Haber Tarihi: 09 Kasım 2011 Çarşamba Saat 11:47
Anadolu Ajansı  [3113665]

"Ben Bu İşi Yapabilirim" Dedi, Ahşap Ustası Oldu


Anıl Kuru - Giresunlu ahşap ustası Hasan Tiryaki (48), bir rica ile başladığı yeni mesleğinde kendi imal ettiği Karadeniz'in unutulmaya yüz tutmuş mimari yapılarını ve çeşitli eşyalarını turistik ürün olarak satıp hem kazanıyor, hem de yörenin kültürel değerlerini yaşatıyor.

Anıl Kuru - Giresunlu ahşap ustası Hasan Tiryaki (48), bir rica ile başladığı yeni mesleğinde kendi imal ettiği Karadeniz'in unutulmaya yüz tutmuş mimari yapılarını ve çeşitli eşyalarını turistik ürün olarak satıp hem kazanıyor, hem de yörenin kültürel değerlerini yaşatıyor.

Ahşap ustası Tiryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, el işçiliği ile yapılan yöresel turistik ürünleri önceden satın aldığını, ancak istediği ürüne istediği zamanda ulaşamadığı için şimdi kendisinin imal ederek satmaya başladığını söyledi.

Yaklaşık 35 senedir bir çok alanda pazarcılık yaptığını anlatan Tiryaki,

"Bu işten önce pazarlarda züccaciyeci olarak Çelik eşya satışı yapıyordum. Bu güzel sanata istek üzerine başladım. Bir arkadaş bana gelerek köy evi için

'ahşaptan fare tuzağı yapar mısın' dedi. Ben de ricasını kırmayarak yaparım dedim ve yaptım. Daha sonra kimi sofra kimi masa, kimisi de eskiden köylerde her evin yanında bulunan ahşap depo olan 'serender' ve mısırların saklandığı 'çöten'in minyatürlerini yapmamı istedi. Onları da yaptım. Baktım bu işi yapabiliyorum. Bende bu iş benim artık mesleğim oldu dedim ve zamanla kendimi de geliştirerek sektörün aranılan kişisi oldum" ifadesini kullandı.

-Çocuklara da Oyuncak arabalar yapıyor-

Karadeniz'in artık unutulan ve bir bir yok olan serender, çöten gibi mimarı yapıları, su ve el değirmeni, o zamanlarda evlerde kullanılan her türlü araç ve gereçlerin turistik ürün olarak tezgahında yer aldığını ifade eden Tiryaki, "Bu zahmetli bir iş ama bir zamanlar kendimin de tanık olduğum ve yaşadığım bu değerleri yaşatıyor olabilmenin verdiği huzurla yorulmuyorum. Bunları büyük zevkle yapıyorum. Pazarda gezen yaşlı kişiler tezgahımı gelerek yok olan değerleri görünce duygulu anlar yaşıyor. İyi bir iş yaptığımı düşünüyorum. Çocukları da unutmadım. Eskiden köylerde tahtadan yaptığımız Oyuncakları, Oyuncak arabaları çocuklarımız için çeşit çeşit yapıyorum. Araba fiyatları işçiliği ve büyüklüğüne göre 10 liradan başlıyor, 250 liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.

-"Yetiştiremediğim için internetten sipariş kabul etmiyorum"-

Tiryaki sözlerini şöyle sürdürdü:

"Satışlarımız ve siparişlerimiz tamamen sergi vasıtasıyla gerçekleşiyor. Kimi mağazasının vitrini için özel yöresel ürün siparişi veriyor. Kimi otelinde, kimi restoranında dekor için sipariş veriyor. Bunları küçük bir odada bıçak, keski, hızar, yani küçük ve basit bir atölyedeki araç gereçle yapıyorum. Geçenlerde Ege'de turistik ürünler satan bir mağaza 5 bin adet kağnı arabası siparişi verdi. Kabul etmedim. Bunu tek tek elde yaparak yetiştirmek mümkün değil. Çünkü her kağnı arabası ayrı bir emek ayrı ve ter ister."

Tiryaki, yaptığı ürünlerle ayrıca Giresun'un tanıtımına katkıda bulunmaktan da mutlu olduğunu ifade ederek, "İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çeşitli illerde düzenlenen "Giresun Tanıtım Günlerine" her yıl davet ediliyorum. Orada bana ayrılan stantta yöremizin değerlerini tüm Türkiye'ye tanıtıyorum. Bundan büyük mutluluk duyuyorum" dedi.

- GİRESUN

6/10 (5 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12