek uyum yasaları gerekse münferit olarak düzenlediğimiz yasalarda işkence konusunda çok önemli adımlar atıldı, cezalar artırıldı, daha süratli bir yargı sistemi getirildi. Çünkü işkence bir insanlık suçudur. Bizim anlayışımız bu. Beş yılda bu konuda büyük çabalar gösterilmiştir, ama tüm bunlara rağmen bu hassasiyetleri göstermeyen kamu görevlileri varsa bunları takip etmek de yargı mercilerinin görevidir. Biz de tabii böyle bir beklenti içerisinde oluyoruz.''