Başbakan Erdoğan: "Türkiye'yi Karanlığı Çekmek İsteyenlere Prim Vermeyeceğiz"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi Karartmak İsteyenlere, Türkiye'nin Başarılarına Gölge Düşürmek İsteyenlere, Türkiye'yi Yeniden İstikrarsız, Güvensiz Bir Ortama Çekmek İsteyenlere Asla Prim Vermiyoruz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi karartmak isteyenlere, Türkiye'nin başarılarına gölge düşürmek isteyenlere, Türkiye'yi yeniden istikrarsız, güvensiz bir ortama çekmek isteyenlere asla prim vermiyoruz. Bizim sözlüğümüzde, bizim lügatimizde artık "kriz' kelimesi yoktur, bir daha da asla olmamalıdır. Beş buçuk yıl boyunca istikrar ve güven ortamına daima vurgu yaptım. Şu içinden geçtiğimiz günlerde, bu iki kavramın ne derece hayati olduğu bir kez daha ispatlanmıştır" dedi.

Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş konuşması televizyonlarda yayınlandı. Ankara Aydınlıkevler Anadolu İletişim Meslek Lisesinde çekimleri yapılan Ulusa Sesleniş konuşmasında Erdoğan, eğitimin, ekonomi, dış ilişkiler alanında yaptıklarını anlatarak istikrar vurgusu yaptı. Çekimlerin yapıldığı lisenin sahip olduğu teknik imkanları ve kendi meslek kolunda ulaştığı kapasiteyi göstermesi bakımından son derece çarpıcı bir örnek ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye'de artık bir şeylerin iyiden iyiye değişmekte olduğunun en güzel örneklerinden biri olduğu için bugün bu programı burada çekmeyi tercih ettik. Hem bütün okullarımız gibi liselerimizin de son dönemde kazandığı ilerlemeyi göstermek, hem de mesleki eğitimin bir ülke için ne anlama geldiğini açıkça ortaya koymak için bu lisemiz gerçekten de son derece çarpıcı bir örnek" dedi. Eğitim sisteminin sadece nicelik açısından değil, nitelik açısından da çıtasının her geçen gün yükseldiğini kaydeden Erdoğan, 2002 yılında 7,5 milyar YTL olan Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini, bu yıl itibariyle yaklaşık 23 milyar YTL'ye yükselterek, 2002 yılına göre yüzde 207'lik bir artış sağladıklarını belirtti. Başbakan Erdoğan rakamlarla eğitim alanında yaptıklarını rakamlarla anlattı.

-"EN ÖNEMLİ KAZANCIMIZ İSTİKRAR"-

Türkiye ekonomisinin daha önce hiç görmediği kazanımlar elde ettiğini ve çok sağlam ve sağlıklı bir zeminde ilerlemeye başladığını belirten Erdoğan şöyle dedi:

"Defalarca ifade ettim; ülke olarak her alanda büyük atılımlarla geçen son beş buçuk yıllık dönem içinde en önemli kazancımız istikrarımız olmuştur. Dolayısıyla şartlar ne olursa olsun istikrarımızı, istikametimizi, gidişatımızı korumak zorundayız. Lütfen hatırlayınız: Yıl 1979, Türkiye'de ekonomik kriz var. Yıl 1982, Türkiye'de ekonomik kriz var. Yıl 1987 Türkiye'de ekonomik kriz var. 1990, 1991, 1993 ve 1998 yıllarında yine Türkiye'de ekonomik kriz var. Yıl 2000 Türkiye'de ekonomik kriz var. Yıl 2001, Türkiye'de yine ekonomik kriz var. Bunların hepsini, sizler de, bizler de bizzat yaşadık. Her krizde biraz daha yoksullaştık, biraz daha kaybettik. Dikkat ediniz, her iki yılda, üç yılda bir Türkiye krize sürüklenmiş. Bir yıl, iki yıl geçici rahatlama olmuş, ama arkasından bir kriz gelmiş, Türkiye'nin varını yoğunu alıp götürmüş. Bu krizler, milletimizin büyük çoğunluğunu fakirleştirmiş, gelir dağılımındaki uçurumu derinleştirmiş, gelecek umutlarını kırmıştır. Hükümet olarak daha ilk günden Türkiye'yi her iki yılda, üç yılda bir krize sürükleyen bu istikrarsızlık, güvensizlik zeminini tedavi etmenin mücadelesine başladık. Bu mücadelemizde zaman zaman engellerle, zorluklarla karşılaştık. Bu ilerleme, kalkınma, gelişme yolculuğundan bizi millet olarak hiç bir güç alıkoyamayacaktır. Bizi alıkoyacak tek bir şey varsa o da, birlik ve beraberliğimizin bozulmasıdır. O da, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenemediğimiz zamandır."

-"LÜGATİMİZDE KRİZ KELİMESİ YOKTUR"-

Erdoğan bu tuzağın farkında olarak birlik ve beraberliklerini herşeyin üzerinde tutarak, ortak değerlerini hep birlikte yüceltmek durumunda olduklarını kaydetti. Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı da anlatan Erdoğan, "Şimdi de kararlılıkla, cesaretle, samimiyetle yeni ve büyük hedeflere doğru hep birlikte ilerliyoruz. Türkiye'yi karartmak isteyenlere, Türkiye'nin başarılarına gölge düşürmek isteyenlere, Türkiye'yi yeniden istikrarsız, güvensiz bir ortama çekmek isteyenlere asla prim vermiyoruz. Bizim sözlüğümüzde, bizim lügatimizde artık "kriz" kelimesi yoktur, bir daha da asla olmamalıdır. Beş buçuk yıl boyunca istikrar ve güven ortamına daima vurgu yaptım. Şu içinden geçtiğimiz günlerde, bu iki kavramın ne derece hayati olduğu bir kez daha ispatlanmıştır" dedi.

-"TÜRKİYE DÜNYAYA KAPILARINI KAPATAMAYACAK KADAR BÜYÜK"-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin dünyaya kapılarını kapatamayacak kadar büyük, o kadar önemli, geleceği o kadar parlak bir ülke olduğunu da söyleyerek, küresel yatırımları artırmaya, küresel ticarette ağırlığını koymaya devam edeceğini söyledi.

Uyguladıkları dış politika nedeniyle Türkiye'nin uluslararası alanda dikkat çeken, takdir edilen, inisiyatif alan ve sözünü dinleten itibarı yüksek bir ülke konumuna geldiğini de söyleyerek, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve AB süreciyle ilgili gelişmeler hakkında bilgi verdi.

-"MİLLİ TAKIM TÜRKİYE'NİN AYDINLIK YARINLARININ HABERCİSİ"-

Erdoğan, Avrupa Futbol Şampiyonasında Türk Milli Futbol Takımının elde ettiği başarıya da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maçların son anlarına kadar mücadeleyi bırakmayarak hedeflerine ulaşan gençlerimizin azmi, inancı, kararlılığı ve elbette kabiliyetleri her türlü takdirin üstündedir. Ben de Viyana'da çeyrek final karşılaşmasında onları tribünden izleyenler arasındaydım. Sadece bizler değil, bütün eksiklerine ve zorluklarına rağmen futbolcularımızın saha içindeki mücadelesinden ilham alan milyonlarca dünya insanı da ayyıldızlı takımımızla gurur duydu. Ülkemizi başarıyla temsil eden milli takım ailemize, teknik heyetimiz ve futbolcularımıza, federasyon başkanımıza ve tüm diğer federasyon yetkililerimize burada bir kere daha teşekkür ediyorum. Yarı finalde çok üstün bir oyun sergilememize rağmen bu kez olmadı. Tarihinde ilk defa yarı final oynamak, ilk dörde girmek elbette milli takımımız için çok önemli bir başarıdır. Ama çıkardığımız oyunla unutulmaz heyecanlar yaşatarak daha iyisini hak ettiğimizi de ortaya koyduk. İnşallah daha iyi başarıları hep birlikte kutlayacağız. Bunlar Türkiye'nin aydınlık yarınlarının işaretleridir, çok daha güzel günler bizi bekliyor ve olacak diyorum, inanıyoruz ve olacak, başaracağız." (ANKA)

(İG/ZG)

Kaynak: ANKA