Haber Tarihi: 10 Kasım 2011 Perşembe Saat 11:20
Anadolu Ajansı  [3115201]

Atatürk'ü Anma Töreni


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin bugün ulaştığı seviye, hiç ama hiç kuşkusuz, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyetimizin kurucularının arzu ettikleri, tahayyül ettikleri, hedefledikleri bir seviyedir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin bugün ulaştığı seviye, hiç ama hiç kuşkusuz, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyetimizin kurucularının arzu ettikleri, tahayyül ettikleri, hedefledikleri bir seviyedir" dedi.

Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından Milli Kütüphane Konferans Salonu'nda düzenlenen Atatürk'ü Anma Töreni'ne katıldı. Burada yaptığı konuşmaya, "Aramızdan ayrılışının 73. sene-i devriyesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranla yad ediyorum" sözleriyle başlayan Başbakan Erdoğan, Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarına, Cumhuriyet'in kuruluşunda emeği geçen tüm şahsiyetlere, vatan için canını feda eden şehitlere ve gazilere şükranlarını sundu. Erdoğan, ayrıca dün akşam Van'da tekraren meydana gelen deprem sebebiyle hayatını kaybeden 7 vatandaşı rahmetle andı ve yaralılara şifalar diledi.

Gazi Mustafa Kemal'in başkumandanlığında Kurtuluş Savaşı'nı zaferle nihayete erdiren Türk milletinin, 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türk milletinin, Cumhuriyet'i, Atatürk'ün ifadeleriyle, "muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak" için yoğun bir gayretin içinde olduğunu dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"88 yıl boyunca yaşanan tüm badirelere, tüm engelleme ve yavaşlatma çabalarına, tüm müdahale ve kesintilere rağmen Cumhuriyetimiz, dimdik, gururla, onurla ayaktadır ve geleceğe her zamankinden daha büyük bir ümitle yürümektedir. Hemen her köşesi büyük sıkıntılar, büyük mağduriyetler yaşayan Türkiye, bugün bölgesinde yıldızı parlayan, örnek gösterilen bir konuma yükselmiş, dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmuştur.

1923 yılında sadece 50 milyon Dolar olan ihracat, 2010 yılında, 2 bin 280 kat artışla 114 milyar dolara ulaşmış; son 12 ay itibariyle de 133 milyar dolarla tarihi bir rekor daha kırmıştır. Karayolu, demiryolu son derece yetersiz olan, kendi gemileri, kendi uçakları olmayan bir ülkeden, bugün her köşesi biraz olsun eksiklere rağmen demir ağlarla, hızlı demiryolu hatlarıyla, duble yollarla, hava ve deniz hatlarıyla örülmüş, modern, muasır bir ülke inşa edilmiştir. Topunu, tüfeğini, mermisini ithal etmek durumunda olan ve savunmada büyük zorluklar yaşayan bir ülke, bugün artık savunma sanayinde dünyayla rekabet edebilir konuma yükselmiştir. Kurtuluş Savaşı'nda kağnıyla mermi taşıyan, cepheye mermi taşırken soğukta bebeğini kaybeden Halime Çavuş'tan, onun gibi binlerce kahramandan aldığımız güçle, bugün artık kendi tankımız Altay'ı, kendi savaş gemilerimiz MİLGEM'i, kendi insansız hava aracımız ANKA'yı, kendi helikopterimiz ATAK'ı ve kendi uydumuz Göktürk'ü imal ediyoruz.

Gelişmiş ekonomilerin ciddi şekilde sarsıntılar geçirdiği küresel ekonomik kriz ortamında Türkiye, güçlü ve dayanıklı ekonomisiyle farklılığını ortaya koyarak, dünyada gıptayla izlenen bir ülke olmayı başarmıştır."

-"Bizim için en büyük mükafat, milletimizin muhabbetine mazhar olabilmektir"-

Son dönemde gerçekleştirilen büyük reform ve yatırımlarla Türkiye'nin, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden dış ticarete, aileden kültüre, sanata, bilim ve spora kadar her alanda bölgesinin ve dünyanın farklı bir ülkesi olduğunu ispat ettiğini vurgulayan Erdoğan, içerde milli birlik ve beraberlik tam bir hassasiyetle geliştirilirken ve demokrasinin standartları yükseltilirken, dışarıda da Türkiye'nin, barışın, adaletin, refah ve istikrarın kararlı savunuculuğunu yaptığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şunu gönül rahatlığı içinde söylemek isterim; Türkiye'nin bugün ulaştığı seviye, hiç ama hiç kuşkusuz, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyetimizin kurucularının arzu ettikleri, tahayyül ettikleri, hedefledikleri bir seviyedir.

Gazi Mustafa Kemal, 1921 yılında, bu ülkenin müstakbel idarecilerine şu tarihi sözlerle istikamet çizmişti; 'Millete efendilik yoktur... Hadimlik vardır... Her ne suretle olursa olsun, millete hizmet edenler, milletten büyük mükafatlar intizar ediyorlarsa, katiyen doğru bir harekette bulunmuş olmazlar. Hizmet edenler, vazifelerini ifa etmiş olmaktan başka bir şey yapmamışlardır'. Evet... Hükümet olarak gayemiz, emelimiz ve idealimiz, millete hizmetkar olmaktan öte bir şey değildir. Bizim için en büyük mükafat, milletimizin muhabbetine mazhar olabilmektir.

Çanakkale'de, Kafkas Cephelerinde, Kut'ül Amare'de ve Kurtuluş Savaşı'nda canını feda eden Mehmetçikler, hiç tereddütsüz, böyle bir ülkenin tesisi için ve varlığını yüceltebilmek için şehadet şerbetini içmişlerdir. Şehitlerimize ve gazilerimize mahcup olmamak, en büyük arzumuzdur. Onların emanetini muhafaza etmek, o emaneti çok daha yükseklere taşımak için gayretle çalışmayı sürdüreceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır."

- Ankara

4/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12