20 Kasım Dünya
Çocuk Hakları Günü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yarın kutlanıyor.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Vakit yazarı Hüseyin Üzmez örneğinde görüldüğü gibi, "siyaseten yakın olma ve yandaş olma" gibi ölçütlerin siyasi iradeyi, bu tarz insanlık suçları karşısında yetersiz ve işlevsiz kılabildiğini belirterek, "Mağdur ve sahipsiz bırakılan çocukların vebalini AKP hükümeti taşıyamayacaktır" dedi.
Köktürk, Çocuk Hakları Derneği'nin açıkladığı rakamlara göre, 27 milyon çocuğun yaşadığı Türkiye'de; 0-4 yaş arası 150 bin çocuğun nüfusta kaydının bile olmadığını, 3 milyon çocuğun okul yüzü görmediğini söyledi. Köktürk, "Engelli çocuk sayımızın 1 milyon 250 binlere ulaştığı, 6-8 yaş arası 6 milyon çocuğumuzun çalışmak zorunda bırakıldığı, her 100 çocuktan 40'ının şiddete maruz kaldığı, sokakta yaşayan çocuk sayısının 35 bin, bunlarında yüzde 54'ünün madde bağımlısı olduğu ülkemizde, küçük çocuklarımıza önelik "tecavüz', "cinsel saldırı', "alıkoyma' benzeri suçlarda artarak devam etmektedir. Vakit yazarı Hüseyin Üzmez örneğinde de görüldüğü gibi, siyaseten yakın olma ve yandaş olma gibi ölçütler, ne yazık ki siyasi iradeyi, bu tarz insanlık suçları karşısında yetersiz ve işlevsiz kılabilmektedir." dedi.
Üzmez olayında Adli Tıp Kurumu'nun verdiği raporu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in açıklamalarını eleştiren Köktürk, Şahin'in açıklamalarının AKP hükümetinin ve zihniyetinin çocuklara ve onların haklarına nasıl baktığını ortaya koyduğunu söyledi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2008 yılına ait bir raporuna göre, 327 cinsel yönden çocuk istismarı vakası olduğunu belirten Köktürk şunları söyledi:
"Adalet Bakanı sayın Mehmet Ali Şahin'in açıklamaları, yaşanan insanlık ayıbını ne yazık ki gizlemeye yetmemektedir. Şahin'in "Öğrenince, "nasıl böyle bir şey yaparsınız' diye tepki gösterdim. Meğerse raporu veren 6'ncı Daire'de bir yıldır çocuk psikiyatrı uzmanı yokmuş' açıklaması, AKP hükümetinin boyasının döküldüğünün ve suçluluktan kurtulma telaşı içerisine girdiğini de göstermektedir. Doktor ve hastane raporlarıyla hastalığı tescil edilen onlarca tutuklu ve hükümlünün tahliye edilmesi için rapor vermeyen Adli Tıp Kurumu'nun ilgili birimlerinin, AKP yandaşlarını koruma adına bilimsellikten ve hukuksal dayanaktan uzak kararlara imza atması bir yana, Türk Tabipler Birliğinin, Hüseyin Üzmez'in tahliye edilmesini sağlayan raporu eleştiren basın toplantısına katıldıkları gerekçesiyle 3 adli tıp uzmanı hakkında soruşturma açması, Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf olmuş bir ülkenin tarihinde utanç abidesi olarak yerini alacaktır. 2008'in 20 Kasımında hala ihmal, istismar, şiddet, yokluk ve yoksulluğa terk edilmiş, insanlığın ve bu ülkenin geleceği çocuklarımıza karşı mevcut siyasi irade, gereken görev ve sorumluluklarını yerine getirmeli, çocuklarımız çocuk olmanın onuruyla yaşayabilmelidir. Mağdur ve sahipsiz bırakılan çocukların vebalini AKP hükümeti taşıyamayacaktır." (ANKA)
(EG/BÜN)