CHP'ye Kapatma Davası Açılabileceği İddiaları
Bir Televizyona Usulsüz Para Aktardığı İddiasıyla CHP'ye Kapatma Davası Açılabileceği Yönündeki İddialar Gündeme Bomba Gibi Düştü. CHP Bu Tür Haberlerin Kasıtlı Olduğunu Savunurken, AK Parti, CHP ile Kanaltürk Arasında Yasadışı Bir Para Trafiği Varsa Bunun Cezasını Partinin Çekmemesi Gerektiğini Savunuyor.
Bir televizyona usulsüz para aktardığı iddiasıyla CHP'ye kapatma davası açılabileceği yönündeki iddialar gündeme bomba gibi düştü. CHP bu tür haberlerin kasıtlı olduğunu savunurken, AK Parti, CHP ile Kanaltürk arasında yasadışı bir para trafiği varsa bunun cezasını partinin çekmemesi gerektiğini savunuyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, CHP'ye kapatma davası açılabileceği yönündeki haberleri, "Bu konuda bir yanlış varsa, bunun cezası parti kapatma olmamalıdır. Türkiye'de parti kapatmayı düzenleyen mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi lazım. Türkiye'de 1946'dan itibaren 49 parti kapatma davası açılmış, bunun 24 tanesi kabul edilmiş. Neredeyse parti kapatmalar konusunda Türkiye dünyada ve bölgesinde birinciliği elinde bulunduruyor. Bu övünülecek bir konu değildir. CHP ile Kanaltürk arasında yasadışı bir para trafiği varsa bunun cezasını parti çekmemelidir. Kesin olarak ve samimi olarak diyorum ki, böyle bir nedenle CHP'ye dava açılmasını savunmam ve karşıyım" sözleriyle değerlendirdi.
CHP Genel Sekreteri Mehmet Sevigen ise, bu tür haberlerin kasıtlı yapıldığını savunarak, "Hiçbir taraftan bir şey bulamadılar. Şimdi CHP'yi işin içine çekmeye çalışıyorlar. Savcıların önünde iddiaları varsa inceleyeceklerdir, dava açacaklardır. Şu ana kadar açmadıklarına göre demek ki ciddi bir şey yok" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay da, CHP'nin yasal çerçevesi içerisinde ödeme yaptığını ifade ettiğini hatırlatarak, "Bu tür spekülasyon ve dedikodularla belki kimi basın organları, AK Parti'ye alternatif olarak CHP'yi de tartışmanın içine sokmak isteyebilir. Ancak bu konu bir yıl öncesinin tartışma konusuydu. Birileri 1 yıl öncekini, birileri de 85 yıl öncekini tekrar tekrar gündeme getirerek, kimi ilişkilerle ilgili CHP'ye çamur atmak istiyor. Bu doğaldır, zaten siyasal iktidarın başı olan Başbakan'ın yapmak istediği de budur. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur" şeklinde konuştu.
Eski Refah Partisi Milletvekili avukat Şeref Malkoç ise, olayın hukuki boyutuyla incelenmesi gerektiğini savunarak, şunları söyledi:
"Türkiye'de parti kapatılmasını içeren geçmişte çok sayıda unsur vardı. Ancak bu unsurlar bugün 3 noktada sınırlıdır. Söz konusu mali bir unsur ise, parti kapatılması sadece söz konusu paranın yurt dışından transferine ilişkindir. Bunun dışında parti kapatılamaz. Ancak bu işleme imza atan parti yöneticileri sorumludur. CHP ile ilgili durumda, Maliye Bakanlığı bir inceleme yapmış ve hesap bozukluğu tespit ederek dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne göndermiş. Mahkeme dosyayı inceleyecek ve suç emaresi görmesi halinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderecektir. Eğer bir suç unsuru varsa söz konusu tutar CHP'den tahsil edilerek Hazine'ye irad edilir. Evraklarda sahtecilik, fatura usulsüzlüğü ya da zimmet suçu olabilir. Bunu bilmiyoruz. Şayet böyle bir durum varsa bu işleme imza atan kişiler sorumludur. Bu karar eğer genel başkan talimatıyla divan ya da Genel İdare Kurulu'nda alındıysa, tamamı sorumludur. Ya da genel başkan talimatıyla muhasip bir üye tarafından yapılmıştır. O zaman her ikisi de sorumludur." (YZE-CC-CC-Y)








