CHP, son günlerde balık ölümlerinin turizme olumsuz katkısı ile gündeme gelen balık çiftliklerinin yol açtığı sorunlar ve çözüm önerilerinin araştırılması için Meclis Araştırma önergesi verdi. CHP Grup Başkanvekili
Kemal Anadol, 26 Nisan 2006'da çıkarılan Çevre Yasası'nın 9'ncu maddesine göre balık çiftliklerinin kurulma şartlarının hükme bağlandığını kaydederek mevcut balık çiftliklerinin yüzde 87'sinin yasa ve ilgili tebliğdeki kurala uymadığını söyledi. Anadol, Çevre ve Orman Bakanlığını balık çiftlikleri konusunda duyarsızlıkla suçlayarak "Çevre bakanını göreve davet ediyoruz" dedi.
Meclis'te balık çiftlikleri ve turizme olumsuz etkileri konusunda, bir grup milletvekili ile basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, balık üretiminin Türkiye açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu ancak turizme olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini söyledi. 26 Nisan 2006'de çıkarılan Çevre Kanunu'nun 9'nci maddesinde balık çiftlikleri ile ilgili düzenleme yapıldığını hatırlatan Anadol, yasaya göre, balık çiftliklerinin kıyıdan en az bin 100 metre uzaklıkta ve en az 30 metre derinlikte yerlerde kurulabileceğini söyledi. Anadol, mevcut balık çiftliklerinin yüzde 87'sinin yasada belirtilen kurallara uymadığını da belirterek hükümeti ve Çevre ve Orman Bakanlığı'nı soruna duyarsız kalmakla suçladı. Anadol, balık ölümleri ile gündeme gelen balık çiftlikleri konusunda Çevre ve Orman Bakanı'nı göreve davet etti. Kemal Anadol, Türkiye'nin turizm gelirlerini olumsuz etkileyen ve görüntüsünü zedelemeyen bu uygulamanın bir an önce düzeltilmesini istediklerini kaydetti.
ARAŞTIRMA ÖNERGESİ
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin imzasıyla verilen araştırma önergesinde ise Çevre Yasasında belirtilen kurallara uymayan balık çiftliklerinin Bakanlık olarak 13 Mayıs 2007 tarihine kadar kapatılacağının belirtildiği hatırlatılarak "bulundukları yerlerden ayrılmak istemeyen balık çiftliği sahipleri, tebliğin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay 6. dairesinde dava açmışlardır. Mahkeme sorunun tebliğle değil, yönetmelikle çözülmesi gerektiği düşüncesi ile bakanlık tebliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Ancak bakanlığın itirazı üzerine, Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu, yürütmenin durdurulması kararını iptal etmiştir. Yani balık çiftliklerinin açık denize taşınmaları ile ilgili Çevre Yasası hükümlerinin ve Bakanlık Tebliğinin uygulanmasının önünde engel kalmamıştır" denildi. Türkiye'de balık çiftlikleri ve neden oldukları görüntü ve deniz kirliğinin, 200'li yılların başından itibaren tartışılmaya başlanmıştır.
350'YE YAKIN BALIK ÇİFTLİĞİ VAR
Muğla, İzmir, Antalya, Ordu, Trabzon, İstanbul, Edirne, Mersin, Rize, Hatay, Balıkesir ve Çanakkale başta olmak üzere 13 ilde toplam 350'ye yakın balık çiftliği bulunduğu belirtilen araştırma önergesinde, bu çiftliklerden büyük bölümünün, kapalı koy ve körfezlerde, arkeolojik ve doğal SİT alanlarında ve kıyıya çok yakın alanlarda konuşlandıkları ifade edildi. Önergede, "balık çiftliklerinde kullanılan aşırı kimyasal maddeler içeren yemlerin, yosun miktarını artırdığı, sudaki oksijen oranını azalttığı bilinmektedir. Keza Orkinos Balığı besi çiftliklerinde, 1000 ton kapasiteli bir çiftlikte, 20 bin nüfuslu bir kentin kanalizasyon artıklarına eşit miktarda atığın denize bırakıldığı tespitidir" denildi. Önergede, deniz dibi ve yüzeyinde aşırı kirliliğe neden olan ve denizin ekosistemini bozan ayrıca görüntü kirliliği de yaratan, iç ve dış turizme ağır darbe vuran balık çiftliklerinin yarattığı sorunların ve çözüm önerilerinin araştırılması için Meclis Araştırması açılması istendi. (ANKA)
(EG/ZG)