Arvasi Hoca'ya Göre Eğitimin Gayesi Güzel Ahlak
Iha052d01c-gen/17-ara-01b4-ad7a - Arvasi Hoca'ya Göre Eğitimin Gayesi Güzel Ahlak - İnsanın Hayatında Din, İlim ve Güzel Sanatların Önemi Büyük İstanbul- S. Ahmet Arvasi Hoca'nın Bir Eğitimci Olarak İnsana Eğildiği, Onun Dertlerini, Izdıraplarını, Sevinçlerini, Emellerini İncelediği, Bir Ömür Boyunca İnsanı Çözmeye Çalıştığı Belirtildi. Türk-islam Ülküsünün Abide Şahsiyetlerinden Bir...
IHA052D01C-GEN/17-ARA-01B4-AD7A
- ARVASİ HOCA’YA GÖRE EĞİTİMİN GAYESİ GÜZEL AHLAK
- İNSANIN HAYATINDA DİN, İLİM VE GÜZEL SANATLARIN ÖNEMİ BÜYÜK
İSTANBUL- S. Ahmet Arvasi Hoca’nın bir eğitimci olarak insana eğildiği, onun dertlerini, ızdıraplarını, sevinçlerini, emellerini incelediği, bir ömür boyunca insanı çözmeye çalıştığı belirtildi.
Türk-İslam ülküsünün abide şahsiyetlerinden biri olan Arvasi’ye göre, İşte bu yüzden laboratuvarları dolduran ilim adamları insanı çözmeye ve tanımaya çalışmaktadırlar. Arvasi’ye göre insan, nereden gelip nereye gittiğini sorgulamak zorundadır. Bu ise insanı Allah’a götürür. İnsan, hayatın sırlarını kurcalarken ve insanın gelişimini öğrenirken Allah’ın yaratma iradesini sezebilmelidir. Yoksa bizi Allah’a götürmeyen bir talim ve terbiye boşluğa ve bunalıma iter.
Gazeteci Hüdavendigar Onur, sanatalemi.net adlı internet sitesinde "Arvasi Hoca’ya Göre Eğitim" konulu bir yazı kaleme aldı. Arvasi Hoca hakkında (Asrın Yesevisi S.Ahmet Arvasi) adlı iki baskı yapmış bir de kitabı bulunan Hüdavendigar Onur, Arvasi’nin eğitimle ilgili görüşünü şöyle anlatıyor: Canlılar içinde eğitilmeye en elverişli olanın insan olduğunu, bunun ise insandaki etkilenmek kaabiliyetinden ileri geldiğini belirtmektedir. Arvasi’ye göre, eğitimin yaşı yoktur. İnsan ilkah (döllenme) anından başlayarak ana rahminde, doğumundan sonra ise bütün hayatı boyunca eğitime muhtaçtır. Şanlı Peygamberimizin buyurdukları gibi (Beşikten mezara kadar) devam eder.
Arvasi’ye göre, insanın hayatında ilmin, güzel sanatların ve dinin çok önemli yeri olduğunu anlatan Onur, Arvasi Hoca’nın bu konuda şu sözlerine yer veriyor: Kültür ve medeniyetler bunlarsız olmaz. Yani ilim sahası ilimsiz, estetik sahası güzel sanatsız ve din sahası dinsiz kalamaz. Bu sahalar ihmal edilemez. İhmal edilirse saha boş kalmaz ama soysuzlaşır. İlmin yerini Şarlatanlık, güzel sanatların yerini iptidailik ve çirkinlik, dinin yerini istismar ve boş inançlar doldurur. Böylece fert ve cemiyetler çökerken, insanımız da işe yaramaz hale gelir. Oysa bütün mesele insanı gerçek ve çağdaş ilmi verilerle donatmakta güzel sanatların en mükemmeli ile tanıştırıp duygulandırmakta ve dinlerin en üstünü olan İslam’la tanıştırıp yüceltmektir."
Arvasi Hoca’ya göre, canlılar arasında cehaletin farkına varan ve derin bir bilgi açlığı içinde kıvranan tek canlının insan olduğunu anlatan Hüdavendigar Onur, (Arvasi Hoca’ya Göre Eğitim) konulu yazısını şöyle sürdürüyor: "Gerçekten de sanki bütün varlıklar bilinmek için yaradılmış da bilmek işi insana verilmiş. Bu yüzden insanlık alemi bitmez tükenmez bir ihtiras halinde, bilgi edinme, bilgi toplama ve bilgi mübadele etme çabası içinde didinip durmaktadır. Öğrendikçe daha fazla öğrenme ihtiyacı duymakta, bir meçhulü çözdüm sanırken binlerce meçhul ortaya çıkmaktadır."
Arvasi Hoca’nın eserlerinde Allah’ın insanlara ilim vermek sureti ile insanın derecelerini artırdığını belirttiğini anlatan Hüdavendigar Onur, Arvasi’nin buna delil olarak Kur’an-ı Kerim'deki şu ayeti delil gösterdiğini belirtiyor: Allah, kendisine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır."
Eğitimde asıl gayenin güzel ahlak olduğunu, insanı ruhen yüceltmek olduğunu anlatan Arvasi, İslam terbiye sisteminin ilim talebi üzerine kurulduğunu belirtiyor. Arvasi Hoca’nın sürekli eserlerinde bunu dile getirdiğini ifade eden Hüdavendigar Onur, yazısını şöyle sürdürüyor: İslam terbiye sisteminde bilmek aynı zamanda yapabilmektir. İslam’da ilim ile amel birliktedir. Yani İslam’a göre müminler doğru, güzel, iyi bildikleri şeyleri yapmak, bunun aksine yanlış, çirkin ve kötü şeyleri yapmamak ile mükelleftir.Bizim dinimize göre bilmek başlı başına bir nimet olmakla birlikte bildiğini ve inandığını yapmak ve yaşamak esastır. İslam’da ilim bir lüks ve imtiyaz değil insanı dünya ve ahirette mesut etmeye yarayan bir vasıtadan ibarettir."









