İhlas Haber Ajansı [747517]
Atso Başkanı Özgen, Antimder'in Konuğu Oldu
Kısa Adı Antimder Olan Antalya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği'nin Sheraton Voyager Otel'de Düzenlenen 4. Olağan Toplantısı'na Katılan Atso Başkanı Kemal Özgen, Türkiye ve Antalya Ekonomisini Yanı Sıra, Kent ve Ülke Gündemine Yönelik Görüşlerini Açıkladı.
Kısa adı ANTİMDER olan Antalya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği’nin Sheraton Voyager Otel’de düzenlenen 4. Olağan Toplantısı’na katılan ATSO Başkanı Kemal Özgen, Türkiye ve Antalya ekonomisini yanı sıra, kent ve ülke gündemine yönelik görüşlerini açıkladı. Antalya’nın yapı ruhsatlarında Türkiye üçüncüsü olduğunu hatırlatan Özgen, bu yıl vergi rekortmenleri sıralamasında müteahhitlerin ilk sırada yer almasının tesadüf olmadığını söyledi. Özgen, “Elektrik abonesi sayısı konut ve işyeri sayısına paralel artar. Antalya’da 1995 yılından bu yana 11 yılda abone sayısı 366 binden 775 bine çıkmıştır. Buna ilçeler dahildir. Yarısından fazlası şehir merkezimizdir. Antalya’da 2004 yılında mesken abonesi 76 bin artmıştır. 2005 yılında 58 bin artmıştır. 2006 yılında 48 bin artmıştır. Ticarethane aboneleri ise 2004 yılında 100 binden 120 bine yükselmiştir. Yani Antalya’da mesken abonesi sayısı üç yılda yüzde 30 artmıştır. Nüfus artışının iki katı kadar konut artışı olmuştur. Bu inşaat patlaması yüzünden sektöre hücum edilmiştir. Bizim 16. meslek komitemizde, yani beton, çimento alanındaki faal üye sayımız üç yılda yüzde 42 artmıştır. Tesisat alanındaki 22. gurubumuzda üye sayısı 246’dan 365’e yükselmiştir. Emlakçı sayısı 230’dan 550’ye yükselmiş. yüzde 5 Gurubumuz, yani müteahhit sayısı 1180’den 2090’a yükselmiş, yani yüzde 80 artmış. 32. gurubumuz, ahşap, marley, alimünyum işiyle uğraşanlar yine yüzde 75 artmıştır. Her zaman söylüyorum. Antalya büyüyor, fakat pastayı bölüşen sayısı daha fazla artıyor. Bu durum da bir çok firmada sıkıntı yaratıyor. Rekabet artıyor. Kar marjı azalıyor. Doğru iş yapanın yanında yanlış iş yapan da artıyor” dedi. 2007 YILI İÇİN ÜMİTLİYİZ 2006 yılında 2005 yılına göre protestolu senetlerde yüzde 56 artış olduğunu belirten Özgen şöyle konuştu: “2006 yılını iyi geçirmedik. Turizmde ciddi bir kan kaybı yaşandı. Ayrıca ihracatta da bir yatay seyir olmuştur. İnşaat sektörü ilk altı ayda çok iyi giderken, Haziran ayında faizlerin artması ve piyasanın durmasından kötü etkilenmiştir. Antalya’da piyasa halen bu durumun etkisinden çıkmamıştır. Ancak 2007 yılı için daha ümitliyiz. Şu anda ekonomik duruma ilişkin hem olumlu hem de olumsuz gelişmeler vardır. Olumlu gelişmelerden birisi meyve ve sebze fiyatlarında artışla birlikte üretici ve ihracatçı gelirinin artmasıdır. Toptancı halimizde kilo başına fiyat geçen yıl 0,66 YTL iken, bu yıl 1,05 YTL’ye yükselmiştir. İki ayda işlem hacminde artış yüzde 45’e yakın olmuş, ciro 58 milyondan 85 milyona çıkmıştır. Geçen yıl durgun geçen ihracatta önemli artış vardır. Meyve sebze ihracatında artış % 30’lardadır. Sanayide yatırımlar artmaktadır. Yabancı turist girişinde Mart ayı itibariyle yüzde 6 artış vardır. Ancak bu artışın özellikle Rusya ve İsrail kaynaklı olduğu görülmektedir. Almanya pazarında yüzde 5 gibi bir kıpırdanma vardır. Hollanda, Avusturya, Danimarka gibi ülkelerde düşüş söz konusudur. Tabii ki, üç aylık rakamlar ölçü olmasa da bu yıla ilişkin beklentilerimiz genel olarak olumludur. BÖLGE BÖLGE KALİTE STANDARTLARI OLMALIDIR Bugünden geleceğe baktığımızda ise şunu görüyoruz: Turizmde arz-talep dengesinin bozulmasına iki yıldır dikkat çekiyoruz. Son dönemde yeni yatırımların azalmasından memnunuz. Şimdi inşaatta ve diğer sektörlerde bir arz talep dengesizliği yaşıyoruz. Ticarette alışveriş merkezi, süpermarket patlaması yaşıyoruz. Tüm bunlarda sorun, Antalya’da arz fazlasının ortaya çıkması ve bunun da bir çok firmayı kötü etkilemesidir. Arz fazlası olduğu zaman fiyat düşüyor, gelir düşüyor, ucuz konut Antalya’ya göç çekiyor. Kat sayısına ve mimariye dikkat edilmemesi betonlaşma görüntüsü yaratıyor. Trafikte araç sayısı senede yüzde 15 artıyor. Şehir içindeki yollarımız adeta bir çevre yoluna dönüşüyor. Şehir merkezimiz insanları cezbetmiyor. Hem trafik, hem otopark yokluğu, sakin, huzurlu yaya bölgelerinin olmaması insanları merkezden kaçırıyor. Bu nedenle diyoruz ki, Antalya’da turizmden, inşaata, en küçük dükkana kadar bölge bölge kalite standartları olmalıdır. Hepimiz disipline olmalıyız. İsteyen istediği yerde istediği şekilde mağaza açmamalıdır. Büyük mağazalar kanunu bir an önce çıkmalıdır. Belediye ruhsatlarına artık bir standart gelmelidir. Diyoruz ki, gelin toplu işyerleri yapalım. Mesela, oto galerileri, tekstilciler, ayakkabıcılar ortak merkezlerde toplansınlar. Bu şekilde hem daha fazla müşteri çekerler, hem de şehir merkezi derlenir toplanır. Bugün ihtiyacı olan insanlar alışveriş merkezini tercih ediyor. Bu tür toplu işyerleri yapsak müşteri oraya gidecektir. ANTALYA GELİŞMESİNİ KONTROL ETMELİDİR. Antalya gelişmesini kontrol etmelidir. 10-15 yıl sonra trafiği tıkanmış, kalabalık, fakat ucuz bir turizm ve inşaat şehri olmanın bir faydası yoktur. Uzun vadeli bir planlamayla yüksek katma değerli-yüksek gelirli bir şehir yaratmaya yönelmeliyiz. Biz bunları söylüyoruz, fakat burada asıl görev belediyelerimize düşmektedir. İmar planlarını hazırlayan, işyeri ruhsatları veren onlardır. Bu yıl üzerinde durduğumuz önemli konulardan birisi toplu işyerleri projesidir. Bu konuda ilk adımda toplulaşması gereken sektörleri belirleyerek, bunlar için uygun bölgeleri de belirleyerek Büyükşehir Belediyemize öneri götürdük. 1/50000 ölçekli imar planında bu yönde bir çalışma yaptılar. Şimdi 1/25000 ölçekli planı bekliyoruz. Esasen bir sektörde veya bir bölgede üyelerimiz bir araya geldiğinde biz de daha fazla başarılı oluyoruz. Örneğin kuyumcu arkadaşlarımız bir araya geldiler, Dünya Altın Konseyi ile işbirliği yaptık, finansmanına katıldık ve ortaya Antalya Altın Kalp projesi çıktı. Bu nedenle hem sivil toplum örgütlerimize hem de üyelerimize bir sektörde veya bir caddede bir işbirliği başlatmalarını öneriyoruz. Çünkü bir şehirde başarı, ancak kurumlar arasında işbirliği ile mümkün oluyor. Hep birlikte bir takım gibi çalışırsak her sorunu çözmemiz mümkündür.” İŞSİZLİK YÜKSEK KALDIKÇA HALK BÜYÜMEYİ HİSSEDEMEZ Türkiye ekonomisinin son beş yıldır rekor düzeyde büyümesine karşılık, büyümenin herkes tarafından hissedilmediğini ve şikayetlerin devam ettiğini ifade eden Özgen,“Büyümenin herkes tarafından hissedilmesi için birkaç sebep var. Birincisi, büyüme bütün sektörlerde dengeli olmalıdır. İkincisi, büyüme sonucunda halkın refahı artmalıdır. Üçüncüsü, işsizliği azaltacak kadar yüksek bir büyüme olmalıdır. Şimdi bütün sektörler aynı ölçüde büyümüş müdür? Hayır. 2006 yılında ihracatçı sektörler büyümeye devam etmiştir. Büyümenin yarısı ihracattan kaynaklanmıştır. Büyümenin hissedilmesinde en önemli faktörlerden bri de işsizliğin azalmasıdır. İşsizlik böyle yüksek kaldıkça halk büyümeyi hissedemez” dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun “7 metrelik duvarlar arkasında yaşamak istemiyoruz” sözlerini hatırlatan Özgen şöyle konuştu: “Türkiye huzuru için işsizliği azaltmak zorundadır. Yoksulluğu önlemek zorundadır. Aksi halde yedi metre duvar arkasında yapsak dahi evlerimizde rahat uyuyamayız. Bunun için yapılması gereken bellidir. İlk olarak istihdam üzerindeki vergi azaltılmalıdır. Senelerdir diyoruz ki, SSK primini düşürün. İşçilerin yüzde 50’si kayıtdışı çalışıyor. İşsizlik fonu kuruldu, 25 milyar YTL para birikti. Aylık faiz geliri 300 milyon YTL. Buradan bu güne kadar destek almış işsiz sayısı 100 bin. İşsiz sayısı milyonlardayken 100 binde kalmış. Diyoruz ki, gelin bu fonu amacına uygun kullanın. Yeni işçi alınmasını buradan destekleyin. Ama maalesef bu işler bürokraside yavaşlıyor.” Devletin her harcadığı parayı işadamlarında vergi olarak aldığına da değinen Özgen, “Onun için devletten para istemeyin. Bir lira isterseniz 2 lira vergi olarak size döner” dedi. Özgen, önümüzdeki günlerde ve aylarda ekonomiye yansıyacak bir siyasi gerginlik olmamasını temenni ettiğini, Türkiye’de siyasi krizlerin faturasını siyasilerden önce üretici kesimin ödediğini de kaydetti. ANTİMDER Başkanı Yaşar Tabur, toplantı sonunda ATSO Başkanı Kemal Özgen’e Ulu Önder Atatürk’ün bir fotoğrafını hediye etti. (AT-AT-Y) 05.04.2007 11:28 TSİ
| 6/10 (10 kişi) |
-
ATM'ye Dokunan Yanıyor
Yüksek havale ücretleriyle gündeme gelen bankaların her köşe başında kurduğu ATM'ler de cep...
-
TFF'den Sürpriz Fenerbahçe Çıkışı
Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gidip gitmeyeceği tartışmalarına TFF'den açıklama geldi.
-
Polise Tuzak Kurdular
Kavga ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekibine bir grup, taciz ateşi açtı.
-
Türkiye'nin Puanları Niye Düştü?
Eurovision'da 3 ülkeden Türkiye'ye puan çıkmadı. Önceden yüksek puan veren ülkeler de hayal...
-
Savarona'da Fuhuş Rezaleti
Muammer Kaddafi'nin oğlu Mutassım'ın 2007 yılında Atatürk'ün yatı Savarona'da fuhuş partileri...
-
Bu Sözcükleri Yazmadan Önce İyi Düşünün
ABD, sanal dünyada insanları izlemek için bu kilit sözcükleri kullanıyor!








