Birleşik Kamu -İş Taleplerini "Çadır"da Açıkladı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Konfederasyonlar ve sendikalar yarın yapılacak 7. Toplu Görüşme için hazırlıklarını sürdürürken, Birleşik Kamu-İş ilginç bir yöntemle sürece dahil oldu.
Birleşik Kamu-İş, taleplerini açıklama amacı ile Abdi İpekçi Parkı'nda "toplu görüşme çadırı" kurdu.

Konfederasyonlar ve sendikalar yarın yapılacak 7. Toplu Görüşme için hazırlıklarını sürdürürken, Birleşik Kamu-İş ilginç bir yöntemle sürece dahil oldu.

Birleşik Kamu-İş, taleplerini açıklama amacı ile Abdi İpekçi Parkı'nda "toplu görüşme çadırı" kurdu. Diğer illerden gelen konfederasyona bağlı sendikaların da yer aldığı eylemde, hükümetten öncelikli olarak yine toplu sözleşme ve grev hakkı talep edildi. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli burada yaptığı açıklamada, yeni toplu görüşme sürecine yoğun sorunlarla ve sorumsuz bir iktidarla girildiğini belirterek, AKP'yi küresel sermayenin sömürü aracı olan IMF'nin ve Dünya Bankası'nın Türkiye temsilcisi olmakla suçladı. Adıbelli, "Ülkemizde bu iktidar döneminde, açlık, yoksulluk, sefalet, gelir dağılımı adaletsizliği ve işsizlik en üst düzeye çıkmıştır. Zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale getirilerek mutlu azınlık yaratılmıştır" diye konuştu.

Sorunları, kaygıları, umutları, sevinçleri ve heyecanları benzeşen bütün çalışanları, konfederasyonları, sendikaları ve emek örgütlerini toplu sözleşme ve grev hakkını içeren "sendika yasası" için, yan yana, omuz omuza, birlikte mücadeleye davet eden Adıbelli, konfederasyon olarak diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:

"Sözleşmeli ve geçici personel uygulamalarına son verilerek, bütün kamu çalışanlarına kadro verilmesi, KEY ödemelerinin, geçici bir faiz oranında hesaplanarak faiziyle birlikte çalışanlara derhal ödenmesi, Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın derhal uygulamadan kaldırılması, parasız eğitim ve sağlık hakkından bütün vatandaşlarımızın yararlanmasını sağlayan yasal düzenlemeler yapılaması, "eşit işe eşit ücret' söylemi yerine bütün çalışanlara zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir ücret politikasının yaşama geçirilmesi, en düşük çalışanı maaşının bin 350 YTL olan yoksulluk sınırı üzerine enflasyon farkı da eklenerek hesaplanması." (ANKA)

(GO/ZG)

Kaynak: ANKA