Çelik- İş Sendikası'ndan Mesleki Eğitime Destek

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çelik-iş Sendikası Tarafından Organize Edilen, "Sosyal Diyalog ile Yenilikçi Mesleki Eğitim Programlarının Oluşturulması Projesi" Tanıtım Toplantısı, Karabük'ün Safranbolu İlçesinde Yapıldı.

Çelik-İş Sendikası tarafından organize edilen, "Sosyal Diyalog ile Yenilikçi Mesleki Eğitim Programlarının Oluşturulması Projesi" tanıtım toplantısı, Karabük'ün Safranbolu ilçesinde yapıldı.

Toplantıda konuşan Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı H.Feridun Tankut, işsizlik ve istihdam konularına değindi. Türkiye'de genç iş gücü olmasına rağmen işsizlerin tamamının gençlerden oluştuğunu belirterek, "Gençlerimizin çoğunun işsiz olmasının tek nedeni, iş gücünü doğru kullanmamızdan kaynaklanmaktadır. Genç bir ülke olmamıza rağmen kalifiye eleman bulmakta sıkıntı yaşayan iş yerlerimiz mevcut. Avrupa birliği sürecindeyiz. Uluslararası alanda rekabet edebilmek için kaliteli üretim ve hayat boyu eğitim felsefesiyle mesleki ve teknik eğitimde reformları yapmak zorundayız. İş piyasasının ihtiyacı olan nitelikte iş gücü yetiştirmek amacıyla Avrupa Birliği tarafından desteklenen mesleki eğitim güçlendirilmesi ve desteklenmesi projeleri tüm hızıyla devam etmektedir" dedi.

Projenin ortaklarından olan Karabük Belediyesi adına söz alan Başkan Hüseyin Erer ise, Karabük'ün dünden bugüne ekonomik ve sosyal gelişimi hakkında bilgi verdikten sonra, projenin önemine değindi.

Erer, Çelik-İş Sendikası ile birlikte yürütülen proje kapsamında, "Ray döşeme eğitici eğitim semineri" ile "Ray döşeme eğitimi semineri" verileceğini belirterek, "250 saatlik bu eğitim seminerleri, halen devam eden ve ileride yapılacak yeni yatırımlarla büyüyecek olan demiryolu sektöründe istihdam edilecek işgücüne nitelik kazandırılmasını hedeflemektedir" şeklinde konuştu.

Kardemir Genel Müdürü Osman Kılavuz da, demiryolu alt yapısı için ray haddehanesi gibi önemli bir yatırımın gerçekleştirildiği bu günlerde böylesi bir eğitim seminerinin Karabük'te yapılmasının memnuniyetini dile getirirken, 150 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk demiryollarının dünden bugüne geldiği noktayı özetledi.

Kılavuz, demiryollarının 1960 sonrası planlı kalkınma dönemlerinde öngörülen hedeflere ulaşamadığını vurgularken, karayolu sistemlerinin çevre kirlenmesine, aşırı enerji kaybına, trafik tıkanıklığına ve zaman kayıplarına neden olduğunu kaydetti. Kılavuz, "Demiryolları ise ulaşım emniyeti açısından en güvenli ulaşım aracıdır. Enerji tüketimi en azdır. Çevreyi en az kirletendir. Ekonomik, sosyal ve kültürel devrimlerin lokomotifi olan demiryollarının yeniden ihyası, ülkemiz ve dünya ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Bu amaçla başlattığımız yeni ray ve profil haddehanemiz tamamlanmıştır. Yıllık 400 bin ton kapasitesi bulunan bu tesiste 72 metre boya kadar ray, her türlü rayın yanı sıra 55 mm genişliğe kadar büyük boy profiller, 200 mm genişliğe kadar köşebentler ve 200 mm çapa kadar her boyda kalın yuvarlaklar üretilebilecektir" dedi.

TCDD Eğitim Dairesi Başkanı Recep Ünlüer ise, 1950'li yıllardan 2000'li yıllara gelindiğinde ülkemizde ulaştırma alanında dengesiz bir gelişme gözlendiğine dikkat çekti. AB ulaşım politikalarının öncelikli amaçları arasında, ulaşım modları arasındaki dengenin sağlanması olduğunu belirten Ünlüer, "Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için yolcu ve yük taşıma payı sürekli azalan demiryollarının canlandırılmasına yönelik daha etkin önlemler alınmaktadır. Geçen 25 yıldaki büyüme eğilimlerinin sürmesi durumunda, 2020 yılında üretimin Türkiye'de yolcu trafiğinin bugünkü düzeyinin yaklaşık 3.3 katına, yük trafiğinin ise 2.5 katına çıkacağı tahmin edilmektedir. Türkiye'de yılda ortalama 1.6 artan nüfusa paralel sürekli yükselen ulaşım talebinin karşılanabilmesi için demiryolu ağının mutlaka genişletilmesi gerekmektedir. Ulaştırma sektörünün toplam enerji tüketimi içindeki payı yüzde 22'dir. Bunun yüzde 82'si karayolu tarafından tüketilmektedir. Petrolde dışa bağımlılık oranının yüzde 90 olduğu düşünüldüğünde ciddi bir ulaşım politikası değişikliğine ihtiyaç ortaya çıkmaktadır" dedi.

MEB Erkek Teknik Eğitim Genel Müdürü Hüseyin Acır da konuşmasında mesleki eğitimin önemine değinerek, kurum olarak mesleki eğitim fakültelerinde daha önce üç yıl olan eğitimi dört yıla çıkardıklarını, liselerin devamı olarak da Mesleki Eğitim Fakültelerinde bu liselerden mezun kişilerin uzmanlaşmasının sağlandığını belirtti.

Kurum olarak bir çok projeye imza attıklarını dile getiren Acır, "Mesleki eğitimin modernizasyonu yönünde de çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda Karabük Teknik Eğitim Fakültesine de katkılarımız oldu. Japonlarla da ortak yürüttüğümüz projeler var. Projeleri eş zamanlı uygulamaya koyuyoruz. Bu proje ülkemize kalifiye elaman yetiştirilmesinde çok faydalı olacaktır. Projelerimizde finansman kaynağımız Avrupa Birliği finansmanı. Bu proje de AB finansmanlı bir proje. Projenin uygulamaya geçirilmesi ile mesleğim var diyen herkes, bu projeden yararlandırılarak sertifikalandırılacak" diye konuştu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müsteşar yardımcısı Dr. Cem Toker ise sosyal diyolog mekanizmasının hayata geçmesi noktasında çok önemli çalışmalar yaptıklarını, AB uyum çalışmalarında mevzuat uygunluğunun yanı sıra AB fonlarından nasıl yararlanabilecekleri konusunda çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Bakanlık olarak Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisini işsizlik ve istihdam sorunu olarak görüyor ve hissediyoruz. Bugün işsizlik oranı yüzde 9'larda görünse de bu değişik kapsamlarda irdelendiğinde rakamlar değişkenlik göstermektedir. Bugün 18-29 yaş arası işsiz gençlerimizin oranı yüzde 18'lerde. Bu rakamın büyük şehirlerde yüzde 21.5'lere çıktığı gözlenmektedir. Mesleki eğitim görmüş işsiz gençlerimizin sayısı normal işsizlere göre çok daha fazladır. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde ise tam tersidir. AB'ye üye olan 10 ülkede mesleki eğitimin çok düşük olması tehlikeli olarak arz edilmektedir. Ülkemizde bu rakamın yüzde 35 olduğu düşünülürse, AB'nin ülkemize bakış açısını ortaya koyar. Yenilikçi ve değişim gerektiren alanların sorunlarının tespitinde istihdam ve üretimin artırılmasında projenin çok büyük önemi olacaktır" dedi.

Son konuşması yapan Vali Can Direkçi, projenin hazırlanmasında ve uygulanmasında emeği geçenleri kutlarken, onları alkışlarla onura ettirmeyi ihmal etmedi. Seminere katılan herkesin verilen bilgileri özümsemesini ve bu konuya yoğunlaşmasını isteyen Vali Can Direkçi, projenin tanıtımı ve seminer için Safranbolu ilçesinin mekan olarak seçilmesinden ötürü memnuniyetini dile getirdi.

(AK-AK)

19.03.2007 19:45 TSİ

Kaynak: İhlas Haber Ajansı