Haber Tarihi: 30 Aralık 2011 Cuma Saat 15:53
Ankara Haber Ajansı  [3227055]

Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi: Parlamentolarda Tarih Yazılamaz

Başbakan Erdoğan, 2011 yılının son "Ulusa Sesleniş" konuşmasında Fransa Parlamentosu'nda Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı'nın kabul edilmesine değinerek, Türkiye'nin arşivlerini açmaya hazır olduğunu belirtti.

Haber: Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi: Parlamentolarda Tarih Yazılamaz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2011 yılının son Ulusa Sesleniş konuşmasında Fransa Parlamentosu'nda Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı'nın kabul edilmesine değinerek, Türkiye'nin arşivlerini açmaya hazır olduğunu belirtti. Erdoğan, "Parlamentolarda hiç bir zaman tarih yazılmaz" diyerek, Fransa'nın Türkiye üzerinden istismar siyasetine girişmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Erdoğan Ulusa Sesleniş konuşmasında, Fransa Ulusal Meclisi'ne getirilen, oylanan ve kabul edilen yasa teklifinin, millet ve ülke olarak herkesin son derece tabii ve haklı tepkilerine neden olduğunu ifade etti. Tarihte yaşanmış, iki halk arasında, karşılıklı olarak yaşanmış acı hadiselerin, Fransa'da bir kez daha istismar edildiğine, çarpıtıldığına, iç politikaya malzeme yapıldığına şahit olduklarını dile getiren Erdoğan, "Üstelik tarihte yaşanmış hadiselerin, Türkiye'nin de son derece hassas olduğu bir mevzunun, altını çizerek söylüyorum 577 sandalyeli Fransa Ulusal Meclisi'nde, yüzde 10'u bile bulmayan bir katılımla oylanması ve karara bağlanması, meselenin ele alınışındaki ciddiyetsizliği ve ne denli sulandırılmış bir oylama olduğunu ortaya koyması bakımından çok önemlidir" dedi.

Her fırsatta 1915 olaylarına ilişkin belgeler, arşivler ve bilimsel araştırmalar ışığında konuşulması, tartışılması gerektiğinin altını çizdiklerini belirten Erdoğan şöyle devam etti:

"Biz bütün arşivlerimizi açıyoruz. Varsa Ermenistan'da açsın. Üçüncü ülkelerde varsa onlarda açsınlar ve hukukçuları, siyaset bilimcilerini, tarihçileri çalıştıralım ve bu belgeler üzerinde çalışsınlar, gerçeğe böyle ulaşalım. Bu tarihçilerin işi. Parlamentolarda hiç bir zaman tarih yazılmaz. Bu çağrımızı her zeminde, her platformda hem samimi, hem cesur şekilde dile getiriyoruz. Biz, tarihimizle yüzleşiriz ve yüzleşiyoruzda. Tarihimizdeki her olayın, her hadisenin enine boyuna araştırılmasını, incelenmesini, gerçeklerin açığa çıkmasını her fırsatta teşvik ediyoruz. Ancak, tarihimizin, üçüncü ülkeler tarafından iç politika malzemesi yapılması, çarpıtılması, seçim kazanma uğruna istismar edilmesi karşısında da haklı ve hukuki tepkimizi de yine cesaretle ortaya koyuyoruz ve koyarız. Hiç kimsenin, seçim kazanma uğruna, popülizm amaçlı olarak, Türkiye üzerinden istismar siyasetine girişmesini kabul edemeyiz. Fransa'da alınan karar, Türkiye'ye yapılmış bir haksızlık ve yanlışlık olduğu kadar, bizzat Fransa'ya, bizzat, Fransa halkına da yapılmış bir yanlışlıktır ve haksızlıktır.Burada benim bu ifadelerim asla ve asla Fransız halkına değildir, tamamıyla Fransız yönetiminedir."

"Fransa MECLİSİ'NİN ÖNÜNDE KENDİSİ İLGİLENDİREN KARANLIK DOSYALAR VAR"

Fransa Ulusal Meclisi'nin, aldığı bu kararla, Fransız İhtilali'nın, Fransa'nın ve Avrupa'nın değerlerini ayaklar altına aldığını, ifade özgürlüğüne ağır darbe vurduğunu belirten Erdoğan, "Maalesef ırkçılık, ayrımcılık ve islamofobia noktasında tarihe kara bir leke sürmüştür" dedi. Fransa Ulusal Meclisi'nin önünde, doğrudan doğruya kendisini ilgilendiren, doğrudan doğruya Fransa Hükümetlerini ilgilendiren çok sayıda karanlık dosya bulunduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan "Örneğin Fransa, Ruanda'da yaşananları, orada 800 bin masum insanın ölümündeki rolünü henüz bütün boyutlarıyla aydınlığa kavuşturmuş değil. Fransa, Cezayir'de yaptığı soykırımın hesabını henüz vermiş değil. Açık açık ifade ediyorum Fransa, 1915 olaylarında, kendi rolünü, kendi teşvik edici, kışkırtıcı tavrını; çetelere sağladığı lojistik desteği sorgulamış değil. Ruanda'da, Cezayir'de, Afrika'nın kaynaklarının talan edilmesinde başrol oynayan Fransa Hükümetleri, aynı şekilde, 1915 hadiselerinde de başrol oynamıştır. Bunlar, bizim arşivlerimizde, bizim arşiv belgelerimizde çok açık şekilde kaydedilmiştir. Dönemin Fransa büyükelçisinin, konsoloslarının, viskonsoloslarının, Van'ın, Muş'un, Erzurum'un dağlarında, her türlü yöntemle kışkırtmalar yaptıkları tek tek belgelerle kayıt altına alınmıştır ve arşivlerde de bulunmaktadır" diye konuştu.

"ÖNLEMLERİMİZİ KARARLILIKLA UYGULAYACAĞIZ"

Başbakan Erdoğan, devlet olarak, millet olarak, bu tür oldubittilere, bu tür art niyetli ve ayrımcı tavırlara karşı asla boyun bükmeyeceklerine vurgu yaptığı konuşmasında seçim kazanma hırsıyla yapılmış bu tür basit ve gayri ciddi girişimlere, kararlılıkla duracaklarının altını çizdi. Fransa'ya yönelik kararın ardından alınan yaptırım kararlarını anımsatan Erdoğan şunları kaydetti:

"Yasa teklifinin Fransa'daki seyrine göre, biz de önlemlerimizi etap etap açıklayacak ve kararlılıkla da uygulayacağız. Biz hiçbir şeyin üzerini örtme niyetinde değiliz. Biz, tarihin aydınlatılmasına değil, tarihin çarpıtılmasına karşıyız. Parlamentolarda alınan her karar, tarihin aydınlatılmasını geciktirecek, 1915 olaylarının iç yüzünün ortaya çıkmasına, bu hadiselerin bilimsel şekilde tartışılmasına engel teşkil edecektir. Türkiye olarak, Hükümet olarak, bu kampanyaları, bu haksız itham ve iddiaları tek tek takip ediyor, diplomatik girişimlerimizi yoğun şekilde sürdürüyoruz. Aynı şekilde, biz, bilimsel çalışmaları da teşvik ediyor, tarihi çarpıtanlara karşı; belgelerle, delillerle cevap veriyoruz. Bu yöndeki girişimlerimizi de artık yoğunlaştırarak sürdüreceğiz. Fransa Cumhurbaşkanı ve Ulusal Meclis'teki kararı alan milletvekillerinin ırkçı, ayrımcı, Türkiye ve İslam karşıtı tavırlarını, her zeminde, her platformda dile getireceğiz. 1915 olaylarını aydınlatmak için çaba harcadığımız kadar, bu hadiseleri istismar edenleri, bu hadiseler üzerinden politik çıkar sağlamaya çalışanları da cesaretle deşifre edeceğiz. Bu tür girişimler, Türkiye'nin büyümesini, bölgesinde, dünyada, medeniyetleri kucaklaştıran, barışı güçlü şekilde savunan bir ülke olarak ilerlemesini asla engelleyemeyecektir."

"SURİYE'DE TEPKİMİZİ KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Erdoğan, dış politikaya yönelik mesajlarında Ortadoğu'da yaşanan Arap Baharı'na ve Suriye'deki son gelişmelere de değindi. Sıfır sorun politikası ile yola çıktıklarını ama bunun tepkisizlik olarak anlaşılmaması gerektiğini kaydeden Erdoğan her zaman yapıcı olduklarını ve böyle olmaya devam edeceklerini vurguladı. Suriye'deki hassasiyetlerinin çıkar eksenli değil, insanlık kardeşlik eksenli olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, "Suriye'de kardeşlerimize zulmedilmesi, sokak ortasında kardeşlerimizin katledilmesi karşısında hiç kimse bizden sessiz, tepkisiz kalmamızı bekleyemez. Düşünebiliyor musunuz şurada birkaç ay içerisinde 5 bin civarında burada insanımız, burada kardeşlerimiz öldürüldü. 9 yıl boyunca, bu duruma gelinmemesi için bizlerin bu hissiyatla Suriye yöneticilerine yaptığımız uyarılar maalesef dikkate alınmadı. Bize, reformlar konusunda söz verildiği halde, bu sözler tutulmadı. Maalesef, bu güven vermeyen tavır, bugün artık halkına zulmeden, kendi halkına ağır silahlarla ölüm yağdıran bir aleni zulüm halini aldı. İşte rakam verdim sizlere: 5000'i aşkın vatandaşını, kardeşini öldüren bir yönetim. Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmaya, onların haklı mücadelesini, onların hak taleplerini, kardeşlik hukuku içinde savunmaya devam edeceğiz. Suriye'de, kendi halkına zulmeden yönetim yerini halkın idaresine bırakıncaya kadar da tepkimizi cesaretle ortaya koymayı sürdüreceğiz" dedi.

Erdoğan ayrıca, Irak'taki gelişmeleri de son derece tehlikeli bulduklarını belirterek, taraflara itidal çağrısını iletti.

- Ankara

8/10 (12 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12