CHP'nin Kadın Açılımı
Bizim hedefimiz CHP kadınları olarak eşit oranda kadınların TBMM 'de temsil edilmesidir.
DHA İSTANBUL- CHP'NİN "KADIN" AÇILIMI
*CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan,
" Partilerin daha da demokratikleşmesi gerekiyor. Başta bizimki. Burada CHP ne yapabilir? Burada bir zihniyet değişikliği gerekiyor. Üç çocuk çok güzel bir şey. Ben de biliyorum Onların yetişmesi sırasında babaların da yapması gerekenler var"
" . Bizi de kimse yolumuzdan döndüremez. Kadınları ve erkekleri bu çabamıza destek olmaya çağırıyoruz " "Kadın hakları sadece kadınları ilgilendiren bir konu değil. Kadın hakları bir erkek sorunu aynı zamanda bunu hepimiz biliyoruz. Görmek istiyoruz pozitif ayrımcılık nerede var? Anayasaya girdi ama bu yeterli değil. Hangi alanlarda kadınlara pozitif ayrımcılık yapılacak ? Bunları görmek istiyoruz"
CHP'nin Kadın Kollarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan ve parti meclisi üyeleri bir basın toplantısı yaptı.
Toplantıya CHP Parti Meclisi Üyeleri Sema Kendirci, Prof. Dr. Binnaz Toprak ve Gülseren Onanç ile CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Zehra Eyicil katıldı.
"90 BİN ÜYE KAYDIMIZ VAR"
Gülsün Bilgehan, "CHP canlanıyor. CHP 'yi harekete geçiren kadınlar. Biz eksiklerimizi de söylüyoruz. Üç yıldan beri bir kadın kolları başkanımız yoktu. Genel Sekreterimiz kadın, yönetimde üç tane kadın var. Son altı ayda 90 bin yeni üye kaydımız var; ağırlıklı olarak kadınlar var. Yönetimde yüzde 25 kotayı uygulayan tek tük partilerden bir tanesiyiz. Erdal İnönü döneminde başlayan bir kota bu. Üyelerimizin dışında gönüllülerimiz de var. Son 6 ayda gittikçe sayısı artan web sayfalarından katılan gönüllü olarak CHP için çalışmak istediğini söyleyen pek çok kadınımız var. Etkin olarak da çalışmaya başladılar" dedi.
AİLE SİGORTASI VE KADINA YÖNELİK ŞİDDET ÖNCELİKLİ KONULAR
Bilgehan, kadınlarla ilgili somut projeleri olduğundan bahsederek, aile sigortası hakkında bilgi verdi. Bilgehan, " Geliri asgari ücretin altında olan 2.5 milyon olan aile var. Bu paranın direk kadına verilmesini istiyoruz. Yeşil kart sisteminin en kısa zamanda kaldırılacağın biliyoruz. Zaten bir sosyal güvenceye ihtiyacı var. Bunların hepsi belirlendi. Bu sigortanın kaynağı ne olacak " diye konuştu. Bilgehan, ikinci önemli konunun ise, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet olduğunu kaydetti. Bilgehan, " İkinci en önemli konu aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddeti kapsıyor. Bunları hakikaten çok önemsiyoruz. Ben bu yılbaşını kendi belediyemize ait olan bir kadın sığınma evinde geçirdim. Burada da inanın o yılbaşı akşamı oradaki ortamı görünce Türkiye'de sosyal devletin ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gözlerimle gördüm. İç açıcı bir ortam vardı. Türkiye'de bir sosyal demokrat partinin ne kadar gerekli olduğunu gördüm. Şunu düşünüyoruz. Kısaca kadın erkek eşitliğini hayata geçirmek için eşitliğe inanmak gerekiyor. Biz inanıyoruz genel başkanımızın da inandığını biliyoruz. Ben ve arkadaşlarımla kadın politikaları üretirken erkeklerle birlikte çalışacağız" şeklinde konuştu.
Erkeklerle de işbirliği içinde olacaklarını kaydeden Bilgehan, "Kadın hakları sadece kadınları ilgilendiren bir konu değil. Kadın hakları bir erkek sorunu aynı zamanda bunu hepimiz biliyoruz. Görmek istiyoruz pozitif ayrımcılık nerede var? Anayasaya girdi ama bu yeterli değil. Hangi alanlarda kadınlara pozitif ayrımcılık yapılacak ? Bunları görmek istiyoruz" diye konuştu. Bilgehan, " Birleşmiş Milletler'in hazırladığı rapora göre Türkiye'deki kadınların yüzde 66 'sı çalışmıyor. Ne işe gidiyorlar ne çalışma yaşamına katılıyorlar. Şu andaki iktidar partisinin de birçok yasada kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yapmaya çalıştığını da biliyoruz. Ama siyasi irade olmadığı zaman hepsi havada kalıyor " dedi.
BİLGEHAN'DAN ÜÇ ÇOCUK YORUMU
Gülsün Bilgehan kendisinin de üç çocuğu olduğunu kaydetti. Tüm kurumların demokratikleşmesi gerektiğine işaret eden Bilgehan, "Partilerin daha da demokratikleşmesi gerekiyor. Başta bizimki. Burada CHP ne yapabilir ? Burada bir zihniyet değişikliği gerekiyor. Üç çocuk çok güzel bir şey. Ben de biliyorum Onların yetişmesi sırasında babaların da yapması gerekenler var. Bunları yapan erkekler var. Zihinsel değişim ve eğitim çok önemli. Kadın erkek eşitliğinin öğrenilmesi gerekir." dedi. Bilgehan, " Sadece CHP olarak konuşmuyorum diğer partiler için de konuşuyorum Adaylık ücretlerinde bunu yapabiliriz. " diyerek kadınlar için pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini ifade etti. Bilgehan, "Bizim hedefimiz CHP kadınları olarak eşit oranda kadınların TBMM 'de temsil edilmesidir. Bizi de kimse yolumuzdan döndüremez. Kadınları ve erkekleri bu çabamıza destek olmaya çağırıyoruz " diye konuştu. CHP'nin elitist bir parti olduğu ve halka inemediğiyle ilgili bir soruya ise Bilgehan kadınlara ulaşmak için evlere girdiğini söyleyerek, " 31 Aralık'ta bunu başlattık. Evlere girdik. El sallayan kadınların yanına gitmeliyiz. Bunu hayata geçirmemiz lazım." yanıtını verdi.
ÜÇ ÇOCUK ELEŞTİRİSİ
Gülseren Onanç ise, konuşmasında kadının üç sorunu olduğuna dikkat çekti. Onanç, " Türkiye'de yoksulluk denince akla kadın geliyor. Çünkü Türkiye'de erkek ortalama geliri 20 bin dolar civarındayken kadın ortalama geliri 5 bin dolarlar civarında. Gelir dağılımının kadın aleyhinde dört bir oranında yoksulluğu söz konusu" dedi. Onanç, yoksulluk, yetkinlik ve kadının iş yaşamına katılması konularının çözümlenmesi gerektiğini belirterek, "Bu üç engelin politikalarla çözümlenmesi gerekir " dedi. Onanç, "Erkeğin ortalama ev işlerinde harcadığı zaman bütün Avrupa ortalamasının en altında. Aşağı yukarı Türkiye'de bu 7 saat. Avrupa'da bu 20 küsur saatlerde. " dedi.
Onanç kadınların üç çocuk doğurması telkiniyle ilgili olarak da konuştu. Onanç, "Başbakan bundan iki yıl önceki 8 Mart konuşmasında bize şunları söyledi. Lütfen kız kardeşlerim üç çocuk doğurun dedi Biz bütün kadın örgütleri olarak tepki vermiştik o zaman. Ama hiçbir şekilde bu eleştirimizi çok ciddiye almadığı gibi gittiği her nikahta üç çocuk istiyor. Bir kadından üç çocuk beklediğiniz zaman kadının doğurganlığının 25 - 35 yaş arasında olduğunu düşündüğünüzde zaten kadın iş gücüne katılımı mümkün olmuyor." dedi. "
KADIN YILI İÇİN TEKLİF VERECEĞİZ
" CHP Parti Meclisi üyesi ve akademisyen Binnaz Toprak da bir konuşma yaptı. Toprak ise, Goldman Sachs'ın kadınlarla ilgili hazırladığı rapora dikkat çekerek, Türkiye'nin 2050 yılında dünya ekonomisinde aktif rol oynayacak 11 ülke arasında sayıldığını belirtti. Toprak, "
Goldman Sachs raporunda bunların hayata geçmesi için birinci şart gençlerin eğitimi, ikincisi de kadın istihdamına işaret ediyor" dedi. Toprak, " CHP 'li kadınlar olarak bir yılın kadın yılı olarak ilan edilmesi gerekir.Bu 2012 olabilir. Çeşitli sempozyum ve konferanslarla kadın örgütlerini çağırarak bir yol boyunca sürekli olarak konuları işlediğimiz kadın yılı ilan etmek çok çok iyi olur. Bu
önereceğiz yönetime. Karar verdik kadın örgütleriyle bir toplantılar dizisi başlatacağız İlk olarak İstanbul'da Ankara 'da ve daha sonra başka illerde. Bu işle mücadele etmek lazım. Tüm kadınlara kadın sorunlarına önem veren hassasiyet gösteren tüm erkeklere bir çağrımız var. Lütfen bu çağrımıza destek verin ve Sayın Genel Başkanımızın da söylediği gibi lütfen ayağa kalkın" şeklinde konuştu.
"BUNUN ÇÖZÜMÜ VAR. KARARLILIĞI YOK "
Parti Meclis Üyesi Sema Kendirci ise, kadın cinayetlerine değindi. Kendirci, Adalet Bakanlığı verilerine göre, töre ve namus cinayetlerinin yıldan yıla arttığını anlattı. Kendirci, " Adalet Bakanlığı verilerine göre adli vaka olanlar, 2002 'de 66, 2004'te 164, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007' den sonra inanılmaz bir artış var. 2009 'un sadece dokuz ayında 953 kadın. " dedi. Kendirci, " Yasalar şu anda uygun mu ?Birçoğu uygun. Yasalar yapıyorsunuz ancak siyasi iktidar bunları hayata geçirmek için kılını bile kıpırdatmıyor. Bunun çözümü var ancak kararlılığı yok" diye konuştu. Kendirci, "Türkiye'de çalışmayan ve okumayan genç sayısı 5 milyon. Böyle bir genç nüfusunuz var.Okutamıyorsunuz istihdam alanına sokamıyorsunuz. Bunun sonucunda kız çocuklarını erken evliliğe zorluyorsunuz. Bütün bunların şiddetle iç içe olduğunu görmeniz lazım. Devlet sadece konuşuyor. Çıkarılan yasalar kadını sadece eve döndürmek için" dedi. Kendirci, Diyanet İşleri Başkanlığının büyük şehirlerde Aile İşrat birimleri kurduğundan bahsederek, "İki yıldan beri bu birimler görevlerini yapıyor olsalardı. 2007 'den itibaren bu kadar büyük yükselme olabilir miydi ? Çok güzel genelgeler yayınlayabilir. Eğer kurumların bunları yapıp yapmadıklarını denetlemiyorsanız zaten bu sorun çözülemez " şeklinde konuştu.















