Beyincik Sarkması Türkiye'de Gözden Kaçmıyor

Prof.Dr.Cengiz Kuday, halk arasında 'beyin sarkması' olarak bilinen beyincik sarkmasının (Arnold Chiari), Türkiye'de diğer ülkelere göre kolay MR çekilmesi sayesinde erken teşhis edilebildiğini söyledi.

Beyincik Sarkması Türkiye'de Gözden Kaçmıyor

Prof. Dr. Cengiz Kuday, halk arasında 'beyin sarkması' olarak bilinen beyincik sarkmasının (Arnold Chiari), Türkiye'de diğer ülkelere göre kolay MR çekilmesi sayesinde erken teşhis edilebildiğini söyledi.

Florence Nightingale Hastaneleri Nöroşirürji Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Cengiz Kuday, halk arasında 'beyin sarkması' olarak bilinen 'beyincik sarkmasının (Arnold Chiari)', gelişimsel bir hastalık olduğunu belirterek beyincik sarkmasının, beyinciğin, kafatasının en büyük deliğinden aşağıya sarkması olarak tanımlandığını söyledi. Hastalığın her bin kişide bir görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Cengiz Kuday, "Diğer bir deyişle, beynin iki parçasının (beyin kökü ve beyincik) normalden uzun olduğu ve

omurilik kanalına doğru çıkıntı yaptığı doğuştan gelen bir anormallik. Vakaların çoğunda semptomlar bebeklikte başlıyor. Ama bunların ortaya çıkışı ergenliğe ve erişkinliğe kadar gecikebiliyor" dedi.

Beyincik sarkmasının, 5mm'ten fazla olmaya başlayınca belirtiler verdiğini kaydeden Prof. Dr. Cengiz Kuday, beyincik sarkmasının, hastaların yüzde 15-30'unda ise hiç belirti vermediğini ifade etti. Hastaların pek çoğunun doktora tesadüfen gittiğini anlatan Kuday, "Hastalık tesadüfen bulunur. Hastaların yüzde 70'nde başın ense kısmında çoğunlukla ağrı vardır. Bu ağrı hapşırmakla ıkınmakla öksürmekle şiddeti artar.

Kollarda ve ellerde uyuşukluklar olur. Omuz başlarında ağrılar olur. Kafasını öne veya

arkaya eğerken kol ve bacaklarda hastayı çok rahatsız eden elektriklenmeler olur. Hareketlerinde dengesizlik vardır" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Cengiz Kuday, beyinciğin denge organı olduğunu belirterek, hastaların dengeyi bulamadığını ve görme bozukluğu yaşadığını vurguladı. Kuday, "Gözde anormal hareketler başlar. İleri devrelerinde yutma güçlüğü olur. Bu yutma güçlüğü yemek yerken o kadar had safhada olur ki

hasta nefes alamadığı için

dudakları morarır.Kişide yürürken düşme atakları, kas sertlikleri olur" dedi.

HASTALIĞA OMURİLİK İÇİNDE SIVI BİRİKMESİ SORUNU DA EŞLİK EDİYOR

Hastalığa genellikle omurilik içinde bir sıvı birikmesi sorununun da eşlik ettiğini belirten Kuday, bunun derecesine göre kişide ağrı ve ısıyı duymada bozukluklar olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Cengiz Kuday, "Hasta sıcağı tuttuğunun farkında olmayabilir. Sigara içerken sigara içtiğinin farkında olmayıp elini yakabilir. Daha ileri safhalarında nefes almakta zorluk olur, uykusunda nefesi birden bire durur" açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Cengiz Kuday, bazen doktorların hastayı "ameliyat olmazsan ölürsün" şeklinde korkuttuklarını, ancak böyle bir şeyin olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti;

"Belirti vermiyorsa hasta ameliyat edilmez.

Bu hastalar genellikle Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanına, Nörolojiye giderler, çekilen filmlerle hastalık görülür. Pek çoğu da korkutulur hiçbir şeyi yokken. Yüzde 30 hiç belirti vermez.

Belirti vermeyen kişiye de dokunulmaz. Şans eseri bulunur çünkü çoğu. Boyun fıtığı vardır hastada çekerken bunu görürsünüz. Baş ağrısı vardır bunu görürsünüz."

Prof. Cengiz Kuday, beyincik sarkması ile ilgili en çok bilimsel yazının Türkiye'den yazıldığını da ifade ederek, "Enteresandır bu konuda en çok bilimsel yazı Türkiye'den gitmiştir. Bunun sebebini de şöyle açıklayabiliriz. Türkiye'de MR çok kolay çekiliyor. Başka ülkelerdeki gibi çekilmiyor. Bizde önüne gelen MR çekince bu hastalığı çok çabuk bunu yakalayabiliyoruz. Erken teşhisin önemi var. Her hastalıkta olduğu gibi" dedi.

HASTALIK EN ÇOK ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜYOR

Beyincik sarkması ameliyatının tartışmalı olduğunu anlatan Kuday, "Ameliyatta kafatasının altındaki deliğin etrafı (omurilik orada sıkıştığı için)

genişletilir. veya birinci omurganın arka bölümü çıkartılır ki omurilik rahatlasın. Bu hastalık omurilik sıvısının dolaşımına mani olur.Sıkışıklığı,

darlığı ortadan kaldırırsak

bu dolaşım rahata erdiği için

omurilikte mevcut olan

oluşan kistler de kaybolur bir süre sonra.Fakat ameliyat en münakaşalı konudur. Niçin ameliyat edeceğiz? Nasıl ameliyat

edeceğiz'Bunun ameliyatları değişiktir. Basit bir ameliyat değildir. Söylenildiği gibi.Riskleri olan ameliyatlardandır. Az da olsa.

Hala bir konsensus yoktur. Kabul edilen şey o bölgenin serbestleştirilmesidir. Bu da doktorun inisiyatifine ve tecrübesine kalmıştır" ifadelerini kullandı.

Prof. Cengiz Kuday, bu hastalığın en çok çocuklarda görüldüğünü vurgulayarak, "Çocukların ameliyatı da biraz farklıdır. Siz kemik yapıyı değiştiriyorsunuz ama çocuk büyüyor. Çocuklarda, kemik yapı büyüdükçe kendiliğinden tamir oluyor, tıkanabiliyor orası. Bunu iyice değerlendirmek lazım. Erişkin kişilerdeki ameliyat daha iyi netice veriyor. Çocuklardaki büyüme hesap edilmeli. Ona göre ameliyattaki yapacağınız teknoloji farklı olabilir" dedi. - İstanbul