Haber Tarihi: 29 Aralık 2011 Perşembe Saat 14:16
Ankara Haber Ajansı  [3224517]

Bbp: "Atatürk Milliyetçiliği ve Laiklik, Anayasa'da Tanımlansın"

BBP, yeni Anayasa'da "değiştirilemeyen madde" olmamasını, ancak ilk üç maddenin korunarak, "Atatürk milliyetçiliği ve laikliğin" ne olduğunun Anayasa'da tanımlanmasını istedi BBP, yeni Anayasa'da "değiştirilemeyen madde" olmamasını, ancak ilk üç maddenin korunarak, "Atatürk milliyetçiliği ve laikliğin" ne olduğunun Anayasa'da tanımlanmasını istedi.

Haber: Bbp: 'Atatürk Milliyetçiliği ve Laiklik, Anayasa'da Tanımlansın'

BBP, yeni Anayasa'da "değiştirilemeyen madde" olmamasını, ancak ilk üç maddenin korunarak, "Atatürk milliyetçiliği ve laikliğin" ne olduğunun Anayasa'da tanımlanmasını istedi BBP, yeni Anayasa'da "değiştirilemeyen madde" olmamasını, ancak ilk üç maddenin korunarak, "Atatürk milliyetçiliği ve laikliğin" ne olduğunun Anayasa'da tanımlanmasını istedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yeni anayasa çalışmaları kapsamında partisinin görüş ve önerilerini basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle paylaştı. "Yeni Anayasa Hakkında Görüş ve Önerileri" başlıklı kitapçıkta BBP'nin görüşlerini açıklayan Destici, çalışmayı TBMM Başkınlığı'na vereceklerini söyledi. Kitapçıkta, "devletin şekli, cumhuriyetin nitelikleri ve devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti"nin belirtildiği Anayasa'nın ilk üç maddesinin korunması; ancak "değiştirilemez" olarak nitelenmemesi gerektiği vurgulandı. Atatürk milliyetçiliğinin ve laikliğin de sınırlarının belirlenmesi istenen çalışmada, hazırlanacak yeni Anayasa'nın her şeyden önce gerçek anlamıyla demokratik nitelikte olmasının önemi bildirildi. Demokratik bir Anayasa için temel şartlar, şöyle sıralandı:

"Katılımcılığın, paylaşımcılığın, vatandaş-merkezciliğin, sosyal hukuk devleti niteliğinin, milli iradenin üstünde veya yanında herhangi bir dahili veya harici amir veya ortak tanımayan tam parlamenter sistemin sağlanması olmalıdır."

-"VATANDAŞLIK VE TÜRK KİMLİĞİ"-

"Türklük ve Müslümanlık" kimliğinin Türk vatandaşlarının ortak kimlik paydaları olduğu kaydedilen çalışmada, "Nasıl ki, "Türklük' bütün etnisiteleri de kapsayan genel bir değerlendirme anlamındaysa, "Müslümanlık' da bütün mezhep unsurlarını kapsayan genel bir değerlendirmedir. Bu ikisinin kopmaz birlikteliği, bizim birliğimizin ve bütünlüğün en sağlam teminatı olacaktır" denildi.

-"EĞİTİM DİLİ, ANADİL"-

Bir ülkede "resmi eğitim dili"nin, "hükümranlık/egemenlik sembolü" olduğu savunulan kitapçıkta, resmi dilin değişimi talebinde bulunmanın, hükümranlık değişimi talebinde bulunmak anlamına geldiği ifade edilerek, "Türkiye'yi "iki dilli, iki halklı' bir ülke olarak önce fiilen ve sonra da hukuken tescil ettirmek isteyenlere karşı uyanık olunmalıdır" denildi.

-"YENİ BİR LAİKLİK TARİFİ"-

BBP'nin yeni anayasa çalışması kapsamında hazırladığı görüş ve öneriler arasında laiklik konusuna da yer verildi. Anayasa'da yeni bir laiklik tarifinin yer alması gerektiği belirtilerek, "hayatın kanunlarının, hayatın içinden çıkması; ancak dinle çatışmaması gerektiği, dinin de hayatı tanzim eden ikinci bir meşru unsur olarak düzen içerisinde yerini almasının zorunluluğu" vurgulandı.

-"EGEMENLİK"-

Bir ülkenin her şeyinin, o ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğiyle başladığı bildirilirken şu görüşlere yer verildi:

"Yeni Anayasa'nın, milli egemenliği her şeyden önce vurgulaması ve milli egemenliğe en ufak bir halel getirecek veya bu yola bir açık kapı bırakabilecek her türlü fikre ve her türlü hükme granit bir kaya blok gibi karşı durması gerekmektedir."

-"İDAM CEZASI GERİ GELMELİ"-

Yeni anayasada idam cezasına mutlaka yer verilmesi gerektiğini savunan BBP, idam cezasının terör suçlarında ve çocuklara tecavüzde uygulanmak üzere "insanların vicdanındaki adaleti ve adalete olan güveni sağlamak amacıyla" geri getirilmesi gerektiğini vurguladı.

-"GENELKURMAY BAŞKANLIĞI, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI'NA BAĞLANMALI"-

Genelkurmay Başkanlığı'nın diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi, Milli Savunma Bakanlığı altında düzenlenmesi gerektiği belirtilen çalışmada, "Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdari Mahkemesi'nin yeni Anayasa'da yer almaması gereklidir. Bu askeri mahkemelerin işlevleri, ilgili sivil yargı kurumlarına devredilmelidir" denildi.

-"yök ANAYASA'DAN ÇIKARTILMALI"-

yök'ün Anayasa'dan tamamen çıkarılması gerektiğine dikkat çekilerek, bunun yerine "üniversiteler arasında planlama ve koordinasyonu sağlayacak, akademik özgürlük ve üniversite özerkliğini güvence altına alacak, öğrencilerin de dahil olduğu üniversite kurulları tarafından seçimle gelecek yeni bir kurumun oluşturulması" önerildi.

-"DOKUNULMAZLIK"-

Kitapçıkta, dokunulmazlığın sadece milletvekili fonksiyonuyla ilgili alanlarda geçerli olması, milletvekillerinin günlük yaşayışlarında işledikleri suçları koruma altına almayacak düzenlemeler yapılması istendi.

-"BAŞÖRTÜSÜ SORUNU ÇÖZÜLMELİ"-

Öğretim ve kamusal alanlarda yaşanan özelde başörtüsü, genelde kılık kıyafet sorununun çözülmesi gerektiği kaydedilen çalışmada şunlar yer aldı:

"Özelde başörtüsü, genelde kılık kıyafet sorunu belki Türk siyaset ve düşünce tarihinin en fazla tartışılan konuları olan laiklik ve çağdaşlaşmak kavramları ile demokrasi arasındaki gerilim sürekli sıcak tutularak, yapılan her demokrasi dışı müdahalenin en mühim gerekçesini oluşturmuştur. Bu yasağın ortadan kaldırılması için en başta ciddi ve Türk töresine uygun bir laiklik tanımı yapılmalıdır." - Ankara

8/10 (12 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12