"Bütün Gözler Arap Dünyasındaki Uyanışa Dikildi"
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Başkanı Nassir Abdülaziz Al-Nasser, bütün gözlerin Arap dünyasındaki uyanışa dikildiğini belirterek, "Tarihin bu akışı önlenemez ve geriye döndürülemez" dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Başkanı Nassir Abdülaziz Al-Nasser, bütün gözlerin Arap dünyasındaki uyanışa dikildiğini belirterek, "Tarihin bu akışı önlenemez ve geriye döndürülemez" dedi.
Al-Nasser, The Marmara Oteli'nde düzenlenen "İstanbul Arabuluculuk Konferansı"nda yaptığı konuşmada, son dönemde İstanbul'un bir arabuluculuk çalışmaları merkezi haline geldiğini belirtti.
İhtilafların halledilmesinde arabuluculuğun rolüne gerçekten inandığını vurgulayan Al-Nasser, bunun aynı zamanda Medeniyetler İttifakı kavramının ruhuna da uygun olduğunu söyledi.
BM Genel Kurulunda arabuluculukla ilgili alınan kararın ardından, gerçek bir uluslararası ivme yaratarak arabuluculuğu ileri safhalara taşımayı amaçladıklarını belirten Al-Nasser, bu konuda yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Al-Nasser, geçen yılın Kasım ayında bir şekilde arabuluculuk yapmış herkesin davetli olduğu interaktif bir toplantı gerçekleştirdiklerini, toplantıda BM'nin arabuluculuk alanındaki rolünü tartıştıklarını; bu yılın Ocak ayında yaptıkları bir toplantıda ise bölgesel kurumların arabuluculuk sürecine katılımını ele aldıklarını anlattı.
BM Genel Kurul Başkanı Al-Nasser, "Bölgesel ve altbölgesel düzenlemelere ihtiyaç var. Bu kurumlar oradaki durumu daha iyi biliyor ve anlıyor. BM, bölgesel aktörleri ve inisiyatifleri desteklemelidir. Bunun amacı da, ihtilaflara sürdürülebilir ve kalıcı çözümlerin getirilmesidir. BM, Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere bölgesel aktörleri daha fazla dinler hale geldi" diye konuştu.
"İstanbul Arabuluculuk Konferansı"nın da, sivil toplum kuruluşları, araştırma enstitüleri, eski yüksek düzey görevliler gibi ikinci katmandaki aktörleri arabuluculuk sürecine dahil etmeye yönelik olduğuna işaret eden Al-Nasser, şöyle devam etti:
"İkinci katman katılımcılar arabuluculuk süreçlerine ivme kazandırıyorlar. İkinci katmandaki yetkililerin bazen çok daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Daha enformel ve gayrıresmi şekilde davranabilmektedirler. Bu nedenle BM'nin bölgesel organizasyonları bu ikinci katman arabuluculardan daha fazla yararlanmalıdır."
Bu yılın 23 Mayıs tarihinde enformel bir üst düzey toplantı gerçekleştireceklerini ifade eden Al-Nasser, üye devletlerin arabuluculuk konusunda görüşlerinin paylaşılacağı toplantıya, uluslararası uzlaşmacılar ve üye devletlerin üst düzey görevlilerinin katılmaları isteğini dile getirdi.
Al-Nasser, bu toplantıların daha sonra Genel Sekreterin raporuna dahil edileceğini ve daha etkin uzlaşma kılavuzu şeklinde derleneceğini kaydetti.
Bazı durumlarda yerel dini liderlerin de sürece katılmasının teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Al-Nasser, "Kadınlar, yaşlılar ve toplumda saygın konuma sahip kişileri de etnik nedenli ihtilafların ortadan kaldırılmasında kullanmalıyız" dedi.
Al-Nasser, 22 Mart 2012'de New York'ta Medeniyetler İttifakı'yla birlikte, kültürlerarası anlaşmanın teşvikinin tartışılacağı bir toplantı düzenleneceğini belirterek, Medeniyetler İttifakı'nın da, kısıtlı kaynaklarına rağmen bugüne kadar büyük çalışmalar yaptığını söyledi.
Dünyanın bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini söyleyen Al-Nasser, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün gözler Arap dünyasındaki uyanışa dikilmiştir. Tarihin bu akışı önlenemez ve geriye döndürülemez. Ancak trajik olan şudur ki pek çok insan bu mücadelenin bedelini ödemiştir. Libya bunlardan biridir. Barışçıl ve kolay bir geçiş sağlamak için çoklu uzlaşma ve arabuluculuk çabaları Libya'da devam etmektedir. Yine de o zamanlar Trablus'taki liderler hiçbir öneriyi kabul etmemişlerdir. Halbuki Tunus gibi ülkeler bu ihtilafın başından beri arabuluculuğun önemini kabul etmişlerdir hem hayatların kurtarılması, hem istikrarın sağlanması için." - İSTANBUL









