Bakan Çağlayan: IMF Öngörüsünü Revize Etmek Zorunda Kalacak

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, IMF'nin Türkiye'nin yüzde 2 büyüyeceğini açıklaması üzerine, "IMF bu öngörüsünü de bir yerde revize etmek zorunda kalacak" dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, IMF'nin Türkiye'nin yüzde 2 büyüyeceğini açıklamasının üzerine, "Orta Vadeli Program hedefi menfi bir yönde ileride revize gerektirmeyecek Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, IMF'nin Türkiye'nin yüzde 2 büyüyeceğini açıklamasının üzerine, "Orta Vadeli Program hedefi menfi bir yönde ileride revize gerektirmeyecek. IMF, Dünya Bankası 2011'le ilgili öngörülerini sürekli revize ettiler. IMF bu öngörüsünü de bir yerde revize etmek zorunda kalacak" dedi.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) ev sahipliği ve Turkcell'in stratejik ortaklığında düzenlenen "Türkiye İnovasyon Konferansı"nın Ankara ayağı olan "Kamuda İnovasyon" konulu konferansın açılışına Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv katıldı.
-SANAYİ ÜRETİMİNDE SÜRPRİZ YOK-
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan toplantının çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin açıklanan sanayi üretimi rakamlarıyla ilgili sorduğu bir soruya Bakan Çağlayan, "Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur diye güzel bir söz vardır bizde. İhracatın yüzde 90'ı sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracattaki artışta sanayi ürünlerindeki artıştan kaynaklanmakta. Bu nedenle açıklanan rakamlar benim için son derece olumlu, sürpriz ile karşılaşmadığım bir gelişmedir." dedi.
-IMF ÖNGÖRÜSÜNÜ REVİZE ETMEK ZORUNDA KALACAK-
IMF'nin Türkiye'nin yüzde 2 büyüyeceğini açıklamasının hatırlatılması üzerine Bakan Çağlayan, "Orta Vadeli Program hedefi menfi bir yönde ileride revize gerektirmeyecek. IMF, Dünya Bankası 2011'le ilgili öngörülerini sürekli revize ettiler. IMF daha önce Türkiye ile öngörüsünde 2.5'lik bir büyüme öngörüsünde bulunmuştu. Benim tahminin Türkiye bizim koyduğumuz hedef doğrultusunda büyümesini gerçekleştirecek. IMF bu öngörüsünü bir yerde revize etmek zorunda kalacak. Türk özel sektörü bu işi gördü ve öğrendi. Ümit ediyorum ki büyüme rakamlarından geriye gidilmeyecek. Bizim aşağı yönlü bir revizyonumuzun şu andaki şartlarda olmayacağı kanaatindeyim. Bütün yol haritamızı bu yönde gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
-İŞİ BİLEN BİR YÖNETİM, EKONOMİK KANALLARI KAPAMAZ-
Suriye konusuna değinen Bakan Çağlayan, Türkiye'nin Suriye'nin ekonomisinin can damarı olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Suriye halkını ve işadamlarını en ufak bir şekilde etkilenmemesini sağlayacak biçimde hareket ettiğini belirten Çağlayan, "Çok çaba sarf ettik ve hala buna dikkat etmeye devam ediyoruz" dedi.
Suriye yönetiminin Serbest Ticaret Anlaşmasını askıya alarak maksadını aştığının kaydeden Çağlayan, "Serbest Ticaret Anlaşmasını askıya alması direkt Suriye'ye zarar verecektir. Keskin sirke küpüne zarar verir. Bugün Suriye yönetiminin almış olduğu karar üretim, imalatta ve tüketimde Türkiye ekonomisine bağlı olan Suriye'de ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bırakmıştır. Suriye kendisine konmuş olan ambargolar nedeniyle bir hasla petrolden dolayı ekonomik durumu geçmiş aylarla kıyaslanmayacak kadar kötü bir durumdadır. Böyle bir durumda işi bilen bir yönetimin yapacağı ekonomik kanalları tıkamamaktır. Ekonomik kanalları açık tutmaktır. Bizim kamyonlarımıza sınırda engel koymak bunlar akla ziyan işlerdir. Bir ülkenin yapacağı en son işlerdir" diye konuştu.
-TÜRKİYE'NİN GİDECEĞİ ÇOK YOL VAR, ÇALIŞMALARA BAŞLADIK-
Suriye'nin her bir aracın gidişinden gelişinden ayrı ayrı olmak üzere 600 dolardan fazla para aldığını anlatan Bakan Çağlayan konuyla ilgili şöyle devam etti:
"Gidiş gelişte şoförler o ekonomiye para aktarıyor. Ha kapatırlar, buyurun kapatın mübarek olsun, Türkiye'nin gideceği çok yol var. Şu anda çalışmalara başladık. Bir ekibim şu anda Mısır'da, Irak'ta ilgili arkadaşlarla görüşüyorlar. Mersin'den Beyrut'a, Mersin'den İskenderiye'ye RO-RO seferlerine yarın başlıyoruz. Diğer yandan Habur'dan Ürdün'e ulaşıyoruz. Sınırda bizim bekletilen tırlarımızı tekrar almaya başladık. Onların bizim araçlara vergilerini artırması yakıt fiyatlarını artırması kendilerinin ekonomilerini etkileyecek. Biz Suriye halkının iş adamlarının zarar görmemesi için çok yoğun çaba gösteriyoruz. Yoksa bu yapılanlara karşı yapılacak en az 10 tane eylemimiz var. Suriye yönetiminin bizim ikili ve transit araçlarımıza şu anda uygulamaya başlamış olduğu tüm uygulamaları bizde uygulamaya başladık. Gerek giren araçların uzunluğu, gerek araçların tonajı, gerek bu araçların geçişi konusunda Ulaştırma Bakanlığı ile bir çalışma yapmış ve bu çalışma yürürlüğe girmiştir. Burada işin yarış noktasına dönmesini istemiyoruz. Bundan dolayı bazı tedbirlerimizi hala almıyoruz ve almamaya devam ediyoruz. Eğer bugün birkaç tedbir daha alacak olsak ekonomik anlamda çok daha fazla sıkıntıya girerler, onları aklı selime davet ediyoruz."
-CARİ AÇIĞI TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE BİR PROBLEM OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ-
Bir gazetecinin IMF'nin Türkiye'nin cari açıkla mücadele ve enflasyon konusunda önlemlerin yetersiz olduğu görüşünü değerlendirmesini istemesi üzerine Çağlayan, cari açık konusunda ciddi bir sorun olduğunu belirterek, "Girdi Tedarik Stratejisiyle artık biz Türkiye'nin açık verdiği sektörleri tek tek tespit ettik. Bu yılın sonuna kadar çok önemli bir devrim maiyetinde bir teşvik sistemi getiriyoruz. Teşvikte de inovasyon yapıyoruz. Cari açığı hedef alan yeni bir teşvik sistemi getiriyoruz. Teşvik sistemi cari açığı ciddi şeklide ortadan kaldıracak olan tedbirlerle donatılmıştır. Bu yıl cari açığımız yüksek ama cari açığımız bu aylardan itibaren düşmeye başladı. 2012 yılında cari açık bugünkü seviyeden çok daha aşağıya düşecektir. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde artık cari açığı Türkiye'nin önünde bir problem olmaktan çıkaracağız" diye konuştu.
-ÇEKLE İLGİLİ DÜZENLEME HER İKİ TARAFI ORTAK NOKTADA BULUŞTURMALI-
Bir gazetecinin TESK Başkanının çek düzenlemeleriyle yaptığı açıklamaları sorması üzerine Bakan Çağlayan, çekle ilgili düzenlemelerin çeki alan ve veren tarafı ilgilendirdiğini belirterek, "Çeki verenin çeki alandan daha fazla sorumluluğunun olduğu bir ortamdayız. Burada bahsedilen şekliyle bir çalışmanın ötesinde her iki tarafı artık bir noktada buluşturacak olan bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Bir taraf çekten hapis cezasının kalkmasını isterken diğer bir taraf sanayiciler üreticiler bir hasla bunun daha da fazla ağırlaştırılmasını istiyorlar. Tek tarafın isteklerine paralel bir düzenleme yapılamaz. Bu konunun üzerinde çalışıyor. Adalet Bakanlığı yoğun çalışmalar yapıyor. Masanın her iki tarafını görüp değerlendirilecek" dedi.
-ARTIK BÜYÜK BALIK KÜÇÜĞÜ DEĞİL; HIZLI BALIK YAVAŞI YUTUYOR-
Ekonomi Bakanlığı Zafer Çağlayan konferansta yaptığı konuşmada ise özel sektör ve kamunun sürekli yeni şeyler söylemek ve üretmek zorunda olduğunu belirterek "Bu konferans ve inovasyon kavramı, 2023 hedeflerine ulaşmanın önemli bir basamağıdır" dedi. Çağlayan, Türkiye'nin önümüzdeki döneme yönelik iddialı hedeflerine ulaşmasında inovasyonun önemine vurgu yaptı. Çağlayan, "Uluslararası rekabet için yeni şeyler söylemek gerekiyor. Bunun yolu da inovasyondan geçiyor. Artık satış ve üretimde yeniliklere açık olanlar kazanacak" ifadelerini kullandı.
Hükümet olarak Ar-Ge konusunda büyük destekler sunduklarını hatırlatan Çağlayan, dünyada en fazla patent ve faydalı model başvurusunun Türkiye'de yapılıyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu kaydetti. Çağlayan, "Artık büyük balık küçük balığı değil; hızlı balık yavaş balığı yutuyor. Dün bugünden kolaydı; yarın bugünden zor olacak" dedi.
-BÜYÜKEKŞİ "İCATÇI DEVLET" İSTEDİ-
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise konuşmasına, konferansın kendisinin ve aynı anda iki ayrı kentte yapılan etkinliklerle sürmesinin bile bir inovasyon örneği olduğunu söyleyerek başladı. TİM olarak hem özel sektör hem da kamunun beraber çalıştığı bir yapı olduklarını hatırlatan Büyükekşi, "Bugün Ankara'da olmamızın anlamlı bir sebebi var. İnovasyon, sadece özel sektörün değil aynı şekilde kamunun da temel meselesi" dedi.
Büyükekşi, rekabet gücünün artmasında kamu ve özel sektördeki dönüşümün büyük önemi olduğunu vurgulayarak; kamuda dönüşüm için ihtiyaç olan çalışmaları sıraladı. Büyükekşi, "Bu çalışmalar; kamunun etkinlik ve verimlilik temelinde dönüşümü, kamu teşkilatlanmasında yeni olanaklar, mobil devlet, e-devlet, klasik performans ölçme sistemlerinde değişim, inovatif ruhu destekleyen icatçı devlet, inovasyon konusunda teşvik modelleri, inovatif ruhu destekleyen icatçı devlet ve klasik performans ölçme sistemlerinin değişmesi olarak özetlenebilir" şeklinde konuştu.
-"2023 HEDEFLERİNİN ALTYAPISI TURKCELL'DEN"-
"Mobil İnovasyonla Sürdürülebilir Başarı" başlıklı bir sunuş yapan konferansın stratejik ortağı Turkcell'in Genel Müdürü Süreyya Ciliv, "Turkcell olarak biz, küresel rekabet için, inovasyona dayalı kalkınma modelini hayata geçirmenin artık bir zorunluluk haline geldiğine inanıyoruz. Türkiye ve şirketlerimizin teknolojiyi daha etkin kullanarak daha fazla katma değer yaratacağına, dünya ile rekabet edebileceğine inanıyoruz. 2023 hedeflerini yakalamak, ihracatımızı 500 milyar dolar seviyesine çıkarmak için gereken teknolojik altyapıya sahibiz. Artık Türkiye'de olmak dezavantaj değil, avantaj. 2023'e giden yolun taşlarını teknolojiyle döşemekte kararlıyız. Biz elimizi bu taşın altına koyuyoruz: 2023 hedeflerinin altyapısı Turkcell'den olacak" dedi.
- Ankara



















