Adalet Bakanı
Mehmet Ali Şahin, kamuoyunda tartışmalara neden olan Yargı Reformu Strateji Taslağı ile ilgili olarak, "Kimseden birşey saklıyor falan değiliz. Herşey ortada cereyan ediyor" dedi.
Bakan Şahin, Danıştay'ın 140. Kuruluş Yıldönümü töreni çıkışında gazetecilerin Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'e sunulmasının ardından kamuoyunda yaşanan tartışmalara ilişkin gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Türkiye'nin 2005 yılından beri AB'ye katılım müzakereleri içinde olduğunu hatırlatan Bakan Şahin, 35 fasılda müzakerelerin devam ettiğini söyledi. Bu fasıllardan birinin ise 'Hukuk ve Temel Hakları' içeren 23. fasıl olduğunu belirten Bakan Şahin, "Bu fasılın açılabilmesi ve müzakerelerin bitebilmesi için Yargı Reformu Strateji Belgesi hazırlanarak AB Komisyonu'na sunulması gerekiyor. Bu konudaki çalışmalar daha önceden başladı. Adalet Bakanlığı ile AB Komisyonu üyeleri arasında bir ön çalışma yapıldı, bir taslak hazırlandı" dedi. Adalet Bakanlığı'nın sitesinde yayınlanan bu taslağın 20-24 Mayıs tarihleri arasında HSYK üyeleri, tüm başsavcıların, Adalet Komisyonu başkanlarının katılacağı Antalya kampında ele alınacağını ve tartışılacağını ifade eden Şahin, daha sonra bunun yüksek yargı organlarının başkanları olmak üzere diğer organlara göndereceğini bildirdi. Adalet Bakanlığı'nın hukuk alanında atmış olduğu bütün adımların kollektif çalışma sonucunda atıldığını vurgulayan Bakan Şahin, "Bundan sonra da Yargı Reformu Strateji Taslağı'nda hedef olarak gösterilen yasal düzenlemeleri yine aynı anlayışla yapacağız" diye konuştu.
Bir gazetecinin Yargıtay Başkan Vekili Osman Şirin'in taslağın kendilerinden önce Rehn'e verilmesine ilişkin yaptığı eleştiriyi hatırlatması üzerine Bakan Şahin, şunları söyledi: "Konuyu incelemeden, araştırmadan bu strateji belgesini ne anlama geldiğini, bir zahmet açıp sormadan alalacele yapılmış bir açıklama olarak değerlendiriyorum. Ben Sayın Başkan Vekilini çok yakinen tanırım. Geçmişte de Adalet Bakanlığı'nın bu yasal düzenlemeleri nasıl yaptığını çok iyi bilebilecek durumdadır. Bundan sonra da kollektif bir çalışma ile bunları yapacağız. Biraz acele ile yapılmış açıklamalardır. Ama ben bu açıklamalar nedeniyle rahatsız olmadım. Çünkü son derece önemli, önümüzdeki 5 yılı hedefleyen alanda tartışmaların şimdiden başlamış olmasından da mutluluk duyuyorum. Bir konu tartışılırsa ve birçok taraf tarafından benimsenirse en doğruyu bulabileceğimize inanıyorum. Tabi ki kurullarımız ve yargıçlarımın katılmadığı yasal düzenlemeler olabilir onlar masaya yatırılır. Aklın yolu birdir ve en doğrusu neyse o bulunur ve yolumuza devam ederiz." 'Neden bunun AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri'ne verildiği yönünde' yapılan eleştirilere atıfta bulunan Bakan Şahin, "Zaten bu çalışmaları biz onlarla uzun süreden beri yapıyoruz. 23. faslın açılabilmesi için bizim bunu olgunlaştırmamız gerekiyor. Zaten biz bunu hakimlerimizle ve savcılarımızla tartışacağız. Daha sonra son şeklini vereceğiz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde şunları yapmayı planlıyoruz dedik. Bu bizim AB yolunda hükümet ve Adalet Bakanlığı olarak çok samimi gayretli çalışma içerisinde olduğumuzu gösterir. Bu anlamı kazandırmak için böyle bir taslak kendilerine bahsedilmiştir.Türkiye şeffaftır, açıktır. Hiçbir şey gizli değildir. Herşeyi toplumun huzurunda tartışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Şahin, taslakta askeri hukuk alanında düzenlemeler konusunda Genelkurmay'dan görüş alınıp alınmadığı yönündeki soruya ise bu taslağın bir ön taslak olduğunu, taslak olgunlaştıktan sonra kurumların görüşlerini alacakları cevabını verdi. Şahin, "Bu taslak önemli değil, bu taslaktan çıkacak yasal düzenlemeler önemli. Bu yasal düzenlemeleri yaparken şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün kurumlarımızın temsilcilerinin bulunduğu komisyonlar çalışacaklar, olgunlaştıracaklar. Kimseden birşey saklıyor falan değiliz. Herşey ortada cereyan ediyor kimse endişe etmesin" dedi.
Bir gazetecinin TBB Başkanı Özdemir Özok'un Türkiye'nin polis devleti olma yolunda olduğuna ilişkin sözlerini hatırlatması üzerine Şahin, "Özdemir Özok benim dostumdur. Ben de bir avukatım, benim başkanımdır. Ama konuşmaları daha çok siyasi içerikli oluyor. Sanki bir parti genel başkanı üslubuyla konuşuyor. Çoğu değerlendirmelerini de subjektif bulduğumu ifade etmek istiyorum. Kendisine ve konuşmalarına saygı duyduğumu ifade etmek istiyorum" dedi.
(EDA-NÇ-Y)