Bugünkü Dünya Manşetleri

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Birçok İngiliz Gazetesinin Manşetinde İngiltere Kraliyet Tahtının Üçüncü Sıradaki Varisi Prens Harry'nin Afganistan'da Son İkibuçuk Aydır Görev Yapması Haberi Var.

Birçok İngiliz gazetesinin manşetinde İngiltere kraliyet tahtının üçüncü sıradaki varisi Prens Harry'nin Afganistan'da son ikibuçuk aydır görev yapması haberi var.

Gazeteler, İngiliz Savunma Bakanlığı'yla varılan anlaşmada, haberi saklama karşılığında, ortaya çıktığında yayınlamak üzere prensin cephedeki hayatıyla ilgili kapsamlı fotoğraflar ve röpörtajlar elde etmiş.

Amerikan haber sitesi Drudge Report'un haberi sızdırması ardından da bugün bunlar yayınlanmış.

Times gazetesi, haberin sızmasının hemen ardından, prensin Afganistan'dan çıkarılması için acil planlar yapıldığını yazıyor.

Taleban militanlarıyla İngiliz askerleri arasında yoğun çatışmaların yaşandığı Helmand bölgesinde görev yapan prensin, Taleban hatlarına 500 metre mesafedeki bir birlikte olduğu kaydediliyor.

Guardian gazetesi de, geçen yıl Irak'a gitme isteği güvenlik kaygıları nedeniyle reddedilen prensin, ordudan ayrılma tehdidi karşısında Afganistan'a gönderildiğini kaydediyor.

'Karışık mesajlar için kötü bir zaman'

Times gazetesinin Dış haberler Editörü Bronwen Meddox, Amerikalı yetkililerin harekatla ilgili yaptığı açıklamalara atfen, "Karışık mesajlar vermek için kötü bir zaman" diyor;

"ABD, daha sonra açıklık getirmeye çalışsa da, Kuzey Irak harekatıyla ilgili muğlak mesajlar göndererek Türkiye'ye çok fazla cesaret verdi. PKK savaşçılarının fevkalade kötü oldukları, Türkiye'nin bu provokasyonla ilgili birşeyler yapmasının ve sınırındaki Kürdistan çağrılarına direnmesinin meşruiyeti yadsınamaz. Ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin binlerce askerin bir aydan uzun bir süre kalmasına destek vermesi, çok yıkıcı bir unsurun denkleme dahil olmasını hoşgörmesi anlamına geliyor. Amerika'nın kritik bir NATO müttefikine destek vermesi hiçbir şey yapmamasından iyi. Ama bu bu kadar tahrik edici bir adıma onay vermek için iyi bir zaman değildi."

'Türkiye ABD'yi geri çevirdi'

Financial Times ise, Türkiye'nin ABD'nin çağrılarını geri çevirdiğini ve Washington'ın harekatın kısıtlı olması isteklerine karşın, operasyonun yakında biteceğine dair hiçbir güvence verilmediğini belirtiyor.

Haberde Avrupalı diplomatların, "Türkiye ne zaman çekileceği konusundaki kararı kendisi veriyor görünmek istiyor" yorumu da aktarılıyor.

Economist dergisinin başyazılarından birinde Türkiye'nin harekatı anlaşılabilir fakat makul olmayan bir adım olarak tanımlanıyor;

"Farklı farklı Kürtler var. PKK, geçmişteki bazı kötü alışkanlıkları ve inançlarını terketmiş olsa da genel olarak kötü kısmı. Hala Türkiye'nin güneydoğusunda Türk askerlerini öldürüyorlar. Sıklıkla bu tür katliamların suçunu kendisinden ayrılan gruplara atsalar da, hala sivilleri havaya uçuruyorlar. Türkiye'nin PKK'yı ezmek istemesi anlaşılabilir. Ama bunun yerinde bir hareket olup olmadığı başka bir mesele. Başbakanları Recep Tayyip Erdoğan türban konusunda Laikler ve İslamcılar arasında bir tartışmaya girmiş durumda. Laik generallerin bu konudaki suskunluğunu, PKK'ya saldırmaları için serbest bırakarak ödüllendirmek istemiş olabilir"

'Türkiye PKK'yı yok edemeyecek'

Economist'in başyazısında, Erdoğan'ın son dönemdeki şahin tavrına karşın, beş yıl önce başbakan olmasından bu yana Kürtlerle iyi geçindiği ve istikrarlı bir şekilde haklarını geliştirerek, birçoğunu kendisine oy vermeye ikna ettiği belirtiliyor. Kürtler'in desteğini almak için PKK'ya darbe indirmenin çok da iyi bir yol olmadığı görüşüne de yer verilen yazı şöyle devam ediyor;

"Amerikan yardımıyla bile Türk generalleri PKK'yı yok edemeyecek. Erdoğan şimdi geriye çekilmeli ve Kürt vatandaşlarıyla uzlaşmalı. Türkiye, uzun vadede de 15 yıldır özerkliklerini sağlamlaştıran ve duraklamalara karşın Türk komşularıyla ekonomik bağlarını güçlendiren Kuzey Irak'taki Kürtlere karşı tavrını değiştirmeli. Aynı zamanda, Iraklı Kürtler de Türkler'e bağımsız sayılabilecek Kürdistan'ı Türkiye'ye doğru genişletme niyetleri olmadığı ve PKK'yı teşvik etmeyecekleri yönünde güvenceler vermeli. En iyi senaryo, Türk güçlerinin PKK'yı bir iki hafta yumrukladıktan sonra gururunu tatmin etmesi, zaman içinde de Kürtler'i siyasi araçlarla hoşnut hoşnut etmesi."

Economist'in konuyla ilgili haber-yorum makalesinde de Türkiye'nin harekatı, peşmerge güçleriyle çatışma çıkması ihtimali açısından, bölgenin geneli için en kaygı verici gelişmelerden biri olarak tanımlanıyor;

"Amerikalı bir askeri yetkili, Kasım ayından bu yana Türkiye'yle Kore savaşından bu yana en yakın askeri işbirliğinin yapıldığını söyledi. Ama bu operasyonun başarılı olup olamayacağı başka bir konu. Türkler, Zaho'nun kuzeyinden Kandil Dağları'na kadar olan bölgedeki 100 kilometreye yayılmış 400 PKK savaşçısını etkisiz hale getirmeleri gerektiğini söylüyor. Hepsinin ötesinde de PKK'nın bahardaki saldırı dalgasını durdurmak istiyorlar. PKK'nın lojistiği kesilmiş, cephanesi azalmış, moralleri düşmüş olabilir. Ancak gerillaları nakavt etmeleri pek de olası değil"

'Avrupa birleşmeli'

Independent gazetesi başyazılarından birinde de bu konuyu işliyor.

Yazıda Rusya'nın ülke içi ve dışındaki politikalarına karşı, özellikle Avrupa'nın ortak bir duruş sergilemesi gerektiği tezi vurgulanıyor.

"Rusya şimdiye dek tek tek Avrupa ülkelerinin çıkarlarına hizmet eden anlaşmalar yaparak başarılı bir böl ve yönet politikası izledi. İşler sadece Avrupa Rusya'yla ilişkilerinde birleşik bir şekilde hareket ederse değişebilir. Eğer bu olursa demokrasi, insan hakları, ülke içinde ve dışında hukukun üstünlüğüne ve komşu ülkelerin egemenliğine saygı, Rusya'nın yeni lideri ve onun iplerini elinde tutanın görmezden gelemeyeceği konular olur"

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya