Başbakan Erdoğan: "Akman'ı Partimle İlintilendirmek Namertliktir" (1)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri Ev. Davası'nda Yargılanan RTÜK Başkanı Zahid Akman'a Yapılan Eleştiriler veya Hakkında Söylenenlerin, Kendi Partisiyle İlgili Konular Olmadığını Söyleyerek, "O Konuyla İlgili Partimi İlintili Hale Getirmek Namertliktir. Benim Partimin Hiçbir Zaman Kasasına Hiçbir Yerden Kayıt Dışı Para Girmemiştir, Girmez" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri Ev. Davası'nda yargılanan RTÜK Başkanı Zahid Akman'a yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenlerin, kendi partisiyle ilgili konular olmadığını söyleyerek, " O konuyla ilgili partimi ilintili hale getirmek namertliktir. Benim partimin hiçbir zaman kasasına hiçbir yerden kayıt dışı para girmemiştir, girmez" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan NTV'de Murat Akgün'ün sorularını yanıtladı. Erdoğan, Deniz Feneri eV. Davası'nda yargılanan RTÜK Başkanı Zahid Akman'a ilişkin yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenlerin, kendi partisiyle ilgili konular olmadığını vurguladı. Akman'ın bir ay sonra da zaten aday olmayacağını açıkça ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "Burada fırtınalar koparmaya gerek var mı?" diye sordu. Erdoğan, "Zahid Bey'e yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenler, benim partimle ilgili konular değildir. O konuyla ilgili partimi ilintili hale getirmek namertliktir. Benim partimin hiçbir zaman kasasına hiçbir yerden kayıtdışı para girmemiştir, girmez" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Akman'la ilgili açıklamalarının ise, Arınç'ın kişisel kanaati olduğunu söyledi. Deniz Feneri Davası'nın bir yargı süreci olduğunu ve devam ettiğini, bittiğinde de herkesin karşılığı neyse bu karşılığı bulacağını kaydeden Erdoğan şunları kaydetti:

"Alman mahkemeleri kalkıp bu noktadan bir talepte bulunuyor. Anında buradan bir karar çıkıyor. Bu kararın çıkması Alman mahkemesinin talebi üzerine, Türkiye'nin içinde olan bir konu değil. Fakat Türk yargısı Alman yargısından talepte bulunuyor. Alman yargısı hala Türk yargısına cevap vermiyor. Bu da enteresan. Burada dengeyi iyi korumak lazım; benim yargımın bu noktadaki duruşuna oradan saygı duyulmayacak ama onlar talep ettiği zaman biz anında oraya cevap yetişmenin gayreti içersine gireceğiz. Burada dengeleri bir defa iyi korumak lazım.

"-"KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞIM BENİM KARDEŞİM"

Başbakan Erdoğan Kürt Sorunu'na ilişkin ise, bölgedeki Kürt kökenli vatandaşların "kimlikleri tanınmıyor" düşüncesinin doğru olmadığını belirterek, "Alt kimliği saygıyla karşılıyoruz. Üst kimlik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bütün etnik unsurlar saygındır.

Bölgeye en çok giden siyasi lider benim. Bu güne kadar attığımız adımları kararlılıkla sürdüreceğiz. TRT-Şeş adımını attık. Sıkıntıları gideren bir iktidar işbaşında. Kürt kökenli vatandaşım benim kardeşim" diye konuştu.

DTP'nin sorunların çözümü için neler yaptığını sormanın gerekli olduğunu söyleyen Erdoğan, DTP'nin Kürt sorunu çözümüne yönelik olarak "İktidara nasıl yardımcı olurum?"u düşünmesinin gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Onlar günlerini eylemler üzerinden nemalanmakla geçiriyor. Huzursuzluk ortamını tahrik ediyorlar. 'Barış çiçeği' diyorlar. Molotofkokteyliyle barış çiçeği olur mu? Şehir halkını sindirme politikalarıyla barış olur mu? Ahmet Türk'le görüşmeyi gündemden düşürmüş değilim. Biz kendimizi bu konuda görüşmeye hazırladığımız esnada şehit haberleri geldi. Gelin PKK örgütünü terör örgütünü ilan edin diyoruz. Tam tersine örgütün avukatlığına savundular. Bu işleri zorlaştırıyor. Taraflar silah bırakmalı deniyor. Böyle bir şey olmaz. DTP'den tek yanlı çağrı bekliyoruz" diye konuştu.

Af meselesiyle ilgili durumun da çok farklı olduğunu belirten Erdoğan, kendilerinin "Eve Dönüş Yasası" çıkardıkları ancak DTP'nin bunun da önünü kestiklerini ifade etti.

-"KARŞIMDA MERT İNSAN ARIYORUM"-

Başbakan Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'la yaşadığı üslup tartışmalarına ise yeni bir boyut getirdi. Baykal'ın şahsiyetiyle uğraşmadığını ifade eden Erdoğan, "Kendileri hakkında 1 trilyonluk hazine yardımı ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin kararı var. Asıl yolsuzluk burada. Bu yolsuzluk değil mi? Bu parayı nereye kaçırdınız. Anayasa Mahkemesi tescil etti bunu. Ben merdim, karşımda mert olan insan arıyorum. Kendisi namert ise bilemem" diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti:

"Sayın Baykal "sen'i samimiyetimden söylüyorum diyor, hadi anladık, bu nasıl bir samimiyetse... "En kaba başbakan' derken de mi samimiyetten söylüyor.? Bunun nezaket neresinde anlamakta güçlük çekiyorum. Hiçbir zaman şahsıyla ilgili benden hakaret görmeyeceksiniz. Ama Baykal'ın şahsımla ilgili hakaretini hep göreceksiniz. Kampanyaları hep hakaret üzerinedir. O saygısızlığına devam etsin. Ben bunu yapmayacağım."

-"ÜSLUBUM SERT OLABİLİR"-

"Sert sözlerimden pişman olduğum anlar olabilir. Bulunduğum makam nedeniyle binlerce kişiyle muhatabım. Hedefteki insansınız. Tüm siyasi partiler size saldırıyor. Biraz da medya bu işi karıştırıyor. Benim üslubum sert olabilir. Herkesin üslubu yumuşak olacak diye bir şey yok. Ben sert olduğumu kabul etmiyorum. Arkadaşlarım beni iyi tanırlar. İnsanlar beni bu halimizle seçti. Muhtevada ülkenin değerleri savunuluyorsa bunu eleştirmeye kimsenin hakkı yok. Üslubumda sertlik olmuşsa bile hiçbir zaman asli karakterimin tezahürü değildir.

Karikatürlerin de insaf çizgisi içinde olmasını isterim. Nükte taşıyanına eyvallah. Değerlere saldırı niteliği taşıyorsa eleştiririm." (ANKA)(DEVAM EDECEK)

(GO/BÜN)

Kaynak: ANKA