CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal,
MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli'nin Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın kapatma davasını geçmişin üzerine sünger çekecek bir imkan olarak gördüğü ve aslında içinden
AK Parti'nin kapatılmasını istediği yönündeki açıklamalarını değerlendirerek, "Sürüklenme mi, tuzağa düşme mi, kaçış stratejisi mi denir, bilmiyorum ama, sürekli bir hatalar zincirinin iktidar tarafından sürdürüldüğünü görüyoruz. Temel bir gerçek şudur ki; Bu iktidar Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybetmiştir" dedi.
Baykal, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Ziyaret öncesinde genel merkeze gelerek kendisini ziyaret eden AK Parti eski milletvekili Turhan Çömez'in ziyaretinin içeriğinin sorulması üzerine Baykal, Çömez ile milletvekilliği döneminde de görüştüğünü ve çok saygı duyduğu biri olduğunu kaydetti. Fırsat buldukça ilişkilerini sürdürmeye çalıştıklarını ifade eden Baykal, Çömez'in zaman zaman kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Çömez'in kişilikli, saygıdeğer bir insan olduğunu belirten Baykal, görüşmenin son dönemde yaşanan tartışmalarla ilgili olmadığını, Çömez'in daha önce görüşme talebinde bulunduğunu belirtti. Baykal, Çömez'in uluslararası konuları dikkatle izlediğini ve bu konulardaki izlenimlerini kendisine, mektup ya da zaman zaman görüşerek ilettiğini bildirdi.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün dinlenmesiyle ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine ise Baykal, "O konuyu üzüntüyle izliyoruz" yanıtını verdi.
Öğretmen-Sen'in 'CHP'nin 32. kurultayı için hazırlattığı afişlerle laiklik ilkesinin ihlal edildiği' gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvurunun kabul edilmesi ile ilgili bir soru üzerine ise Baykal, "Yargıyı saygıyla izliyoruz. Bir değerlendirmem yapmamı gerektiren durum yok" dedi.
Baykal, 301. maddenin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi konusunda MHP'ye destek verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine, bu konudaki tavırlarının net olduğunu, ancak sadece hoşlanmadıkları için her konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürmek gibi refleksle hareket etmediklerini söyledi. Konuyu incelediklerini ve Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi gereken bir hukuki zafiyeti olup olmadığına baktıklarını kaydeden Baykal, "Bir hukuki zafiyet görürsek hiç kuşku yok gereğini yaparız, yani o konuda işbirliği içine gireriz. Yani sadece muhalefet için muhalefet değil, ama anayasaya aykırılık tespiti varsa onu görmezden gelmeyiz" diye konuştu.
Bir gazetecinin, MHP kanadından gelen 'türbanı AK Parti'nin kapatılması için tuzak olarak kullandık' açıklamaları ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kapatma davasını yolsuzlukların üzerine sünger çekecek bir imkan olarak gördüğü ve aslında içinden AK Parti'nin kapatılmasını istediği yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine Baykal, şunları kaydetti:
"Bu tartışmaları ilgiyle izliyoruz. Kendi tezlerimizi de anlatıyoruz. Son dönemde çok büyük hatalar yapılmıştır. O hatalar, hataları yapanlar tarafından itiraf edilmektedir. 'Evet hata yaptık ama geleceğe bakalım' denilmektedir. Bu kadar çok hatanın bu kadar kısa süre içinde aynı heyet tarafından yapılmış olması gerçekten şaşırtıcıdır. Yani, Sürüklenme mi, tuzağa düşme mi, kaçış stratejisi mi denir, bilmiyorum ama, sürekli bir hatalar zincirinin iktidar tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu tespit ediyoruz. Temel bir gerçek şudur ki; Bu iktidar Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybetmiştir. Olağanüstü bir destekle ve temsil kabiliyetiyle parlamentoya geldiği, 6 yıldır bu ülkeyi yönettiği halde artık Türkiye'yi yönetemez hale dönüşmeye başlamıştır ve bu ciddi bir boşluk yaratmaktadır. Siyaset kendi çözümünü getirir, Türkiye sorunların altında kalmaz, demokrasi işler ve Türkiye bu hataları aşmanın bir yolunu mutlaka bulur." (MÜG-ÖZ-Y)