Kültür ve Turizm Bakanı
Ertuğrul Günay, "Sürgün ve Ölüm" isimli belgeselin galasında yaptığı konuşmada, "Hiç kimse doğduğu topraklardan kendi iradesinin dışında kopmak zorunda bırakılmasın. Allah kimseyi vatanından cüda etmesin" dedi.
Zeytinburnu Belediyesi tarafından hazırlanan "Sürgün ve Ölüm" belgeselinin galası Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Salonu'nda yapıldı. Galaya, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Turkuaz Hareketi Lideri Ali Müfit Gürtuna, eski İstanbul Milletvekili Nevzat Yalçıntaş, manken Vahe Kılıçarslan ve çok sayıda davetli katıldı. Sunuculuğunu Bedirhan Gökçe'nin yaptığı gala gecesinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Hiç kimse doğduğu
topraklarda kendi iradesinin dışında kopmak zorunda bırakılmasın. Allah kimseyi vatanından cüda etmesin. Akif ne kadar güzel söylüyor. Akif de kendi doğduğu topraklardan gelip bu mukaddes vatanımızın istikbali için sokak sokak, meydan meydan dolaşmış bir büyük vatanseverdir. 'Canı cananı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyor. Bu gerçekten insan içine işleyen bir niyazdır. Ve ben bu niyazı tekrarlıyorum" dedi.
Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, "Bu belgeselin gerçekleşmesinde Zeytinburnu halkının maddi ve manevi çok büyük katkısı olmuştur" diye konuştu. Başkan Aydın'ın konuşmasından sonra, davetlilere çekilen belgeselin tamamı izletildi.
- "BELGESEL, SOYKIRIM İDDİALARINA CEVAP NİTELİĞİNDE"
Belgeselde, Türklerin 500 yıllık vatanlarından sürülüşünün kan, gözyaşı ve acı dolu öyküsü çarpıcı fotoğraf ve görüntülerle dünya kamuoyunun gündemine taşınıyor. Balkanlar başta olmak üzere Kafkasya, Kırım ve Doğu Türkistan'dan göçe zorlanan milyonlarca Türkün sessiz çığlığının yankılandığı "Sürgün ve Ölüm" adlı belgesel, "Türkler soykırım yapmıştır" iddiaları ile kafaları bulandıranlara bir cevap olduğu belirtildi. Belgeselin, asıl soykırımın Türklere karşı işlendiği gerçeğini en çarpıcı belge ve
görüntülerle ortaya koyduğu bildirildi. Vatan edindikleri topraklardan bin bir türlü işkence ve zulümle uzaklaştırılan, milyonlarcası yollarda hayatını kaybeden Türklerin son 150 yılı büyük acılarla dolu. Bu büyük sürgün sırasında 5.5 milyon Türk ve Müslüman hayatını kaybetti, 10 milyona yakını evinden, yurdundan oldu. 150 yılda yaşanan acılar, 'Sürgün ve Ölüm' belgeseliyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor.
"Sürgün ve Ölüm" dillerini, dinlerini, namuslarını korumak için yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan sürülen milletimizin, acılarla, ihanetlerle, işkencelerle dolu göçünü, belgeler ve tanıklarıyla anlatan çarpıcı bir belgesel film. Tarihte gün ışığına çıkmayan ya da unutulan olayların sessiz tanıklarının dramı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilen belgesel filmin yapımcılığını Zeytinburnu Belediyesi üstlenirken, yönetmenliğini Ahmet Okur yaptı. Filmin senaryosu Cemil Yavuz'a, müzikleri ise Ali Otyam'a
ait.
- BELGESEL FİLMİ İÇİN 500 SAATLİK ÇEKİM YAPILDI
Türklerin başta Balkanlar olmak üzere Kafkasya, Kırım ve Doğu Türkistan'dan tehciri, ilk kez bu kadar kapsamlı bir çalışmayla dile geliyor. "Sürgün ve Ölüm" adını taşıyan belgeselde, Osmanlı'nın son 150 yıllık döneminde soykırım, baskı ve işkence yapılarak göçe zorlanan insanların dramı anlatılıyor. 3 yılda 130 kişilik ekiple çekilen film için Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Romanya, Ukrayna, Kırım, Avusturya, Moldova ve Macaristan'da 114 bin km yol kat
edildi. 13 ülke, 53 şehir ve 169 köyde çekimler gerçekleştirildi. 9 bölümden oluşan belgesel için göçü yaşayan 350 kişiyle röportaj yapıldı. Fotoğraf ve belge araştırmaları sonucu çeşitli ülkelerden temin edilen toplam 9 bin adet fotoğraf, belgeselde kullanılmak üzere seçildi. Canlandırmaların da yapıldığı çekimler boyunca, 130 kişilik çekim ekibi, 780 adet figüranla çalışıldı. Bin adet kostüm diktirildi, 2 bin adet aksesuar hazırlandı. Her bölümü 60 dakikadan oluşan belgesel için 500 saatlik çekim
yapıldı.
Sinema tadında çekilen belgeselin ilk bölümü aynı zamanda diğer bölümlerin de özeti niteliğinde. Orta Asya'dan başlayıp Osmanlı Dönemi'ne kadar Batı'ya yapılan göçler, ardından geriye dönüş diyebileceğimiz günümüze uzanan hüzün dolu göçler, belgelerle izleyiciye sunuluyor. Televizyon için hazırlanan belgeselde; Kırım, Makedonya, Yunanistan, Doğu Türkistan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova ve iç göç anlatılıyor. Aralarında Prof. Dr. Kemal Kapat, Prof. Dr. Yusuf Hamzaoğlu, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve Prof.
Dr. Mehmet Saray gibi isimlerin bulunduğu birçok bilim adamının görüşüne başvuruldu.
(MY-CİN-KK-KK-Y)