Bahçeli: Başörtüsü Sorunu Ortadan Kalkmamıştır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başörtüsü ile İlgili Yapılan Değişikliğin Anayasa Mahkemesince İptal Edilmesinin Sorunu Ortadan Kaldırmadığını, Kanayan Yarayı Daha da Derinleştirerek Kangren Haline Dönüştürdüğünü Söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başörtüsü ile ilgili yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin sorunu ortadan kaldırmadığını, kanayan yarayı daha da derinleştirerek kangren haline dönüştürdüğünü söyledi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesinin başörtüsü konusunda geçtiğimiz hafta açıklanan iptal kararının, çok ciddi sonuçları olacağını ve etkilerinin uzun süre hissedileceğini bildirdi.
Bahçeli, yüksek yargı organları ile yürütmenin kamuoyu önünde sürdürülen bir kavganın tarafı haline geldiği, anayasal yargının, yasama organının yetki alanına müdahale ettiği bir sürecin yaşandığını savunarak, ''Siyasi gerginliğin kontrolsüz bir biçimde tırmandığı, Cumhuriyetin temel organları arasında yetki çatışması yaşandığı, anayasal kurumların meşruiyet tartışmalarının içine çekilerek yara aldığı bu kargaşa ortamı, Türkiye'yi çok ağır risklerle karşı karşıya bırakmıştır'' dedi.
Risklerin çok geniş bir yelpazeye yayıldığını söyleyen Bahçeli, bunlardan birincisinin yönetilemeyen siyasi krizin ağırlaşarak anayasa krizine dönüşmesi ve bunun sonucu olarak da demokrasinin geleceğini tehdit eden bir rejim bunalımının yaşanması ihtimali olduğunu ifade etti.
MHP lideri Bahçeli, Türkiye'yi karşıt kutupların çatıştığı yaralı ve sorunlu bir ülke haline getirmeyi ve düşman kamplara bölerek çatıştırmayı ve çökertmeyi amaçlayan bu süreçte; etnik temelde bölünme, inanç temelinde cepheleşme, mezhep temelinde dışlama ve ayrışma, devletin ana ilkeleri temelinde kavga ve zıtlaşma dinamiklerinin, bütün yıkıcı etkileriyle harekete geçirildiğini vurguladı.
Başörtüsü konusunda gelinen üzücü noktanın, iflah olmaz siyasi zihniyetlerin ortak eseri olduğunu ileri süren Bahçeli, CHP'nin de işlerin bu noktaya gelmesindeki sorumluluğu üzerinde samimi ve dürüst bir vicdan muhasebesi yapması gerektiğini ifade etti.
MHP'nin, üniversitelerde başörtüsü sorununun çözümü sürecini, iyi niyetle ve samimiyetle harekete geçirdiğine işaret eden Bahçeli, ''AKP'nin bu sürecin çeşitli aşamalarında ortaya koyduğu tutum ise samimiyet ve güvenilirlik bakımından birçok soru işaretini bünyesinde barındırmıştır. Bu konuda bir hüküm verilmesi için yeterli olacak soru işaretleri üç ana başlık altında toplanabilecektir. AKP, başörtüsü düzenlenmesinin ilerde ilk ve orta öğretime yaygınlaşacağı ve kamu hizmetlerinde çalışanların da bu haktan yararlanacağı yolundaki endişeler karşısında, Türk toplumuna inandırıcı güvenceler verememiştir'' dedi.
''Başörtüsü serbestisi sonrası bir baskı ortamı oluşacağı, bu serbestinin zaman içinde kamuya ve orta öğretime yaygınlaşacağı yönündeki endişeleri giderecek sağlam güvenceler verilerek, Ek-17 değişikliğiyle bu süreç sonuçlandırılabilseydi, işler bugünkü noktaya gelir miydi?'' diye soran Bahçeli, ''Türk toplumuna güven vermeyen, rejimle sorunlu ve kavgalı olduğu kanaati Yaygın olan AKP'nin dışında kalacağı bir Parlamento çoğunluğu aynı değişiklikleri kabul etmiş olsaydı, anayasal yargı sürecinin sonucu bugünkünden farklı bir şekilde tecelli eder miydi? Bu sorulara verilecek cevaplar, 'İşler belki de bu noktaya gelmezdi' ve 'Yargı süreci muhtemelen aynı şekilde tecelli etmezdi' ise bu durumda herkes başörtüsü konusunun hangi siyasi zihniyetin kurbanı olduğu hakkında vicdanında bir hüküm verebilecektir'' ifadesini kullandı.
Bahçeli, "Anayasa Mahkemesi kararlarının nihai ve bağlayıcı olduğu, herkesin buna saygı duyması gerektiği bir vakıadır. Ancak, bu durum toplumsal vicdanda yankı bulan bu gerçekleri dile getirmemize mani değildir. Bu konudaki anayasal düzenlemelerin iptal edilmesi sonucu, Türk toplumunun sosyolojik bir gerçeği olan başörtüsü sorunu ortadan kalkmamıştır. Sadece kanayan yara daha da deşilerek kangren haline getirilmiştir. Türkiye'nin sorunlarına çözüm aranacak yegane yer Yüce Meclis'tir'' dedi.
Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesinin kararını hukuki olmaktan ziyade siyasi düşünce ve saiklere dayanan bir karar olarak değerlendirdi. İptal kararının, ''Yetki aşımı ve gasbı'' tartışmalarına yol açtığını iddia eden Bahçeli, yasama organının görev alanına müdahale eden Yüce Mahkemenin meşruiyeti sorunun gündeme geldiğini ileri sürdü. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, bu çerçevede Parlamenter demokratik sistemin vazgeçilmez ön şartı ve hayatiyet kaynağı olduğunu vurgulayan Bahçeli, yasama, yürütme ve yargının görev ve yetkilerinin birbirinden ayrılması ve sınırlandırılmasının, devletin temel organları arasında işbölümü ve işbirliğine dayalı uyumlu bir çalışma ortamı için mutlak gereklilik olduğunu kaydetti.
| (Anadolu Ajansı) 10.06.2008 12:49 [1393972] | 9/10 (12 kişi) |
-
Video
Ankara'da Otobüs Faciası
Ankara-İstanbul otoyolunda bir otobüsün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 4 kişi öldü. Çok...
-
Video
Türkiye'ye Geliyorlar!
Üstsüz eylemleriyle tanınan Ukrayna'nın radikal kadın hakları örgütü FEMEN Türkiye'ye geliyor.
-
Video
Ege Denizinde Şiddetli Deprem
Deprem Dairesi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, saat 03.34'te Ege Denizi'nde deprem meydana...
-
Video
Sibirya'da Tüylü Mamut Görüntülendi!
Nesli 4 bin yıl önce tükenen tüylü bir mamutun Sibirya'da görüldüğü iddia edilen video görüntüleri...
-
Video
Meteorolojiden Kuvvetli Yağış Uyarısı
Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun iç ve batı kesimlerinin aralıklı yağışlı geçeceği...
-
Video
Özal Öcalan'a Heyet Göndermiş!
Birand'ın son belgeselinde, Özal'ın 5 HADEP'liyi Öcalan'a gönderdiği iddiası gündeme geldi.












