CHP Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Garibanın çocuğu askere, varlıklının çocuğu 30 bin lira karşılığı al tezkere".
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bedelli askerlik düzenlemesine ilişkin, "Garibanın çocuğu askere, varlıklının çocuğu 30 bin lira karşılığı al tezkere. Palavracı değilsen, bu yasayı senin milletvekillerin kabul ederse, referanduma götürelim. Götürmezsen senin unvanın bundan sonra palavracı Recep'tir" dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grubunda, Van'daki deprem ve bedelli askerlik konularına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Tasada ve kıvançta beraber olduklarını, Van'daki bu acı nedeniyle gösterdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, bütün Türkiye'nin kalbinin Van ve Erciş için attığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Birileri bölmek, ırkçılık yapmak istedi. Türkiye tek yürek Erciş'e kilitlendi, çünkü biz ulusuz, kenetlenmişiz, birbirimizinden kimse ayıramaz" dedi.
Kılıçdaroğlu, hiç kimsenin olmadığı saatte CHP'nin deprem bölgesinde olduğunu, CHP'li belediyelerin tek yürek çalıştığını, gönderdikleri yardımlar dolayısıyla kargaşa çıkmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kaldığı, depremzedelerin yemek yediği çadırları Kartal Belediyesi'nin kurduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, yüreklerini koyarak, vatandaşların derdiğini dinleyerek, konuyu siyasallaştırmayarak, istismar etmeyerek herkesin dikkatini depreme çektiklerini belirtti.
Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de depremin olduğu gece ilk arama kurtarma ekibini gönderen belediye olduğunu, bunların reklamını yapmadıklarını ifade etti.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yüreklerinde insan sevgisi bulunduğunu dile getirerek, Van, Erciş halkının, CHP'nin ne olduğunu, nasıl hizmet verdiğini, vatandaşları nasıl kucakladığını, yürek yüreğe nasıl mücadele ettiğini bildiğini söyledi.
-"O koltuktan ayrılması gerekmez mi?"-
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, depremzedelerle dalga geçer gibi "Siz sarayda oturuyorsunuz, biz de mi buraya gelsek" dediğini belirten Kılıçdaroğu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onları çadırdan at, sen otur o zaman... Şehircilik Bakanı da Van ve Erciş'in artık en güvenli iki yer olduğunu, evlerine gitmelerini söylüyor. Bakana, 'istifa etmeyi düşünüyor musunuz?' diye soruluyor, 'Gülüyorum bunlara' diye yanıt veriyor. Palyaçolar bile buna gülmez. Bu kadar acının olduğu yerde, sorumluluk nedir bilmeyen, pişkin bir insana ne diyeceksiniz? Bu kadar sorumsuzluk, pişkinlik ancak AKP'de olur. İnsanlar enkaz altında, pek çok yerden yardım talepleri geliyor, köstebek namıyla maruf bir bakan, 'Kendi potansiyelimizi görelim' diyor. O arama kurtarma ekiplerini, sınırda, havaalanında bekletip, o insanları perişan eden, ölüme sürükleyen bir ortamda bu bakana, ölen insanların sorumlusu sensin deme hakkımız yok mu? Bu sorumluluğu ruhunda hissedip, en azından vicdanı sorgulayıp, o koltuktan ayrılması gerekmez mi? Bunlar için gerekmez. Bunların derdi insan değil, onların derdi rant, başka derdi yok."
-"Siyasal yüzsüzlük"-
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, kız çocuğu Öznur'un, beslenme yetersizliğinden öldüğünü ifade ederek, "Hani her taraf erzak doluydu? Acaba bu bakanın vicdanı sızlıyor mu? Bunlar kendi vicdanlarında, kendilerini sorguluyorlar mı?" diye sordu.
Japonya'daki benzer bir olayda İmardan Sorumlu Bakan'ın, "Ben depremzedeler için her şeyi yapmaya hazırdım ancak felaketzedelerin kalbini kırdığım için özür dilerim" diyerek, görevini bıraktığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bizde bırakın kalbini kırmayı, adamı ölüme sürüklüyorsunuz, enkazın altında kalıyor, siz de seyrediyorsunuz. Ama çivilenmiş gibi koltukta oturuyorsunuz. Bu siyasal yüzsüzlük ve ahlaksızlıktır" görüşünü savundu.
-"Gensoru görüşülürken gel anlat"-
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Erciş'te, "Size palavra atmam, palavracı genel başkanlardan değilim, palavracı başbakan değilim" dediğini belirterek, şunları kaydetti:
"İnanıyor musunuz Allah aşkına? Başbakan, 'Gazze'ye yardım götürecek gemilere, Türk donanmaları eşlik edecektir' dedi. Gazze'ye yardım götürecek iki gemi uluslararası sularda durduruldu, Türk donanma gemileri eşlik etti mi; hayır. Palavracı kim?
CHP'li belediyeleri suçlamıştı, 'CHP'li belediyeler aracılığıyla terör örgütü PKK'ya para aktarılıyor' demişti. 'Açıklamazsan namertsin' dedim, açıkladı mı, hayır. Kim palavracı? Açıklamazsa gensoru vereceğimizi söyledik, gensoruyu verdik. Gensoru, televizyon yayını saat 19.00'dan sonra olmadığı için bu saatten sonra görüşülsün diye başka bir gensoruyla birleştirip, gensorumuzu aşağı çektiler. Biz gensoruyu geri çektik, bu hafta görüşülecek. Sayın Başbakan'a sesleniyorum, palavracı olup olmadığının yolu, o gensoru görüşülürken gel anlat bakalım, kimmiş o belediyeler, söyle bakalım. CHP'li belediye hangisi, söylemezsen sen palavracı Recep'sin, kusura bakma."
-"Palavracı değilsen"-
Seçim döneminde, kolay askerlik konusunu gündeme getirdiklerini, durumu iyi olanlardan para alınıp, iyi olmayanlardan bedel alınmayacağını önerdiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın, bu önerilerine önce itiraz ettiklerini, sonra
"Ben Tayyip Erdoğan olarak böyle bir sorumluluğun altına giremem. Parası olan var olmayan var. Parası olan bastırıp kurtulacak, olmayan askerlik yapacak. Seçimden sonra referanduma götürürüz" açıklamasında bulunduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Şimdi açıklandı. Parası olmayan askere gidecek, parası olan bastır parayı kurtul... Garibanın çocuğu askere, varlıklının çocuğu 30 bin karşılığı al tezkere. Şimdi adam gibi adamsan, palavracı değilsen, doğru konuşuyorsan, çıkacaksın...Bu yasayı senin milletvekillerin, parlamento kabul ederse, referanduma götürelim. Millet 'evet' derse mesele yok. 'Hayır' diyorsa...Referanduma götürebilir mi? Onun için diyorum; götürmezsen senin unvanın bundan sonra palavracı Recep'tir" diye konuştu.
- ANKARA












