Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ekonomisinin son yıllarda elde ettiği bu tarihi başarının altında, istikrar ve güven unsurları yattığını kaydederek, "Güven ve istikrara yönelik her türlü olumsuz girişim, doğrudan ekonomimizi, refahımızı, kalkınma hızımızı, büyüme hızımızı hedef alacaktır. Çok zor yakaladığımız bu istikrar ve güven ortamını bozmak isteyenleri, yürüyen tekerleğe çomak sokarak ekonominin dengelerini sarsmaya çalışanları aziz milletimiz çok iyi bilmekte, tanımaktadır" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş konuşmasını televizyonlardan canlı olarak yayınlandı. Konuşmasında TBMM'nin 88 kuruluş yıldönümünü kutladıklarını belirten Erdoğan, Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk'ün "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" şiarını ilerleme yolunda şaşmaz bir istikamet olarak benimsediğini söyledi. TBMM'nin, bu şiar doğrultusunda milli egemenliğin sembolü olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, "Milli egemenlik, kurulduğu günden bu yana cumhuriyetimizin çağdaşlaşma ideallerini gerçekleştiren, büyük devrimlerin ve reformların altında imzası bulunan TBMM'nin temelidir; Atatürk'ün en zor zamanlarda, en zor kararları alırken aradığı demokratik meşruiyet şartının kaynağıdır. Çünkü, cumhuriyetimizi kuran kadro güçlü bir şekilde inanmıştır ki, demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millettir, yani sizlersiniz" dedi.
-"CUMHURİYETİN ESASLARI MİLLETİMİZE MAL OLMUŞTUR"-
Başbakan Erdoğan, millete benimsetilmeyen, millete emanet edilmeyen, millet iradesine dayanmayan hiçbir değişim ve gelişme programının yaşatılamayacağını daha o günlerden görüldüğüne işaret ederek, "Onun için demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizin bütün esasları TBMM tarafından hayata geçirilmiş; sonuçta milletimize mal olmuştur" diye konuştu.
23 Nisan dolayısıyla çocuklara verdikleri önemi de anlatan Erdoğan, Türkiye'nin çok uzun ve meşakkatli yıllar ve ağır krizler geçirdiği dönemler olduğunu ifade ederek, "Bütün bu sıkıntıların görünmeyen yükünü geleceğe dair umutlarını, heyecanlarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalan çocuklarımız çekti. Onlara yaşamaktan gurur duyacakları ve yarınlarına umutla bakabilecekleri bir ülke bırakabilmek adına büyük bir değişim dönemi başlattık.
Bugün şükürler olsun ki Türkiye psikolojik eşiği geçmiş, çocuklarımız gelecek adına heyecan verici fikirler üretmeye, hedefler koymaya, hayaller kurmaya başlamıştır" dedi.
-EKONOMİK DİNAMİZM-
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği çok yönlü atılım ve yakaladığı ekonomik dinamizm son derece önemli olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu:
"Bu başarılı yılların son derece değişken ve dalgalanmalara açık bir küresel atmosferde gerçekleştiğini de mutlaka dikkate almak durumundayız. Sizlerin de malumunuz olduğu üzere, bugünlerde yine küresel bir ekonomik dalgalanma tüm dünyada etkisini hissettirmektedir. Enflasyonda, faizlerde, borsalarda, işsizlik oranlarında dalgalanmaya, piyasalarda durgunluğa yol açan, petrol fiyatlarının rekor düzeylere ulaşmasına sebep olan bu küresel şok, hiç kuşkusuz, az ya da çok Türk ekonomisini de etkilemektedir. Yine hem küresel ölçekte, hem de ülkemiz ölçeğinde, son yılların en kurak mevsimlerine şahit oluyoruz. Ancak şunu bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki, Türkiye ekonomisi, bu tür şokları, bu tür dalgalanmaları artık kolayca atlatabilecek bir Güce, bir dirence sahiptir."
Alınan önlemlerle Türkiye ekonomisinin son 5 buçuk yılda yaşanılan şokları, dalgalanmaları, belirsizlikleri ve olumsuz sürprizleri en az etkiyle atlatmayı başardığını belirten Erdoğan, rakamlarla ekonomideki gelişmeleri anlattı.
-"YÜRÜYEN TEKERLEĞE ÇOMAK SOKMAK İSTEYENLER"-
Erdoğan, Türkiye ekonomisinin son yıllarda elde ettiği bu tarihi başarının altında, istikrar ve güven unsurları yattığını kaydederek sözlerine şöyle devam etti:
"Sizlerin bize duyduğunuz güven, bizim de bu güveni boşa çıkarmamak, emaneti en iyi şekilde muhafaza etmek yönünde gösterdiğimiz gayret, Türkiye'yi bu günlere, bu seviyelere taşımıştır. Güven ve istikrara yönelik her türlü olumsuz girişim, doğrudan ekonomimizi, refahımızı, kalkınma hızımızı, büyüme hızımızı hedef alacaktır. Çok zor yakaladığımız bu istikrar ve güven ortamını bozmak isteyenleri, yürüyen tekerleğe çomak sokarak ekonominin dengelerini sarsmaya çalışanları aziz milletimiz çok iyi bilmekte, tanımaktadır."
-SOSYAL GÜVENLİK YASASI-
Geçen hafta TBMM'de Sosyal Güvenlik Yasası'nın kabul edildiğini anımsatarak, "Geçmişte bazı hükümetler, nasıl olsa etkisi kısa dönemde görülmeyecek diyerek, oy uğruna, koltuk sevdası uğruna, iktidar hırsı uğruna dengeleri bozmuş ve bütçemize çok ağır yükler yüklemişlerdir. O zaman uygulanan bu insafsız, bu öngörüsüz politikalar, bugün tüm çalışanların sırtında ağır bir yüktür. İşte ülkemizin, milletimizin, çalışanlarımızın omuzlarındaki bu ağır yükü kaldırmak için sosyal güvenlik reformunu gerçekleştirdik" dedi.
xBaşbakan Erdoğan, yasanın öngördüğü düzenlemeler hakkında da bilgi verdi.
-İSTİHDAM PAKETİ-
İstihdam paketi adı verilen ve devrim niteliğinde olan yeni bir düzenlemeyi de yaşama geçirdiklerini söyleyen paket bu çalışmaların yanında; çalışma hayatını düzenleyen Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi ve Grev ve Lokavt Kanunu da, sosyal taraflarla işbirliği içerisinde AB ve İLO normlarına uyumlulaştırma amacıyla yeniden gözden geçirildiğini belirtti. Erdoğan, çalışma hayatımızın yıllardan beri beklediği bu çalışmamız yasalaştığında, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması noktasında da önemli bir mesafe kat etmiş olacağız" dedi.
-1 MAYIS UYARISI-
Başbakan Erdoğan, işçilerin 1 Mayıs gününü de kutlayan, "1 Mayıs'lar artık çatışmaların değil, emeğin, dayanışmanın, dostluğun, kardeşliğin yaşandığı günler olarak, layık olduğu şekilde kutlanmalıdır. Biz işçilerimizle, emekçilerimizle bugünü bayram havasında kutlamak istiyoruz" dedi.
Erdoğan, barışın üzerine 1 Mayıs'ta gölge düşmesin istediklerini belirterek konuşmasını bitirdi. (ANKA)
(İG/ZG)