Haber Tarihi: 09 Aralık 2011 Cuma Saat 00:14
Ankara Haber Ajansı  [3179122]

Başbakan Yardımcısı Babacan: Türkiye En Hızlı Büyüyen Ekonomi

Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 9 büyüme ile Avrupa'da ilk sırada yer aldığını vurguladı.

Haber: Başbakan Yardımcısı Babacan: Türkiye En Hızlı Büyüyen Ekonomi

Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 9 büyüme ile Avrupa'da ilk sırada yer aldığını vurgulayan Babacan, "2011 yılının ilk yarısında da yüzde 10,2'lik büyüme oranıyla hem G-20 ülkeleri arasında hem de Avrupa ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomi olmuştur" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda hükümetin bütçesine ilişkin eleştirileri cevaplayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2012 yılı bütçesinin bozulan dış dünya konjonktürü dikkate alınarak, Mali disiplini güçlendirecek ve Orta Vadeli Program'da ortaya koyulan perspektife destek verecek bir yapıda hazırlandığını söyledi.

Hazırlanan bütçede bireysel ve toplumsal refahı gözettiklerini ifade eden Babacan, şunları söyledi:

"Türkiye ekonomisi, bir zamanlar ekonomik krizlerin siyasi krizleri, siyasi krizlerin ekonomik krizleri körüklediği, bir belirsizlik, ümitsizlik, güvensizlik ortamından bugünlere ulaşmıştır. Üç haneli rakamlara kadar Yükselen enflasyon, yüksek kamu açıkları ve kamu borç yükü gibi unsurlar yıllarca tüm ekonomik birimlerde ciddi güven zafiyeti oluşturmuştu.

Ekonomik istikrar kalıcı olarak sağlanmış, üreticinin ve yatırımcının önünü açan bir anlayışla ekonomik programlar uygulamaya konulmuş, şeffaflık ve öngörülebilirlik garanti altına alınmış ve Türkiye her alanda tarihinde görülmemiş başarılara imza atarak, küresel ölçekte takdirle bahsedilen bir ülke konumuna yükselmiştir. 12 Haziran seçimlerinde, milletimiz, Ak Parti'nin 9 yıldır yaptığı icraatları onayladığını, aynı zamanda 2023 yılı hedeflerine de gönülden inandığını sandık yoluyla ilan etmiştir.

-KOMŞULARLA SIFIR SORUN-

Aktif dış politikamızın ve sıfır sorun ilkemizin, başta ekonomi olmak üzere, Türkiye'de her alanda ne boyutta yansımalarının olduğu açıktır, nettir. Bakınız, sıfır sorun, susmak değildir, onaylamak değildir, sessiz, tepkisiz kalmak asla değildir. Biz, başta bölgemiz olmak üzere, barışı tesis etmek için her zeminde ve her fırsatta azami gayreti gösterdik. Bütün komşularımızla sorunları masaya yatırdık ve aktif şekilde sorunların çözümü için çaba sarf ettik. Ancak, bunu yaparken, bölgemizde olsun, dünyada olsun, haksızlıklara, zulme, çatışmalara, katliamlara, yoksulluğa ve gelir adaletsizliğine, hukuksuzluğa göz yummadık. Afganistan'daki insanı da Gazze'deki insanı da bir can olarak gördük.

Afrika, Somali, Libya, Mısır, Tunus, Filistin için seferber olduk. Haiti, Şili, Gürcistan için de seferber olduk. Dinine, mezhebine, derisinin rengine, yaşadığı toprağın altındaki madenlere, petrole, elmasa bakmadan, insana sadece insan olduğu için sahip çıktık, hakkını savunduk."

Türkiye'nin istikrar, huzur ve güvenliğine yönelik terör saldırılarına maruz kaldığını hatırlatan Babacan, gelinen noktada bugün terörist faaliyetlerin, tamamıyla Türkiye'nin huzuruna kastettiği daha net olarak ortaya çıktığını söyledi. Babacan şöyle devam etti:

"Terör örgütü demokratikleşme adımlarından çok ciddi şekilde rahatsızlık duyuyor. Terör örgütü, ülkede artan kardeşlik ikliminden ciddi şekilde rahatsızlık duyuyor. Doğu ve Güneydoğu'ya yapılan devasa yatırımlar, eğitim, sağlık, adalet ve emniyet hizmetleri, terör örgütünün istismar alanlarını yok etmiştir. Tüm tahriklere, tüm senaryolara rağmen Hükümetimiz, demokrasi güvenlik dengesinden asla taviz vermemiştir, vermeyecektir.

-YENİ ANAYASA-

Yeni Anayasa'nın 3.dönemin en önemli adımlarından olacağının altını çizen Babacan, mevcut anayasanın bölgesinde ve dünyada ilham kaynağı olan Türkiye'ye artık dar geldiğini söyledi.

Babacan, özellikle AB bölgesindeki borç ve bankacılık sektörü sorunları nedeniyle karamsarlığının arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekerek şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği Komisyonu'nun en son tahminlerine göre önümüzdeki dönemlerde Avro Bölgesi ekonomisinde neredeyse sıfır büyüme beklenmektedir. Geçtiğimiz hafta yayınlanan son OECD tahminlerine göre de Avro Bölgesi ekonomisinde bu yılın son çeyreğinden 2012 yılının ikinci çeyreğine kadar daralma beklenmekte, sonraki dönemlerde ise büyümenin çok zayıf seyretmesi öngörülmektedir.

Avro Bölgesine ilişkin düşük büyüme beklentilerine paralel olarak küresel büyüme beklentileri de her geçen ay bozulmaktadır. Eylül ayındaki IMF tahminlerine göre 2011 ve 2012 yılları küresel büyüme tahminleri yüzde 4 seviyesindeyken, Kasım ayındaki OECD tahminlerine göre küresel ekonominin daha da yavaşlayarak 2011 yılında yüzde 3,8 oranında, 2012 yılında ise yüzde 3,4 oranında büyümesi öngörülmektedir.

Pek çok hükümet zayıflamıştır. İnanılır ve güvenilir planlar ortaya konulamamaktadır. Bu durum, özellikle Avro Bölgesinde borç sorununu derinleştirici bir rol oynamaktadır. Avro Bölgesinde güçlü, ortak bir kamu maliyesi çerçevesinin acilen oluşturulması gerekmektedir. Bu çerçevenin etkili yaptırım mekanizmalarını da içermesi şarttır."

Pek çok Avrupa ülkesinde yapısal reformların kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayan Babacan, "Bununla beraber Avrupa Merkez Bankası, Avro Bölgesinde olan hiçbir ülkede finansal bir çöküşe izin vermemelidir" dedi.

Babacan şöyle devam etti:

"Genel olarak Avrupa'nın, özel olarak ise Avro Bölgesinin ekonomimiz için taşıdığı önem, bölgeyi yakından takip ederek, gerektiği noktalarda hızlı bir şekilde tepki vermemiz ihtiyacını doğurmaktadır. Katıldığımız uluslararası platformlarda, iyi düşünülmüş plan ve programlar hazırlanması, yapısal zafiyetleri giderecek politikalar geliştirilmesi ve bunların dirayetle uygulanması ihtiyacını üzerine basarak dile getiriyoruz.

Türkiye'nin 2010 yılında kamu borç stokunun GSYH'ye oranın yüzde 42,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran AB'de de yüzde 80,1, ABD'de ise yüzde 94,4 seviyelerindedir. Biz, önümüzdeki dönemde de sürdürülecek Mali disiplinin sonucu olarak bu oranın daha da gerileyerek 2014 itibarıyla yüzde 32 olarak gerçekleşmesini hedeflemekteyiz."

Bu arada sözlerinin son bölümünde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na cevap veren Babacan, "Borç miktarından bahsedince o zaman birilerinin de doğan her çocuğun gelirinden de bahsetmesi gerekir. Doğan her çocuğun gelirinin 10 bin dolar olduğunu herhalde birilerinin de söylemesi gerekir. Borç, Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla'ya oran olarak ölçülür. Bu bütün dünyada böyledir" diyerek şunları söyledi:

"9 yıldır maalesef biz bunu burada anlatmakta, siz de anlamakta güçlük çekiyorsunuz. Rakamlarla oynayarak borcu daha farklı göstermek mümkün değildir. Bugün itibarıyla Türkiye'nin risk pirimi, AB üyesi 15 ülkeden daha düşüktür. Türkiye'nin borçlanma faizi, AB üyesi pek çok ülkeden daha düşüktür. Bu durum bize Türkiye'de kamu borcunun artık bir sorun olmaktan çıktığını göstermektedir. Hatta Haziran 2011 itibariyle kamunun net dış borcu artık sıfır mertebelerinde seyretmektedir. Yeni tüm kamu sektörünün, merkezi hükümet, belediyeler, KİT'ler, tümünün dış borcuyla, döviz borcuyla Türkiye Cumhuriyeti'nin toplam döviz varlıkları artık başa baş noktaya gelmiştir. Borç konusunda bu kadar iyi noktaya gelmemize rağmen hala bu konunun çok basit rakamlarla gösterilmeye çalışılmasına pek kimse inanmamakta, değer vermemektedir."

Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 9 büyüme ile Avrupa'da ilk sırada yer aldığını vurgulayan Babacan, "2011 yılının ilk yarısında da yüzde 10,2'lik büyüme oranıyla hem G-20 ülkeleri arasında hem de Avrupa ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomi olmuştur" dedi. Babacan, 2010 yılında, istihdamda bir önceki yıla göre 1 milyon 317 bin kişilik artış sağlandığını, bu sayede, 2009 yılında yüzde 14 düzeyinde bulunan işsizlik oranının, 2010 yılında yüzde 11,9'a gerilediğini de bildirdi.

Babacan şöyle devam etti:

"Enflasyon 2010 yılında son 40 yılın en düşük seviyesine inmiş ve yüzde 6,4 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılı sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 5 olan hedefle uyumlu seyredecektir. Kriz sonrası dönemde gelişmiş ülkelerden zaten daha iyi durumda olan kamu finansman dengelerimiz daha da güçlenmektedir. 2010 yılında yüzde 3,6 olan merkezi yönetim bütçe açığı, 2011 yılında Mali disiplinden taviz verilmemesi ve güçlü büyümenin etkisiyle, öngörülen yüzde 2,8'in de altında, yüzde 1,7 oranında gerçekleşmesini bekliyoruz."

- Ankara

6,083333/10 (12 kişi)
En Uygun Konut Kredisine Başvurmak Artık Çok Kolay. 15 Bankanın En İyi Şartları için Tıklayın!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12