Haber Tarihi: 26 Ağustos 2011 Cuma Saat 18:56
 [2957976]

Burdur Müftüsü Osman Artan'ın Ramazan Bayramı Mesajı


İnanan İnsanın Hayatında Önemli Bir Yeri Olan, Orucuyla, Namazıyla, İftarıyla, Sahuruyla, Zekât Ve Sadakasıyla İbadet Ve Rahmet Ayı Ramazanı Geride Bırakarak, Ramazan Bayramına Ulaşmanın Huzur Ve Sevincini Yaşıyoruz.

"İnanan insanın hayatında önemli bir yeri olan, orucuyla, namazıyla, iftarıyla, sahuruyla, zekât ve sadakasıyla ibadet ve rahmet ayı ramazan-ı şerifi geride bırakarak; sevgimizi, umutlarımızı, kardeşlik ve dostluğumuzu, mutluluğumuzu ve kederlerimizi paylaşma, bütün bir toplum olarak kaynaşma günü olan ramazan bayramına ulaşmanın huzur ve sevincini yaşıyoruz.

Ramazan ayında, Kur'an'ın evrensel mesajı ve bir bütün olarak İslam hakkında sağlıklı bilgilenme gayretinde olduk ve elde ettiğimiz dini bilgiyi gerek ibadet, gerekse sosyal hayatımıza aktarma imkânına kavuştuk. Bu imkânın yaşattığı haz, sorumluluklarımız hakkında daha da bilinçlenmemize vesile oldu ve böylece inanç, ibadet ve ahlakın güzelliklerini birleştirerek dindarlığımızı daha da derinleştirme fırsatı yakaladık.

Nitekim baştan sona bir arınma ve bilinçlenme mevsimi olan bu günlerde; çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek demeden hep birlikte cemaate iştirak ederek camilerimizi şenlendirdik. Zengin-fakir, akraba, komşu iftar sofralarında buluşarak, ekmeğimizi, aşımızı, yüreğimizdeki sevgiyi ve umudu paylaştık. Allah'ın rızasını kazanabilmek için iyi ve güzel davranışlarımızı artırdık.

O'nun rızasına uygun olmayan davranışlarımızı da terk ederek üzerimizdeki manevi kirlerden arınma gayretinde olduk. Fitre ve zekâtlarımızı vererek hem bireysel hem de toplumsal anlamda bunun ortaya çıkardığı güzellikleri ve iyilikleri yakinen müşahede ettik ve aynı zamanda paylaşma, hayırda yarışma sorumluluklarımızı yerine getirmenin huzurunu yaşadık. Sadece midemizle değil, zihnimizle, duygu ve düşüncemizle de oruç tutarak iradelerimizi eğittik.

Ramazan ayında kazandığımız güzel hasletleri ve yerine getirmeye çalıştığımız ibadetleri, ramazandan sonra da devam ettirmeliyiz. Çünkü dünya ve ahiret mutluluğunu hedefleyen dinimizin emir ve yasakları sadece bu aya mahsus olmayıp, hayatımızın her anında uygulanması gereken prensiplerdir. İşte bunun için, müslümanın ibadeti ve iyiliği belirli bir zaman ve mekânla sınırlı kalmayıp, süreklilik arz etmesi gerekir. "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et" ayeti de işte bu gerçeğe işaret etmektedir.

Ramazan bittikten sonra da fert ve toplum olarak, bu mübarek ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın her anını kuşatacak şekilde devam ettirmeliyiz. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, "Allah'ın en çok sevdiği ibadet, az da olsa devamlı olanıdır" buyurmuştur.

Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan günler olmaktan öte, dargınlık ve kırgınlıkların giderildiği, barış, sevgi ve esenliğin dalga dalga toplumun bütün kesimlerine yayıldığı, "Ben'i" "Biz" yapan yüce dinimizin rahmet kaynaklı çağrısına kulak verilip, yanı başımızdakinin fark edildiği ve gözetildiği, toplumda açılan sosyal yaraların sarıldığı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın yeniden güç kazandığı çok özel günlerdir.

Varlık sebebimiz ve hayır dualarına her zaman muhtaç olduğumuz anne ve babalarımızı, aile büyüklerimizi, akraba ve komşularımızı bugünlerde ziyaret etmeli, çocukları sevindirmeliyiz. Hastalarımızı, huzur evlerindeki yaşlı vatandaşlarımızı, öksüz, yetim ve engelli kardeşlerimizi ve onlara karşı sorumluluklarımızı hatırlamalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle Burdurlu kardeşlerimin Ramazan Bayramını kutluyor, bu bayramın hepimize, bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum."

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12