Başbakan Yardımcısı Çiçek, 'Telekulak' Tartışmalarını Değerlendirdi...(2)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP'ye Telefon Dinlemeleri Konusunda 'Ortak Araştırma Komisyonu Kuralım' Önerisinde Bulunarak, "Hodri Meydan Diyoruz. Meclis'teki Soruşturmadan Kim Çıkarsa Yakasına Yapışırız. Kusuru, Hatası Olan Böyle Bir Meydan Okumaz. Erik Yemedik, Karnımız Ağrımaz. Kanunsuzluğu Kim Yaptıysa Çıkartalım" Dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP'ye telefon dinlemeleri konusunda 'ortak araştırma komisyonu kuralım' önerisinde bulunarak, "Hodri meydan diyoruz. Meclis'teki soruşturmadan kim çıkarsa yakasına yapışırız. Kusuru, hatası olan böyle bir meydan okumaz. Erik yemedik, karnımız ağrımaz. Kanunsuzluğu kim yaptıysa çıkartalım" dedi.

Meclis'te gazetecilerin sorularını cevaplayan Çiçek, 'telekulak' tartışmalarını değerlendirdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın CHP'nin ve Genel Sekreteri Önder Sav'ın odasının dinlendiği yönündeki iddialarının hatırlatılması üzerine Çiçek, "Türkiye'de en kötü şey bu işlerin böyle bir olayın olduğunu kabul ederek yapılmasıdır. Bize düşen de bunun aydınlığa çıkartılmasıdır. Bize düşen derken sadece hükümete değil, ilgili sorumlular o zaman birkaç şeye bakmamız lazım" diye konuştu.

1 Haziran 2006'te yürürlüğe giren Ceza Kanunu'na herkesin bir yerden baktığını ve önemli düzenlemeleri göremediğini belirten Çiçek, yasayla her türlü kanunsuz dinlemeyi ve takibi suç haline getirdiklerini söyledi. Dinleme ve takip söz konusu olacaksa, bunu hakim teminatına bağladıklarını anlatan Çiçek, "Açıkça bu iktidar her türlü kanunsuz dinlemeleri ve takipleri suç haline getiren ve bu konuda kesin kararını ortaya koyan bir tutum içindedir. Bunun anlamı şudur ki, biz hiçbir kanunsuz dinleme ve takibin önünde, arkasında olmayız. Kim yaptıysa suçtur. Ve kimsenin sıfatı, konumu bu suçun işlenmesi konusunda istisna teşkil etmez. O nedenle suç haline getirilen bir konuyla ilgili olarak cumhuriyet savcısı otomatik olarak harekete geçer ve soruşturmayı başlatır. Nitekim kamuoyunu meşgul eden iki olayla ilgili de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı kamuoyuna duyuruldu. Bu işin yargı boyutu" değerlendirmesini yaptı.

"ERİK YEMEDİK Kİ, KARNIMIZ AĞRISIN" Soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğünü, hükümet olarak ne isteniyorsa bunun gereğini yapacaklarını dile getiren Çiçek, bunu bir taahhüt olarak söylediklerini bildirdi. İçişleri Bakanlığı'nın da bu olayın ortaya çıkarılması için gereğini yaptığını, yapacağını ifade eden Bakan Çiçek, idari olarak yapılması gerekeni İçişleri Bakanlığı'nın yapacağını söyledi. CHP'ye 'ortak komisyon kuralım' önerisinde de bulunan Çiçek, "Eğer devletin ister yargı, ister idari makamlar yoluyla yapacağı inceleme ve soruşturmaya CHP tereddütle bakıyorsa, kuralım komisyonu. Biz teklif ediyoruz. Bu işin Meclis boyutuyla ortaya çıkarılması için kendisinin getirdiği bir teklif varsa da biz buna destek veririz. Kuralım komisyonu kimin sorumluluğu varsa, kim sorumluysa, nerede başlıyor bitiyorsa bunu ortaya çıkarıp, çünkü biz AK Parti olarak erik yemedik, karnımız ağrımaz. Hiç kimse hükümetin ve devletin faaliyetleriyle ilgili böyle bir flu alan yaratmasın. İnsanların kafasında şüpheli bir nokta kalmasın" dedi.

"MERKEZ VALİSİ" ÖRNEĞİ Geçmişte kanunsuz dinlemelerden en çok kendilerinin şikayet ettiklerine işaret eden Çiçek, bunun temel hak ve özgürlüklerle ilgili olduğunu kaydetti. "Bunun size göresi, bize göresi olmaz" diyen Çiçek, CHP'ye çağrıda bulunarak, "Bunun üzerinden bakın CHP ne istiyor? Zaten yargısal boyutu var. İdari soruşturmayı İçişleri Bakanlığı yapıyor, ama siyaseten biz de bu işin içinde olmak istiyoruz. 'O soruşturmalardan bir şey çıkmaz, güvenimiz yok' demeye getiriyorsa biz burada Meclis'te komisyonu kurarız, kim varsa yakasına birlikte yapışırız. İşte hodri meydan bu konuda" şeklinde konuştu.

Bunun arkasında iki tane daha yanlışın olduğuna dikkat çeken Çiçek, CHP'nin de bunları görmezlikten gelmemesini istedi. CHP'nin bunu kamuoyu önünde saklama cihetine gitmemesi gerektiğini ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:

"Bunlardan bir tanesi bir valinin parti genel merkezine gidip adeta il başkanına sorulacak soruları orada cevaplandırması ve değerlendirme yapılmasıdır. CHP böyle bir yanlışı yapmamalıdır. Çok partili hayata geçtik, yasama yürütme yargı ayrı. 40'lı yılların tek parti dönemi ortadan kalktı. Bunlar cumhuriyetin, devletin valileridir, partilerin valileri değildir. Parti genel merkezine gidip açıklama yapamaz bu konularla ilgili. Eğer oraya gitmesi gerekiyorsa nezaket gereği veya görev gereği ilgili makama haber verir. İçişleri Bakanı'na haber verir, kendisine bilgi verilebilir ama amirlerine haber bilgi vermeden gitmiştir ve bir il başkanı aynen 40'lı yıllarda olduğu gibi kendi iliyle ilgili bir değerlendirme yapmıştır. Alışageldiğimiz husus değil, 40'lı yıllarda rastlayıp geride bıraktığımızı sanıyorduk. Kendi makamlarına haber vererek gitseydi, ana muhalefet partisidir bilgi ihtiyacı hasıl olabilir, bilinen usullerle bu verilebilir." "CHP'NİN ÖZÜR BORCU VAR" Başbakan Yardımcısı Çiçek, CHP Genel Sekreter Önder Sav'ın geçtiğimiz hafta din ve vicdan özgürlüğü açısından son derece sakıncalı ve milletin büyük kesiminin inancını aşağılayan bir ifade kullandığını söyledi. Sav'ın adeta Danimarka'daki karikatür krizini andıran ve Hz. Muhammed ile ilgili son derece yakışıksız bir hitabının söz konusu olduğunu belirten Çiçek, Sav'ın bir hafta piyasada gözükmediğini hatırlattı. Çiçek, şunları söyledi:

"Millet bir özür bekliyor kendisinden. İnsan sıradan birisine bile sayın diye hitap ederken, bir dinin yüce peygamberine karşı hitabı son derece yakışıksızdır. Saygısız bir ifade kullanılmıştır. Bununla ilgili de eğer gazetelerde yazılanlar doğruysa mikrofonun açık olduğu şeklindeki şecaatini gizlemeye çalışmıştır. CHP'nin bu konuda millete bir özür borcu var. Birinci olay, ikinci ve üçüncü yanlışın kamuflajı olarak anlaşılmamalıdır. Biz bunların biliriz ne anlama geldiğini. Onun için üzerinde durmuyoruz. O yüzden hodri meydan diyoruz. Kusuru, hatası olan böyle bir meydan okumaz. Diyoruz ki erik yemedik karnımız ağrımaz. Kanunsuzluğu kim yaptıysa çıkartalım. Yargı yoluyla, idari yolla, komisyonla çıkaralım. Gelin buraya içinde bulunalım diyorsanız, kuralım bir komisyon çıkaralım. Peki bunun ötesinde ne diyorsunuz? Öyle karanlığa kurşun sıkmak yok. CHP'nin en iyi yaptığı işlerden bir tanesi budur. Hodri meydan. Bir şeyi çıkarmak gerekiyorsa biz varız, ama öbür iki konuyu da hiç unutturmaya çalışmasınlar. Varsa çıkaralım karanlığa niye kurşun sıkıyorsun? O zaman bu işlere benim meydan okumam lazım. Ben bu konuda kaçak güreşmiyorum. Bir teklif getiriyorlar da onu göz ardı etmiyoruz. Buyurun komisyon kuralım. Ya devletin güvenlik birimleri değilse, devlet değilse başka türlü bir şeyse, ben bunları bilemem. Ama sonucu ortaya çıkarmak adına iyi niyetle bir işbirliğine varız." (DA-CC-CC-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı