Haber Tarihi: 17 Mayıs 2011 Salı Saat 18:43
Anadolu Ajansı  [2732981]

Bitlis Barosu Basın Açıklaması Düzenledi


Bitlis Barosu avukatları, Tatvan Adliyesi önünde toplanarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Barolarının aldığı karar doğrultusunda ortak basın açıklaması yaptı.

Bitlis Barosu avukatları, Tatvan Adliyesi önünde toplanarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Barolarının aldığı karar doğrultusunda ortak basın açıklaması yaptı.

Bitlis Barosuna bağlı 14 avukatın katıldığı basın açıklamasında, basın metnini okuyan Bitlis Baro Başkanı Enis Gül, 12 Haziran 1011 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerinden sonrasına ilişkin önemli sosyal, siyasal ve hukuksal sorunların çözülmesi yönünde toplumda beklentilerin bulunduğunu söyledi.

Kısmi değişikliklere rağmen, bir darbe anayasası olan ve toplumun benimsemediği 1982 Anayasa'sının, kökten değiştirilerek bu beklentilerin karşılanması gerektiği konusunda toplumun tamamında fikir birliği ve beklentilerin var olduğunu belirten Gül, şunları dile getirdi:

"Toplumun temel yaklaşımı, ötekileşmeyi ortadan kaldıran, farklılıkları doğal haliyle kabullenen, bu farklılıkların yaşamlarını idame ettirmesinin devletin sorumluluğunda olduğunu kabul eden, etnik, dini veya siyasal kimliklere, bu açıdan eşit mesafede duran, bir özgür anayasal düzen gereksinimidir. Bu umut beklentisi, hemen hemen yaşamın her alanında kendini gösteren, başörtüsü engellemesi, Alevilerin istemlerinden oluşan inanç ve ibadet hürriyeti, Kürtlerin kimlik ve anadilde eğitim taleplerinin ihtiyaçlarına da cevap verilmesini gerektirir. İşte bu yüksek beklentilerle girilen seçim atmosferinde, takvim ilerledikçe endişeli durumlar yaşanmaya başlanarak bu durum başta siyaset bilimciler ve Aydınlar tarafından vurgulanmaya başlandı. "

Gül, değişim umutlarının 13 Haziran'a taşınabilmesi için, başta siyasal partiler olmak üzere, dengelere etki eden sorumluluk sahibi tüm aktörlere, toplumun kaderini ellerinde taşıdıklarını hatırlatmak istediklerini belirtti.

Siyasi parti temsilcilerinin, program ve hedeflerine uygun söylem ve eylemlerde bulunması, hatta bunu aşacak biçimde politik duruşlar sergileyerek, hedef kitlesini genişletmeye veya motive ederek başka partilere yönelimlerini engellemeye, heyecanlarını diri tutmaya yönelik, normal zamanda aşırı sayılabilecek kısmen ajitatif sayılabilecek argümanları kullanmasının seçim öncesinde anlaşılabilir bir durum olduğunu anlatan Gül, şunları ifade etti:

"Ancak bu söylemlerde, seçimlerden beklenen çözüm umutlarını köreltmemeye, seçim sonrasında olası arayışlara engel olacak derecede toplumu mobilize etmeye ve bireylerde değişime direnç oluşturacak şekilde zihinsel karmaşaya meydan vermemeye dikkat edilmelidir. Diyalogdan uzak çatışmacı söylemlerin ve bunlara kaynaklık eden şiddet kültürü, dönem içerisinde KCK operasyonları, gözaltı ve tutuklamalar, temsilde adaletin önünde engel teşkil eden seçim barajının yanı sıra YSK' nın bağımsız adaylara ilişkin almış olduğu karar ve sonrasında bölgemizde TSK tarafından yapılan operasyonlar, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözümü konusundaki beklentileri olumsuz olarak etkiler niteliktedir. "

Kürt meselesinin asayiş ve güvenlik meselesi olmadığı, sorunun öncelikle kimlik sorunu olduğu, bundan ötürü siyasal, kültürel, sosyal birçok unsuru içinde barındırdığının görülmesi gerektiğini açıklayan Gül, sorunu sadece güvenlik eksenli olarak algılayan anlayışın geliştirdiği dilin, toplumu ayrıştırmakta ve kamplaşmaya neden olduğunu kaydetti.

Gül, "Kürt sorunun çözümü ve toplumun yeni anayasayla ilgili tüm beklentilerini, umutlarını yitirmemesi için, silahların susması gerekir. Türkiye'nin demokratik ve özgürlükçü bir anayasa umuduyla hazırlandığı seçimler öncesinde yaşanan operasyonların da, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun barışçıl çözümünde önemli bir engel oluşturduğunu düşünmekteyiz" dedi.

Bölgede ve ülke genelinde tansiyonun düşürülmesi, şiddet ve operasyonların durması için itidal çağrısında bulunan Gül, siyasi partilere, bağımsız adaylara, temsilcilerine yönelik her türlü yıldırma ve engelleme faaliyetini insanlar için temel bir hak olan, seçme ve seçilme haklarına yönelik girişim olarak değerlendirdiklerini belirtti.

Gül, şöyle konuştu:

"Ayrıca bölgemizde kimi derneklere yönelik, provokasyon amaçlı olduğunu düşündüğümüz, taşlı eylemlerin doğurabileceği kardeş kavgasına ve olası JİTEM gibi derin yapılanmaların bu yaraları kaşımasının bölgede yaratabileceği travmaya dikkat çekiyor, düşünceyi ifade özgürlüğüne, çok sesliliğe, örgütlenme hakkına saygı gösterilmesini, Bitlis Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Mardin Barosu, Siirt Barosu, Van Barosu, Muş Barosu, Şanlıurfa Barosu, Kars Barosu, Şırnak Barosu ve Tunceli Barosu olarak kamuoyuna saygıyla duyururuz. "

- BİTLİS

6/10 (1 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12