Haber Tarihi: 24 Aralık 2011 Cumartesi Saat 13:55
Anadolu Ajansı  [3213731]

Babacan: Türkiye'ye Bakanlar Başarı Görüyor

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Batıdan Türkiye'ye doğru bakanların Türkiye'yi bir ekonomi başarısı, Doğudan Türkiye'ye bakanların Türkiye'yi bir demokrasi başarısı olarak gördüğünü belirtti.

Haber: Babacan: Türkiye'ye Bakanlar Başarı Görüyor

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Batıdan Türkiye'ye doğru bakanların Türkiye'yi bir ekonomi başarısı, Doğudan Türkiye'ye bakanların Türkiye'yi bir demokrasi başarısı olarak gördüğünü belirtti.

Babacan, Türk Ocakları'nın 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İstanbul Ticaret Odasında düzenlenen "1912'den Geleceğe İktisadi Hayatımız" konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, 2012'nin küresel ekonominin çok önemli sınavlardan geçeceği, dünya ve Türkiye için, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada jeopolitik gelişmelerin yakından izlenmesi gereken bir yıl olacağını söyledi.

Türkiye'nin, Avrupa'daki ekonomik krizin etkilerinden ve Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki siyasi gelişmeler ve bazı sıkıntılı tablolardan kendisini ayrıştıran bir konumda bulunduğunu dile getiren Babacan, "Türkiye'nin şu anda dünyada sağladığı itibar, güven belki de son yüzyılın en yüksek seviyelerinde. Dünyanın her köşesinde Türkiye konuşuluyor, Türkiye anlatılıyor" şeklinde konuştu.

Babacan, Türkiye'nin son 10 yıllık döneminin, her açıdan önemli başarılara sahne olduğunu kaydederek, Türkiye'nin kişi başına düşen milli gelirinin 3 bin Dolar seviyesinden 10 bin doların üzerine çıktığını, enflasyonla mücadele önemli başarı elde edildiğini, bütçe açıklarının, kamu borç stokunun endişe kaynağı olmaktan çıktığını anlattı.

-"Türkiye, moda akımlarına kapılmadı"-

Ali Babacan, son yaşanan küresel ekonomik krizde, Türkiye'nin kendi özgün politikalarını uyguladığını, "moda akımları"na kapılmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"2009'da, pek çok Avrupa ülkesinde pek çok hükümet, krizi atlatma adına, harcama artırıcı, devlet kaynaklarını daha çok harcayıcı tedbirlerle bu krizi aşmaya çalışırken, biz tam tersine farklı bir yol izledik. Bir ülkenin borcu düşükse belki bunlar olabilir. Ama kamu borcu zaten yüksek olan ülkelerde, atacağınız adımlar bu borcu daha da artıracaksa, işte o zaman bu tedbirlerin, bu adımların sonuç vermesi mümkün değil. Nitekim, 2009'da bu politikaları izleyen İspanya ne durumda görüyorsunuz, İtalya ne durumda görüyorsunuz, Yunanistan, Portekiz, İrlanda ne durumda görüyorsunuz.

Biz, 2009'da çıktık tam tersi bir program açıkladık. 3 yıllık bir program açıkladık. Dedik ki; biz bütçe açığımızı daha da düşüreceğiz, daha da alt seviyelere çekeceğiz, devlete olan güven esastır, devlete olan güveni sağlam tuttuktan sonra zaten büyüme gelecektir, zaten kalkınma gelecektir, biz Türk özel sektörüne güveniyoruz. Bu programı açıklamamızdan hemen sonra, ekonomimizde ciddi bir büyüme dönemine girdik. 2 yıl üst üste dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi olduk."

Ekonomik modelde sosyal politikalara da ağırlık verdiklerini ifade eden Babacan, "Serbest rekabet derken, asla kapitalizmin acımasız bakışına, acımasız yaklaşımına da prim vermedik" dedi.

Türkiye'nin gerçekleştirdiği reformların, İslam ve demokrasinin bir arada ve iyi bir şekilde çalışabildiğinin, Türkiye'de kanıtlanmasının geniş bir coğrafya üzerinde enteresan etkiler yaptığını kaydeden Babacan, "Bugün Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki jeopolitik gelişmelerin en önemli sebeplerinden birisi, Türkiye'nin kendi içinde gerçekleştirdikleri olarak görülüyor" diye konuştu.

-"Ekonomi konusunda artık AB bizim için kesinlikle bir örnek değil"-

Ali Babacan, şu anda Avrupa'nın "tam bir akıl tutulması" yaşadığını söyleyerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2 gün önce Fransız parlamentosunda 40 küsur tane milletvekili tarih yazmaya kalkıyor. Aynı kafa, Avrupa ekonomisini de yönetmeye çalışıyor. Orada da bataklığa düşüyorlar, ekonomide de bataklığa düşüyorlar. Çok ciddi bir popülizm rüzgarı var. Günü kurtarma politikaları... Sadece 'kısa vadeli çıkarım nedir' ona bakan bir siyasi anlayış.

Ekonomi konusunda artık AB bizim için kesinlikle bir örnek değil. Pek çok konuda zaten daha iyi şeyler yapıyoruz. AB müktesebatındaki pek çok yanlışı da biz zaten uygulamadık, uygulamayacağız da. Ancak, maalesef eğer böyle devam ederse, herhalde 2008-2009 krizi Avrupa'da bir geri dönüşün başlayışı olacak. Avrupa'da, geçen yüzyıldaki yükseliş döneminden sonra tekrar bir geri dönüş dönemini göreceğiz. Güçlü bir siyasi liderlik, artık pek çok ülkede kalmadı. Kendinden korkan, kendi partisinden korkan, kendi meclisinden korkan, kendine

'lider' diyenler var. Ama sonuçlara baktığımızda gerçekten son derece kaygı verici, son derece sıkıntılı bir tablo." - İstanbul

8/10 (12 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12