Baykal'dan Add'ye Ziyaret

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Baykal, Ergenekon Soruşturması'nın Siyasi Bir Dava Olduğunu Savundu, "Atatürk'ü Sevenler, Düşüncesini Yaşatmak İsteyenler Cumhuriyetin Savcıları Tarafından Hedef Haline Getirilmektedirler" Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon Soruşturması'nın hukuki değil, siyasi bir dava olduğunu savunarak, "Atatürk'ü sevenler, sayanlar Atatürk'ün düşüncesini yaşatmak isteyenler Cumhuriyetin savcıları tarafından hedef haline getirilmektedirler" dedi.

CHP lideri Baykal, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı ve eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınması nedeniyle ADD'yi ziyaret etti. Baykal, burada yaptığı açıklamada, iddianamenin son rötuşlarının yapıldığının daha önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından haber verildiğini belirterek, "Bu konuyu başından beri ortaya atan, her aşamasını izleyen, bu konunun girişimini savcılardan, hukukçulardan, mercilerden önce kamuoyu ile paylaşan ve bu konuda yönlendirici konumda olduğu anlaşılan Başbakan dün 'En kısa zamanda iddianame geliyor' diye açıklamasını yapmıştı. Bu gelişten memnuniyet duyarım. Bir an önce gelmelidir ki oradaki iddialar, dayanakları 2 bin 500 sayfalık iddianameymiş galiba, bunları göreceğiz. Yetkililer değerlendirmelerini yapacaktır" diye konuştu. Kamuoyunda tanınan, kimliği bilenen insanların bir terör örgütü kurmak iddiasını muhatabı haline getirilmesinin çok kapsamlı bir şekilde irdeleneceğini, tartışılacağını ve bu konunun netlik kazanacağını belirten Baykal, şunları söyledi:

"Bu konuda altını çizmemiz gereken nokta, Atatürkçüler, laik Cumhuriyet'e içtenlikle inanan insanlar, Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü kararlılıkla savunmak isteyen insanlar yaygın bir biçimde suçlama hedefi haline dönüştürülüyorlar. Bu çok anlamlı bir tablodur. Yeni bir manzara. Türkiye'nin kendi kimliği ile hesaplaşması, kendi Cumhuriyet kimliği ile Atatürkçü düşünceyle bir anlamda hesaplaşma yaşanıyor diye bir siyasi değerlendirme yapabiliriz. Yaşanan olayların böyle bir anlamı da var. Bütün dünyada Atatürk'ün önemi ve değerinin çok iyi anlaşıldığı, kısa bir süre önce yabancı bilim adamlarınca 20. yüzyılın en büyük adamı olarak Atatürk'ü seçtikleri bir dönemde Atatürk'ü sevenler, sayanlar Atatürk'ün düşüncesini yaşatmak isteyenler Cumhuriyetin savcıları tarafından hedef haline getirilmektedirler." Sürecin ilginç olduğunu belirten Baykal, "Bir tarihle hesaplaşma söz konusu. Cumhuriyet tarihimizle hesaplaşma süreci. Bunu hep beraber izleyeceğiz. İddianamenin oluşturulmasına bu gibi katkılar ne gibi etki yapacak bilemiyorum. İddianame henüz yayınlanma aşamasında iken toplumda böyle ilgi çeken kişilerin gözaltına alınması hukuki bir ihtiyaçtan çok siyasi bir etki yaratması, üretmesi planlanmış olabilir. Bütün bunlar iddiaların siyasal çerçevesinin asıl en önemli unsur olduğuna ilişkin kanaatimizi doğrulayan unsurlardır. Bir tür hukuki, adli süreçle karşı karşıya değiliz. Bir siyası anlayış bir siyasi yönlendirme, siyasi hedefler, siyasi zamanlama vardır" diye konuştu.

Son gözaltıların toplumda oluşturacağı etki göz önünde bulundurularak gerçekleştirildiğini savunan Baykal, "İddianameye ne katkı yapacak. İddianame hazırsa açın davayı. O dava çerçevesinde ortaya koyun diye düşünmek mümkündür" dedi.

(DUY-EDA-OK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı