NATO'nun eski Kıdemli Sivil Temsilcisi Hikmet Çetin, Ortadoğu'da 10 yıllar sonra fosil yakıtların tükenişe geçececeğini anımsatarak, "Bu kaynaklarla halka sağlanan bazı sübvasiyonlar ortadan kalkarken, öte yandan genç nüfusun iş ve aş talepleri giderek yoğunlaşacaktır. İş ve aş taleplerinin karşılanamaması kaçınılmaz olarak bölge ülkelerinin içi dinamiklerini etkileyecek ve yeni istikrarsızlıklara yol açabilecektir" dedi.
Çetin, Genelkurmay Başkanlığı SAREM tarafından Harp Akademilerinde düzenlenen uluslararası Ortadoğu sempozyumuna katıldı. Konuşmasında, bölge ülkelerinde ciddi bir muhalefet partilerinin varlığından söz etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Çetin, yapılan seçimlerin de mevcut yönetimlerin kendilerine meşruiyet kazandırma çabasından öte bir anlamı olmadığını ifade etti. Ortadoğu'da kısa sürede demokrasiye geçilmesini beklemenin hayal olduğunu kaydeden Çetin, "Bölgede demokrasinin yerleşmesi, radikal akımların ve yönetimlerin güç kaybetmesine katkıda bulunacaktır" dedi.
Çetin şöyle devam etti:
"Radikal yöntemle belirtmek istediğim terördür. Terörün ulusu, dini, etnik kökeni ve rengi yoktur. Terör, gerçekçesi, hedefi, ideolojisi ne olursa olsun, hiçbir şekilde haklı gösterilemez. Bugün Filistin'den, Irak'a, Afganistan'a kadar geniş bir çoğrafyada çeşitli istek ve taleplerle faaliyet gösteren, eylem yapan terör örgütleri bulunmaktadır. Bu örgütlerin kısa sürede ortadan kalkmaları beklenmemelidir. Bugün dünya, küresel bir terörle karşı karşıyadır. Bu da, küresel bir mücadeleyi gerektirmektedir.
Öte yandan, kimi ülkeler tarafından terör örgütü olarak değerlendirilen yapılanmalar, gruplar, başkaları için kurtuluş hareketi, özgürlük savaşçısı olarak görülebilmektedir. Bir deyişle, uluslararası toplum, terörün tanımı konusunda bile ortak bir tutum takınamamaktadır. Bu nedenle terörle mücadelede etkin bir uluslararası birliktelik de sağlanamamaktadır."
Çetin, durumun Ortadoğu'da sorunların çözülmesinin mümkün olmayacağı görüntüsü vermeyeceğini ifade ederek, "Ortadoğu'nun kaderinin kan, şiddet, terör, nefret ve savaş olmadığını göstermek ve gelecek nesillere barış, istikrar ve refahın olacağı yarınlar bırakmak için bu umutları yaşatmak zorundayız" diye konuştu.(ANKA)
(ÜNS/ZG)