"Bilinçli Hasta Sağlıklı Toplum" Projesi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye'de Varolan Tedavi Yöntemlerinden Kronik Hastaların Yeterince Faydalanamadığına Dikkat Çekerek, Örneğin Astım Hastalarının Yüzde 90'ının Varolan Tedavi Yöntemleriyle Normal İnsanlar Gibi Olabileceğini Ancak Bu Tedavi Yöntemlerinden Faydalanmadıklarını Söyledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye'de varolan tedavi yöntemlerinden kronik hastaların yeterince faydalanamadığına dikkat çekerek, örneğin astım hastalarının yüzde 90'ının varolan tedavi yöntemleriyle normal insanlar gibi olabileceğini ancak bu tedavi yöntemlerinden faydalanmadıklarını söyledi.

Hasta Hakları ve Sağlıklı Yaşam Derneği (HAKSAY) tarafından hayata geçirilen "Bilinçli Hasta Sağlıklı Toplum Projesi"nin Mersin Kültür Merkezi'nde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Tevfik Özlü, cerrahi müdahalenin yoğun bakım ve yapay solunum desteği gerektiren olgular gibi doğrudan sağlık personeli tarafından tedavisi gereken örnekler dışında, hekimlik pratiğinin çoğunluğunu oluşturan hastalıkları, hekimin değil, hastanın tedavi ettiğini vurguladı. Özellikle hipertansiyon, astım, KOAH, şeker ve kalp hastalığı gibi süreğen (müzmin) hastalıklar göz önüne alındığında hastanın, tedavinin sonucunu belirleyici rolünün daha da belirgin olduğuna işaret eden Özlü, "Hekim, tedavinin uygulanmasında rehberlik ve danışmanlık yapar. Kendisine başvuran hastayı muayene eder, değerlendirir, tanı koyar ve uygun tedaviyi reçete eder. Ancak uygulanmayan hiçbir tedavi etkin değildir. Tedaviyi uygulamak ise hastaya kalmıştır. Tedavinin uygulanması sırasındaki eksiklik veya yanlışlıklarla hastanın tedaviye uyumsuzluk göstermesi, çoğu zaman doğru tanı ve tedaviye rağmen başarısızlığa neden olur. Hastanın tedaviye uyumsuzluğu, hekimlerin sık karşılaştıkları bir durumdur. Örneğin; tansiyon hastası aşırı tuz tüketmektedir. Şeker hastası, yüksek kalori almaktadır. KOAH'lı hasta sigara içmeye devam etmektedir. Kalp-damar hastası, kolesterolden zengin beslenmektedir. Tüm uyumsuz hastaların ortak bir özelliği de, genellikle ilaçlarını düzenli almamalarıdır" dedi.

Günümüzde kalp ve şeker hastalığı, hipertansiyon, astım, KOAH gibi geçmişte insanları öldüren ve sakat bırakan birçok ağır hastalığın, etkin ve güvenilir tedavi yöntemleriyle tamamen kontrol altına alınabildiğini dile getiren Özlü, bu hastalıklara yakalanan kişilerin, hastalıklarına rağmen normal ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini, bu hastalıklara bağlı iş ve okul günü kayıplarının ve erken ölümlerin önlenebildiğini kaydetti. Hastalık kontrol altında kaldığı sürece, hastalığa bağlı yakınmaların, yaşam kalitesindeki kısıtlanmalar ve hastalığa bağlı diğer olumsuz sonuçlar görülmediğine vurgu yapan Özlü, "Hastalığın kontrol altında tutulması, çoğunlukla düzenli ilaç kullanımı ve ilaç dışı önlemlerin sürdürülmesiyle mümkün olur. Örneğin bir hipertansiyon hastası, kendisine reçete edilen ilacı her gün düzenli olarak alır, fazla kilolarından kurtulur, fiziksel aktivitesini artırıp, spor yapar, dengeli beslenir ve stresten uzaklaşabilirse, hem kan basıncı normal sınırlar içerisinde seyreder hem de yüksek tansiyona bağlı kalp ve böbrek yetmezliği, damar sertliği, felç, körlük gibi ciddi sağlık sorunlarından korunmuş olur" diye konuştu.

Yapılan birçok araştırmada, hastalığı tıbben tedavi edilebilir olmasına karşın hastaların büyük çoğunluğunun var olan tedavi imkanlarından yeterince yararlanamadığını anlatan Prof. Dr. Özlü, bunun en büyük nedeninin ise hastaların, tedavi konusunda üzerlerine düşeni yapmamasından kaynaklandığını kaydetti. Özlü, hastanın hastalığıyla başa çıkabilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve motivasyona sahip kılınması sürecine "hasta eğitimi" denildiğini kaydetti.

2008 yılında Türkiye'nin 10 ilinde anlatılacak olan "Bilinçli Hasta Sağlıklı Toplum" projesiyle, kronik hastalara ulaşılarak tedavi yöntemlerini anlatmak planlanıyor.

(ÖT-AK-AK-ÖZ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı