Çalışma Bakanı Dinçer: "Tedbirler Sonrasında 2009'da 396 Bin 791 Kişi Kayıt Altına Alındı"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Kayıtdışı ile İlgili Alınan Bütün Sistemik Tedbirler Sonrasında 396 Bin 791 Kişinin Kayıt Altına Alındığına Dikkat Çekerek, 2010'da İse Kayıtdışılıkla Mücadelenin Daha Etkin Olacağını Söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, kayıtdışı ile ilgili alınan bütün sistemik tedbirler sonrasında 396 bin 791 kişinin kayıt altına alındığına dikkat çekerek, 2010'da ise kayıtdışılıkla mücadelenin daha etkin olacağını söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Bakanlığın Plan ve Bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, kayıt dışı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğine gittiklerini anımsatarak, "Tüm bankaların verilerini paylaşıyoruz. Geçlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı, PTT, noterler gibi kurumların kayıtları üzerinde çalışıyoruz. Bunları incelemeye tabi tutabiliyoruz. Bunun ötesinde maaşların bankadan ödenmesiyle ilgili yapılan düzenlemede bize bu oranda katkı sağladı. Bütün bunlardan sonra alınan sistemik tedbirler sonrasında 396 bin 791 kişiyi kayıt altına aldık. 2010'da kayıtdışılıkla mücadele daha etkin olacak " diye konuştu.
-"SAĞLIK HARCAMALARI TAHMİNİN ÇOK ÖTESİNDE"-
Katkı payına ilişkin bilgi de veren Dinçer, katkı payını sadece gelir artırma niyetiyle yapmadıklarını söyledi. Katkı payının Türkiye'deki sağlık harcamalarıyla ilgili taleplerin kendi içinde dengelenmesi düşünülen bir program olduğunun altını çizen Dinçer, "Sağlık harcamalarıyla ilgili hem miktar hem de tutar olarak tahminlerimin çok ötesinde harcama ile karşı karşıyayız. 2002 yılında yaklaşık 4 milyar dolar olan ilaç sektörünün hacmi 2009 yılında 15.7 milyar dolara yükseldi. Sağlık harcamaları neredeyse 28 milyara yaklaştı. Özel sektördeki harcamalarda üçe katladı" dedi.
Sağlık hizmeti sunan birimlerin suiistimallerin kontrol altına alınması için global bütçe fikrini getirdiklerini anımsatan Dinçer, özel hastaneler, üniversite hastaneleri ve Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile global bütçeye geçtiklerini, ancak ilaç sektörüyle global bütçe fikrinde uzlaşma sağlayamadıklarını söyledi.
-"REÇETE BAŞINA ÖDENEN PARA 51 TL'YE ÇIKTI"-
Harcamaların kontrol edilebilmesi için radikal anlamda tedbirler aldıklarını dile getiren Dinçer, vatandaşların kendi içindeki talepleri için de katkı payı uygulamasına başladıklarını anlattı. 2009'da reçete başına ödenilen paranın 51 TL'ye çıktığının altını çizen Dinçer, bu artışın önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.
Özürlü kadrolara da değinen Dinçer, kamu kurumlarının boş özürlü kadrolarının doldurulması gerektiğine inandığını ifade etti. Bakanlık olarak da verilen özürlü kadrolarına uygun miktarını ayırdıklarını dile getiren Dinçer, "Alabileceğimiz kadar arkadaşımızı da kurumumuza almaya çalışacağız" dedi.
-"KORE GAZİSİNİN ÖLÜMÜNÜN BAKANLIKLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ HAKSIZLIK"-
Milletvekillerinin geçtiğimiz günlerde açlıktan ölen Kore gazisinin hatırlatılması üzerine Dinçer, "Onun ölümüyle ilgili bizimle irtibatlandırılması hiç doğru olmadığını, çok büyük haksızlık olduğunu ifade etmem lazım. Biz o Kore gazimize de düzenli miktarda maaş ödüyorduk. Adli Kurum'un raporları çıktığında gerçek ölüm sebepleri ortaya çıkacak" diye konuştu.
İntibak Yasalarıyla ilgili de konuşan Dinçer, İntibak Yasası'yla ilgili bir çalışma başlatıldığını anımsatarak, bu çalışmayı da yapmaya devam ettiklerini söyledi.
-"SİYASİ PROJENİN NETİCESİ-"
Muhalefetin Sivas konuşması ve YÖK'ün kararıyla ilgili sorularına ise Dinçer, şu yanıtı verdi:
"Bu soruların cevabını müsteşarlık döneminde verdim ve kapattım. Bu soruları tek sefer vermedim. Olayın arka planını anlattım. Bu sorunun arkası, amacı ve yapılan faaliyetlerin nedeni çok açıkça belli. Siyasi projenin neticesidir. Bunun tartışmasına burada girmek istemiyorum. İyi niyetliyseler web sitemde bütün ayrıntıları var."
-BÜTÇEDE GERİLİM-
Çalışma Bakanlığı'nın Plan ve Bütçe görüşmelerinde CHP milletvekilleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'e Cumhuriyet ve laiklik karşıtı olmakla eleştirirken, "Cumhuriyet ve laiklik karşıtları değil domuz gribinden en kötü kanserden bile daha kötüdür" dedi.
-ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI-
Bütçe görüşmeleri çıkışında basının özel istihdam bürolarına ilişkin sorularını yanıtlayan Dinçer, "Türkiye ciddi bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya. Tabi işsizlik sorununun çözülmesiyle ilgili makroekonomik politikalar geliştirmek gerekir. İstihdamı artıracak teşvikler gerekir. Aynı zamanda çalışma hayatının da kendi içinde düzenlemelere ihtiyacı var. Mesela işe giriş sisteminin kolaylaştırılması, çalışma yaşamının kalitesinin geliştirilmesi bizim temel sorumluluklarımız arasında. Bunları sağlayabilecek her türlü tedbiri alacağız" diye konuştu.
İşe giriş-çıkışı kolaylaştıran, maliyetleri azaltan, esnekliği artıran her türlü tedbiri alacaklarını dile getiren Dinçer, "Özel istihdam bürolarının, geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin gelişmiş ülkelerin çalışma hayatın uygulamalarında hangi konumda konumlandırıldığına bakın" dedi.
Sendikalarla Üçlü Danışma Kurulu'nda sendikalar kanunu ele alacaklarını dile getiren Dinçer, sendikalarla taslağı paylaştıklarını sözlerine ekledi.(ANKA)
(HLY/BÜN)











