TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ergenekon operasyonu kapsamında dün gözaltına alınan
ATO Başkanı
Sinan Aygün'ün hala kamuoyuna açıklanmamış olan bir takım gayrimeşru faaliyetler içerisinde anılmasını, herhangi bir açıklama veya suçlama belirtilmeksizin böyle bir muameleye tabi tutulmasını kınadıklarını söyledi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclisi, Başkan Sinan Aygün'ün dün gözaltına alınmasının ardından bugün olağanüstü toplandı. Yoğun katılımın olduğu toplantıda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da bir konuşma yaptı. Hisarcıklıoğlu, TOBB, odalar ve borsalarının Türkiye'de demokrasiden, meşruiyetten, şeffaflıktan, demokrasi kültürünün gelişmesi ve yerleşmesinden yana olduğunu belirtti. Bu camianın toplumunun çimentosu olan demokratik laik, sosyal hukuk devleti yapısının savunucu olduğunu vurgulayan Hısarcıklıoğlu, "İşte dün böyle bir camianın çok saygın bir mensubu ancak darbe dönemlerini anımsatan bir şekilde, hepimizi derinden yaralayan bir uygulamaya tabi tutulmuştur. Açıkça söylüyorum böylesine bir tutumu asla kabul etmiyoruz. Birliğimiz çatısı altında yer alan ve iş dünyamızın 120 bini aşkın üyesinin hakkıyla temsil edildiği ATO'nun Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sinan Aygün'ün hala kamuoyuna açıklanmamış olan bir takım gayrimeşru faaliyetler içinde anılmasını, herhangi bir açıklama veya suçlama belirtilmeksizin böyle bir muameleye tabi tutulmasını kınıyoruz" şeklinde konuştu.
Aygün'ün meşruiyet dışı herhangi bir tavır ve davranış içerisine girmeyeceğini bildiklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Sayın Aygün, davet edilseydi adalete yardımcı olmak için ifade vermeye gitmeyecek miydi? Hukukun üstünlüğü ve demokrasinin gereği, insanların ifadesine başvurmanın kamuoyun vicdanına uygun yöntemleri vardır" diye konuştu.
Demokratik hukuk devletinin varlık nedeninin bireyin sahip olduğu hak ve özgürlükleri korumak olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Darbeler sadece hükümetlere karşı olmaz, işte dün vuku bulan olay, kişilik onuruna darbedir" dedi.
Aygün'e reva görülen bu uygulamayı kendilerine karşı yapılmış kabul ettiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
"Cumhuriyetin şerefi adaletidir. Eğer bir sistem hukukun ve adaletin dışına çıkmakla korunabilecekse, esasen korunmaya değer değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğüne, Türk yargısına olan inancımız tamdır. Ama yargı süreci mutlaka şeffaf ve açık olmalıdır. Zira süreç şeffaf olmadığında şahısların mağdur olması kaçınılmazdır. Sayın Sinan Aygün'ün tabi tutulduğu muamele, geleceğe matuf kaygı ve endişelerimizi artırmaktadır. Akşam yatağa yatarken sabah nasıl bir Türkiye ile karşılaşacağımız endişesi içinde olmak istemiyoruz. Hukuk keyfi yönetimlere karşı bireylerin son sığınağıdır. Hukukun olmadığı yerde özgürlük de yoktur. Hukuk bütün kurumların ve devletin bekasının garantisi olan adaletin en önemli aracıdır. Adaletse toplum ve devlet hayatının en önemli değeridir. Adalet mülkün temelidir sözü bu anlamda sadece adliye saraylarına değil, hepimizin vicdanına kazınmalıdır. Adalete güvenin zedelendiği bir yerde toplumsal ve siyasal bağların çözülmesi kolaylaşır. Unutmayalım ki yaşadığımız bu ortam toplumsal kutuplaşmayı daha derinleştirmekte, iktisadi hayatı olumsuz etkilemektedir. Türkiye'nin demokrasiden vazgeçmesi gibi bir lüksü bulunmuyor. Herkes demokrasiye ve evrensel hukuk normlarına sahip çıkmalıdır. Öte yandan kanunları eleştirmek başka uymak başkadır. Hepimiz kanunlara uymak durumundayız. Bu gerçeği asla unutmadan yol açtığı toplumsal huzursuzlukları göz önüne alarak fazlasıyla uzayan bu soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılmasını bekliyor ve Türk adaletine olan inancımızı bir kez daha vurgulamak istiyoruz." Hisarcıklıoğlu'nun konuşması, meclis üyeleri tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
(MÜG-CC-CC-Y)