Çiçek: (Gazze'de Kurulacak Barış Gücüne) Türkiye 'Hayır' Demez

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye'nin Barıştan Yana Samimiyetini İspat Etmiş Bir Ülke Olduğunu Belirterek, 'Eğer Böyle Bir Katkı (Gazze'de Kurulacak Barış Gücü) Olacaksa Türkiye, Buna 'Hayır' Demez' Dedi.

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye'nin barıştan yana samimiyetini ispat etmiş bir ülke olduğunu belirterek, ''Eğer böyle bir katkı (Gazze'de kurulacak barış gücü) olacaksa Türkiye, buna 'hayır' demez'' dedi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, coğrafi işaretlerin ve geleneksel özellikli ürün adlarının korunmasıyla ilgili bir kanun tasarısının Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını ifade ederek, ''Türkiye'de geleneksel ve yöresel karaktere sahip ürünlerin teşviki ve üretimin çeşitlendirilmesi yoluyla ürünlerin piyasa değerleri artırılarak bölgesel, kırsal ekonomilerin güçlendirilmesine katkı sağlayacak olan teknik nitelikli bir kanunudur, gayet önemlidir'' diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın AB ile ilgili bilgi sunumunda bulunduğunu bildiren Çiçek, bu kapsamında gelecek Bakanlar Kurulu toplantısının büyük bir bölümünün 2009 yılının en iyi şekilde değerlendirilmesi bakımından neler yapılabileceği konusuna ayrılacağını anlattı.

Konuşmasınından ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiçek, bir gazetecinin, ''Sayın Başbakan'ın Gazze ile ilgili temaslarından bahsettiniz. Ancak, İsrail ile herhangi bir temastan bahsetmediniz. Bu kapsamda temas kurmadan Hükümetiniz bu sorunu çözmeyi nasıl planlıyor? Bununla bağlantılı olarak İsrail devletinin kurulmasının ardından bölgedeki dış politikası göz önüne alındığı zaman İsrail'e karşı Türkiye'nin yaptırım uygulaması söz konusu mudur? sorusunu şöyle yanıtladı:

''Gazze'de insani bir dram yaşanıyor. Herkesin acil olarak iki konuda yoğunlaşması gerekiyor; ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında bir kısım kolaylıkların sağlanması. Bizim gönderdiğimiz yardımlar bile belli bir muvafakatle peyderpey yapılıyor. İnsanların ihtiyaçlarının hangi aşamada olduğunu zaten biliyoruz. Türkiye'nin şu safhada yapmaya çalıştığı husus; bu iki konunun bir an önce gerçekleşmesidir. Sadece Türkiye'nin çabaları bu konuda yetmeyebilir, ama biz kendi sorumluluğumuzun içerisinde gerek bölge devleti olarak gerekse insani açıdan bu çabayı sürdürüyoruz. Dünya barışına da karşı olumsuz etki yapan bu gelişmeler karşısında Türkiye'nin dışında diğer ülkelerin de yapacağı bir şeyler vardır ve olmalıdır. Türkiye bunu da talep etmektedir.

Cemil Çiçek, ''Başbakan'ın muhataplarıyla yaptığı görüşmede Orta Doğu turunda iki aşamalı bir planı önerdiği Arap ve İsrail basınında çıktı. İlk aşamada ateşkesin sağlanması ve Türk askerlerinin de içinde bulunduğu bir barış gücünün bölgeye yerleştirilmesi, ikinci aşamada da Filistin'deki bölünmüşlüğün giderilmesi, Hamas ve El Fetih'in bir araya gelmesi şeklinde. Başbakan, Arap basınına verdiği demeçte, 'Hamas'ın taleplerini BM Güvenlik Konseyi'nin gündemine taşıyabiliriz'' dedi. Böyle bir girişimi olacak mı Türkiye'nin?'' sorusu üzerine şunları söyledi:

''İki konu çok acil, tekrar söylüyorum. Bunlardan bir tanesi kan dökülmesinin önlenmesi. Bu kanamanın durdurulması lazım. Bu bizim planımız, başkasının görüşü hiç fark etmez. Bütün ülkelerin konuya karşı hassasiyet gösterip, sorumluluk taşıyıp, bu çabayı göstermesi lazım. Türkiye, niyetini çok açık olarak ortaya koyuyor, meseleye insani açıdan bakıyor. Gazze abluka altındadır. Elektrik, su, gıda maddesi, ilaç yok, dört bir taraftan kuşatılmış açık hava hapishanesi gibi... Buraya insani yardımların süratle gönderilmesi lazım. Ondan sonrası tabiatıyla oturulup konuşulacak diyalog yönüyle, ister BM ,başka türlü, o bundan sonraki gelişmedir. Acil olandan yola çıkarak konuları konuşmak daha doğru olur. Türkiye'nin yapmak istediği budur.''

Çiçek, ''Pek çok senaryo dile getiriliyor. 'Ateşkes sağlansın' deniliyor. Eğer bölgede barış gücü oluşturulsa Mehmetçiğin bölgeye gitmesine Hükümetimizin bakış açısı nedir?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Barışa katkı sağlayacaksa... Türkiye, dünyanın birçok ihtilaflı bölgesine asker göndermiştir. Türkiye şu an dünyanın pek çok bölgesine, başta Afganistan, Lübnan, Somali, Balkanlar'da her zaman üzerine düşeni yapmıştır. Çünkü Türkiye'nin geleneksel dış politikası; hem yurt içinde hem de yurt dışında 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh.' Türkiye, barıştan yana samimiyetini ispat etmiş ülkedir. Eğer böyle bir katkı olacaksa Türkiye buna 'hayır' demez. Akan kanın durması, Türkiye'nin tek başına çabasıyla neticelenecek husus değil. İnanıyoruz ki birçok ülkenin, birçok devletin, bu konuda bir çok toplumun en başta da sivil toplumun... Orada insanlar hayatını kaybediyor, birçok yaralı var. Dolayısıyla tüm dünyanın; hükümetler veya sivil kuruluşlar bazında konuya ilgi gösterip acil konunun ortadan kaldırması lazım. Tüm dünyanın gözü önünde olan bir konuda doğrusu biraz daha çaba, gayret gerekmektedir. Biz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.''

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, ''Nazım Hikmet'in mezarının Türkiye'ye getirilmesi konusunda görüşleriniz nedir?'' sorusu üzerine de şunları söyledi:

''Bizim kararımız; Nazım Hikmet ile ilgili 1951 yılında Türkiye'nin almış olduğu kararın kaldırılmasından ibarettir. Mezar konusu zaman zaman tartışılıyor. Gelmesinde fayda var mıdır, yok mudur? Ailesi ne der? Bu tek başına Hükümetin, Türkiye'nin vereceği karar değildir. Türkiye, bugün önemli bir karar almıştır. Türk vatandaşıdır artık bu kararın yayımlanmasıyla birlikte, gelmesinde bir sakınca yoktur bizim yönümüzden. Biz olaya olumlu bakarız.''

Kaynak: AA