Çavuşoğlu: Boğaz'dan Füzeli Geçiş Provokasyon, Gerekli Girişimler Yapıldı

Çavuşoğlu: Boğaz'dan Füzeli Geçiş Provokasyon, Gerekli Girişimler Yapıldı Haber Videosunu İzle
Çavuşoğlu: Boğaz'dan Füzeli Geçiş Provokasyon, Gerekli Girişimler Yapıldı
Haberin Videosunu İzle
Haberin Videosunu İzle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Rus gemisinde bir askerin omzunda füzeyle verdiği görüntü için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Provokasyon olduğu çok nettir. Gerekli girişimleri de zaten yaptık. " dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Her şeyden önce Rus gemisinin boğazdan bu şekilde geçmesi, bir askerin omzunda bir füzeyle geçmesi alışık bir durum değil. Bugüne kadar olmamıştır. Dolayısıyla provokasyon olduğu çok nettir" dedi.

"PROVOKASYON, GEREKLİ GİRİŞİMLERİ YAPTIK"

24 TV'de canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, "Rusya'nın İstanbul Boğazı'ndan geçen bir savaş gemisinin üzerindeki bir askerin elinde füzeyle görüntü vermesi konusunda Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve uluslararası anlaşmalara göre Türkiye'nin yapabileceği bir şey var mı?" sorusuna, "Her şeyden önce Rus gemisinin boğazdan bu şekilde geçmesi, bir askerin omzunda bir füzeyle geçmesi alışık bir durum değil. Bugüne kadar olmamıştır. Dolayısıyla provokasyon olduğu çok nettir. Rusya'nın bundan vazgeçmesini istiyoruz. Gerekli girişimleri de zaten yaptık. Savaş gemilerinin boğazdan nasıl geçeceği belli. Montrö Antlaşması bunu düzenlemiş. Bu gemiler tabii ki bize de tehdit değil ama bugüne kadar boğazdan geçen gerek Rusya'nın gerekse başka ülkelerin gemilerine yönelik Türkiye'den de herhangi bir engel ya da tehdit oluşturmamıştır. O nedenle geminin bu şekilde geçmesi apaçık tahrik edici bir geçiştir. Bunun sonlandırılması gerekiyor" karşılığını verdi.

"BUGÜNE KADAR MONTRÖ'YE RİAYET ETTİK"

Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin yanı sıra bir de uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, "Montrö'nün düzenlediği kurallar belli. Biz bugüne kadar Montrö'ye tamamen riayet ettik. Sadece Rusya için değil başka ülkelerin gemileri için. Durdurulması gereken gemilerde de o kuralları tamamen uyguladık. Geçişler konusunda da Montrö'nün elverdiği şartlarda hiçbir engel çıkarmadık. O nedenle Rusya'nın bu tür tutumlardan vazgeçmesi lazım. Genel anlamda zaten tahrik edici söylemlerinden, tutumlarından vazgeçmesi lazım" dedi.

"PUTİN ÖZÜR DİLEDİYSE DEMEK Kİ HATA YAPTILAR"

Rus savaş uçağının Türk hava sahasında vurulduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "Dolayısıyla sınırımızı ihlal etti. Daha önce de üç defa ihlal etmişti. Daha önceki Rusya'nın yaptığı ihlallerden dolayı Rusya özür dilediyse bizzat Putin özür dilediyse demek ki hata yaptılar. Uluslararası hukuku, bizim hava sahamızı ihlal ettiler. Biz de böyle olmasını istemezdik. Bunu da samimi bir şekilde söylüyoruz, kimseden korktuğumuz için değil. O nedenle Rusya'nın daha olgun bir devlet gibi davranmasını bekliyoruz. 'Suhuletle bu olaya yaklaşık her şeyi açık konuşalım, ondan sonra bu işin üstesinden gelelim' diyoruz. Çünkü bu gerginliğin Rusya'ya bir faydası yok. Öyle görülüyor ki zaten rahatsızlıklar var. Rusya'da da var, tüm dünyada da var bu gerginlikten dolayı. O nedenle Rusya'nın böyle boğazdan geçen bir geminin üzerine bir asker çıkartıp üzerine bir füze koymasının bir anlamı yok. Olgun bir tutum değil bu." dedi.

"TESADÜF DEĞİL"

Sunucunun "Spontane bir şey olabilir mi?" sorusuna ise Çavuşoğlu, "Bugüne kadar hiç olmadı. Böyle bir zamanda olması doğrusu akla ilk önce provokasyon olduğunu getiriyor. Bugüne kadar hiç olmayan bir şey çünkü. Bence tesadüf değil" yanıtını verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk askerinin Musul'da bugüne kadar 2 bin 500 Peşmerge'yi eğittiğini açıkladı.

TÜRK ASKERİNİN KUZEY IRAK'A GİRMESİ: TÜRKİYE'DEN HEP YARDIM İSTEDİLER

Çavuşoğlu, Türk askerinin Musul'daki nöbet değişimine yönelik, " Musul'da ne oldu ve orada Bağdat'la Erbil arasında bir bakış farkı mı var?" sorusuna, "Yeni hükümet kurulduktan sonra Türkiye'den hep yardım istediler. Gerek Savunma Bakanlığı, gerekse İçişleri Bakanlığı, yönetim, Abadi defalarca söyledi, 'DEAŞ'la (IŞİD) mücadelemize Türkiye daha aktif destek vermeli.' Askeri destekleri veriyoruz, mühimmatları veriyoruz. Öldürücü olmayan ihtiyaçlarını, gereçlerini tamamlıyoruz, veriyoruz. Ama onun dışında hem Peşmerge'ye eğit-donat desteği veriyoruz. Bugüne kadar 2 bin 500 civarında Peşmerge'yi eğittik. Orada içeride eğit-donat veriyoruz. Tabii Irak içinde en ciddi yapılanma içinde olan güvenlik gücü Peşmerge. Henüz Bağdat'ın böyle bir ordusu yok. Ağırlıklı Şii milislerden oluşuyor. Yani Abadi'den önceki yönetimin, Maliki'nin oluşturduğu bir yapılanma. Bu da zaten Irak'ı felakete götüren yapılanma. Irak yeni bir kanun kabul etti. Ulusal Muhafızların Kurulması Kanunu ve Musul'da Ulusal Muhafızlar kurulmaya başladı. Musul Valisi'nin ve Irak yönetiminin daveti üzerine bizim askerlerimiz buraya gitti. Burada Başika'da oluşturduğu bir yapılanmayla eğit-donat desteği verdi. Yine aynı şekilde burada da 2 bin 500 civarında Ulusal Muhafızı, askeri eğitti. Bunların bir kısmı halen eğitimine devam ediyor. Daha üst düzeyli eğitim almak için buradalar" karşılığını verdi.

"KİMİN BAĞDAT YÖNETİMİNİN RIZASI OLMADAN ASKER GÖNDERDİĞİNİ BİLİYORUZ"

Başika'da bir taraftan eğitim verirken, diğer taraftan eğit-donat desteği veren Türk askerine tehditlerin de arttığını söyleyen Çavuşoğlu, "Hemen yanı başımızda, Musul'da DAEŞ unsuru var. Bir taraftan da tabii ki değişimler oluyor. Bu tehditlere karşı tabii ki burada eğitim veren askerlerimizin güvenliğini sağlamak da bizim görevimiz. Bu tür intikaller olabilir. Ama son günlerde baktık ki zannediyorum bazı komşu ülkelerin de tesiriyle Bağdat yönetiminden tepkiler gelmeye başladı. Kimin baskı yaptığı belli ama Irak'ın buradaki mevcudiyetinin de ne olduğunu biliyoruz ve Bağdat yönetiminin rızası olmadan buraya milisler gönderildiği, asker gönderdiğini, kuvvetler gönderdiğini de biliyoruz. Bunu da zaten saklamıyorlar. Boy boy oradan pozlar veriyorlar, fotoğraflar çektiriyorlar. Bizim elimizde zaten tüm belgeleri var" dedi.

"BÜYÜKELÇİMİZ GEREKLİ BİLGİYİ VERDİ"

Bakan Çavuşoğlu, yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi'nin gerekli bilgiyi verdiğini vurgulayarak, "Aynı şekilde Savunma Bakanımız, Irak Savunma Bakanı'nı aradı ve bunun Irak'ın sınır bütünlüğüne ya da bağımsızlığına yönelik bir hareket olmadığı, kendilerinin de bildiği, burada eğitim veren askerlerinizin güçlendirilmesine yönelik bir adım olduğunu söyledi. Keza Sayın Başbakanımız Abadi'ye bir mektup yazdı ve Irak'ın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığına en çok önem veren ülkenin Türkiye olduğunu ve Irak'ın endişelerini gidermeden de ilave bir intikal yapılmayacağını söyledi. Yine Savunma Bakanı'nı Türkiye'ye bekliyoruz. Önceden beri planlanmıştı. Tüm bunları konuşacağız. Ondan sonra Irak'a nasıl destek verebiliriz, nasıl hareket edebiliriz. Bunları birlikte değerlendireceğiz. Kararlarını alacağız" ifadelerini kullandı.

"BARZANİ 9 ARALIK'TA ANKARA'YA GELECEK"

"Sayın Barzani'nin Ankara'ya gelme ihtimali var mı?" sorusuna ise Çavuşoğlu, "Barzani'nin Ankara'ya gelmesi daha önceden planlanmıştı. Yani bu gelişmelerle hiçbir ilgisi yok. Bu hafta gelecek, 9'unda gelecek. 4'ünde gelecekti, ertelendi. Bu olaylar gelişmeden önce planlanmıştı, tarihi de belliydi ama ertelendi. Bu hafta içinde Barzani Ankara'ya gelecek. Görüşmeler yapılacak. Bu zaten rutin olan bir şey. Bazen bizim yetkililerimiz Irak'a gider, Irak'a gittiği zaman Kuzey Irak'a da gider. Burada da görüşmeler yaparız. Neçirvan Barzani, Mesut Barzani, Türkiye'ye gelirler, görüşmeler her zaman yapılır. Bunlar da Irak'ta ve Kuzey Irak'la olan ilişkilerimizin bir başka boyutudur. Eskiden beri olagelmiştir. Herhangi olağanüstü bir durum yok. Gelmişken her konuyu konuşuyoruz" yanıtını verdi.

"IRAK, AZERBAYCAN VE İRAN'LA HER GÖRÜŞMEMİZDE EN ÖNDE ENERJİ KONULARI OLUR"

Doğalgaz alışverişi için bölgedeki kaynaklara yönelik girişimin başlayıp başlamadığının sorulması üzerine Çavuşoğlu, "Biz doğalgaz ve petrol konusunda her türlü çalışmaları devam ettiriyoruz. Başka ülkelerden alma konusunda, kaynağın çeşitlendirilmesi konusunda zaten öteden beri çalışmalarımız var. Elbette bundan sonraki süreçte de bu çalışmalarımıza hız vereceğiz. Her ülke enerji kaynaklarının bir tek elden olmasını istemez, arzu etmez. Türkiye için de geçerli, başka ülkeler için de geçerli. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri de bugün enerji güvenliği konusunda nasıl alternatif yaratılabilir, bunun çabası içinde. O nedenle bizim Irak'la her görüşmemizde, Azerbaycan'la, İran'la her görüşmemizde enerji konuları en önde olur" değerlendirmesinde bulundu.

"IRAK'TA HERKESİN MEVCUDİYETİ VAR, HEPSİNİN DE AMACI BELLİ"

Bakan Çavuşoğlu, "Musul'la ilgili gelişmelerde ABD'den gelen açıklamalar, biraz kenarda duran, biraz Türkiye'yi yalnız bırakan açıklama hissi verdi. Siz nasıl değerlendirdiniz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Irak'ta herkesin mevcudiyeti var. Almanya'nın da var, Amerika'nın da var, diğer ülkelerin de var. Hepsinin de amacı belli. Diğerleri de bu tür eğit-donat desteği veriyor veya danışmanlık desteği veriyor. Peşmerge ve diğer güçlere. Dolayısıyla bizim buradaki mevcudiyetimiz de gizli saklı bir mevcudiyet değil, herkesin bildiği bir mevcudiyet, herkesin başından beri bildiği ve saygı duyduğu bir durum."

FÜZE KALKANI İDDİALARI

Çin füzesinden vazgeçen Ankara'nın "Fransa-İtalya ortaklığıyla üretilen SAMP-T füzeleri için son görüşmeleri yaptığına" dair iddiaları değerlendiren Çavuşoğlu, "NATO, Dışişleri Bakanları Konsey Toplantısı'nda Türkiye'ye destek kararı aldı ve her türlü desteği vereceğini söyledi. Türkiye'nin savunmasına yönelik tedbirler de alınacak. Füze kalkanı dahil tüm bu konuları bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Müttefiklik böyle günde belli olur, böyle günde önem arz eder. Dolayısıyla NATO'nun hem Türkiye ile dayanışma içinde olması, bunu bir kere daha güçlü bir şekilde göstermesi ve yaptığı açıklamalarda buna vurgu yapması hem de Türkiye'ye bu anlamda destek vermesi önemli" dedi.

"KENDİMİZ ÜRETİM YAPMAK İÇİN İHALEYİ İPTAL ETTİK"

"Çin'le olan füze anlaşması iptal oldu. İkamesi için bir hazırlık, 'Daha acilen bunu çözmemiz gerekiyor' diye Ankara'nın bir düşüncesi var mı?" sorusu üzerine Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Elbette. Biz kendi füzemizi kendimiz üretmek istiyoruz. Bu konuda da bizimle işbirliği yapabilecek ülkelerle ya da şirketlerle çalışırız, şartlarımıza uyarsa. Burada önemli olan teknoloji transferi, her şeyin kendi kontrolümüzde olması. Gerek kullanma bakımından, gerekse ürettiğimiz ürünlerin ihracatı durumunda yani başka ülkeleri satılması durumunda kontrolün tamamen bizde olması önemli. İhalenin iptal edilme sebebi de tamamen bundan ibarettir. Kendimiz üretim yapmak için zaten ihaleyi iptal ettik. Daha önceki ihalede yine teknoloji transferi önemliydi ama üretilen ürünlerin satın alınması da bu ihalenin kapsamı içindeydi. Ama biz tamamen şimdi Türkiye'de kendimiz üretmek istiyoruz. Bunun için de işbirliğine hazırız."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel