Haber Tarihi: 05 Temmuz 2009 Pazar Saat 12:22
Anadolu Ajansı  [1709608]

Bağış'tan, Bakoyanni'ye Yanıt


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB Konusunda, Türkiye'nin Yükümlülüklerinin Bilincinde ve Sorumluluğunda Bir Ülke Olduğunu İfade Ederek, Türkiye'nin Muhataplarının da Kendi Yükümlülüklerini Yerine Getirmesini Bekleme Hakkına Sahip Olduğunu Bildirdi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB konusunda, Türkiye'nin yükümlülüklerinin bilincinde ve sorumluluğunda bir ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin muhataplarının da kendi yükümlülüklerini yerine getirmesini bekleme hakkına sahip olduğunu bildirdi. Bağış, "Uluslararası anlaşmalar, avazı en çok yükselenin, en çok bağıranın dayattığı mecburiyetler değildir" dedi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni'nin, ülkesinde yayımlanan İmerisia gazetesinde dün yer alan Türkiye ile ilgili açıklamalarını değerlendiren Bağış, Bakoyanni'nin, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda "yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği" sözlerine karşılık, Türkiye'nin devlet ve diplomasi bilgisi, geleneği olan ve büyük coğrafyaları, büyük nüfusları idare etmiş bir ülke olduğunu vurguladı. Bağış, "Tarihi herhalde muhataplarımız da biliyordur" diyerek, "Türkiye'nin uluslararası ilişkilere AB sayesinde veya AB vesilesiyle başlamadığını veya Yunanlı dostların ilk ve tek gündem maddeleri olan Kıbrıs'ın aksine, Türkiye'nin yegane gündem maddesinin de Kıbrıs olmadığını" ifade etti. Türkiye'nin diplomasi tarihinin, "1974'ten, şöyle bir bin yıl daha geriye gittiğine" işaret eden Bakan Bağış, şöyle dedi: "Yükümlülük meselesine gelince, Türkiye yükümlülüklerini bilmekteyken, muhataplarının da kendi yükümlülüklerini yerine getirmesini bekleme hakkına sahiptir. Uluslararası anlaşmalar, avazı en çok yükselenin, en çok bağıranın dayattığı mecburiyetler değildir. Bize AB içinden çeşitli olumsuz manevralar çeviren muhataplarımız avantajlı bir zeminde olabilir ama haklı bir zeminde değiller. En basta haklı olmanız gerekir. Hakkaniyet, vicdan ve adalet artık bütün dünyanın ve bilhassa AB'nin ülkemize tavırlarını yakından izleyen Müslüman dünyasının en hassas olduğu noktalardır. Hakkaniyet ve adalette, kim nerede, ona bakılıyor. Anlaşma eşit ve adil ve hakkaniyete uygun ve de karşılıklılık esasıyla uygulanmalıdır. Türkiye bu konudaki gürültünün ve propagandanın dışında kalacaktır. İç kamuoylarının gıdıklanması amacıyla medyaya yapılan hamasi açıklamaları ciddiyetten uzak buluyoruz. Ve bu değerlendirmeler bizi ilgilendirmiyor. Bize mesaj verilmek isteniyorsa bu ciddiyet dışı açıklamaları mesaj olarak almıyoruz. İç tüketime yönelik menü sayıyoruz. Medya üzerinden haberleşmek tercih ettiğimiz bir yöntem değildir."

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12