Arınç'tan "Duran Adam" Yorumu: Demek Ki Bel veya Boyun Fıtıkları Yok(1)

Arınç'tan 'Duran Adam' Yorumu: Demek Ki Bel veya Boyun Fıtıkları Yok(1)
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "duran adam" eylemiyle ilgili olarak "Bu bir şiddet eylemi değil bu göze de gayet hoş gelen bir eylem türü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "duran adam" eylemiyle ilgili olarak "Bu bir şiddet eylemi değil bu...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "duran adam" eylemiyle ilgili olarak "Bu bir şiddet eylemi değil bu göze de gayet hoş gelen bir eylem türü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "duran adam" eylemiyle ilgili olarak "Bu bir şiddet eylemi değil bu göze de gayet hoş gelen bir eylem türü. Bir barışçı eylem türü. Bunu kınayacak halimiz yok. Kendi sağlıkları önemli. Bir insan ayak üzerinde nasıl bu kadar kalabilir. Demek ki bel veya boyun fıtıkları yok bunlarda. Sağlıklarına bir zarar gelmesin, onları seviyoruz. Bu eylem türlerini teşvik etmemiz de gerekir" dedi.

Arınç, AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sosyal paylaşım sitelerindeki özel hayata, özel hayatın gizliliğine, insanların haysiyetlerine yönelen bir takım yazı ve yorumlara ilişkin bir düzenlemenin yapılıp yapılmayacağı konusunu "Bu benim konum değil" diye yorumlayan Arınç, "Böyle bir çalışma olursa onu Adalet Bakanı mutlaka kendi çalışmaları kapsamında değerlendirecektir. Ancak bu sorumsuzluk alanının elbette kısıtlanması ortadan kaldırılması söz konusu değil. Ama illaki bir denetlenmeye ve haksız fiil işleyenlere karşı yaptırımların yeniden düzenlenmesine ihtiyaç olabilir. Son olaylarda görülen şudur; elbette tweet atılabilir, elbette Facebook'lardan birbirleriyle haberleşmeden istifade edilebilir. Bu çağdaş dünyanın içinde bulunduğu bir düzenlemedir. Hiçbirimiz bunun dışında kalamayız. Ancak suça teşvik etmek, şiddeti yönlendirmek ve maalesef olayları tırmandırmak amacıyla yapılan bir takın haberleşmelerin, yalan haber üretmelerin, bunların bir tanesi de benim şahsımla, ailemle ilgili oldu, pek çok konuda insanlara bilgi kirliliği sunmanın mutlaka caydırıcı bir yaptırımı da olmalı. Bu bir düşünce bazında söyleyebileceğim konudur. Ama buna ilişkin düzenlemenin mevcut olan kanunlar eğer yetersiz kalmışsa, bu kanunlar üzerinde bir çalışma yapmak da Adalet Bakanının görevidir. Kendisi tatmin edici bir cevap alınabilir" dedi.

-"BUNU KINAYACAK HALİMİZ YOK"-

Arınç, "duran adam" eylemlerine ilişkin, "Gördüm gördüm de saatlerce durduklarını bilmiyordum. Peki ihtiyaçlarını gidermiyorlar mı insanlar" derken, şöyle konuştu:

"Bu bir şiddet eylemi değil bu göze de gayet hoş gelen bir eylem türü. Bir barışçı eylem türü. Bunu kınayacak halimiz yok. Benim zaten geçmişten bu yana özgürlükler alanında düşündüğümüz tek şey vardır; insanları şiddete, silaha yöneltmemek. İnsanların barış ve huzur içerisinde hukuk kurallarına uygun eylemler yapmasını sonuna kadar desteklemek. Gezi Parkı'nda ağaçların kesilmesine yönelik başlayan eylemleri de anlayışla karşıladığımı ifade etmiştim. Ama sonradan bu eylemler şekil değiştirdi. Maalesef pek çok aracın yakılmasına, kamu kurumunun işgal ve tahrip edilmesine, canlarımızın kaybına, pek çok yaralıya da yol açtı. Bunları tasvip etmek mümkün değil. Şimdi eğer şiddet eylemlerinden vazgeçilerek bir mesajı durmak suretiyle insanlar veriyorlarsa bunu da anlayışla karşılamak lazım. Bu çünkü içinde şiddet barındırmayan bir eylem usulüdür ama yapanlar açısından şuna dikkat edilmesini arzu ediyorum; mutlaka oralarda geliş geçişleri engelleyecek, toplumun birlikte bulunduğu mahallerde belki de bu trafiğe imkan vermeyecek şekilde kesinlikle olmamalı. Kendi sağlıkları önemli. Bir insan ayak üzerinde nasıl bu kadar kalabilir. Demek ki bel veya boyun fıtıkları yok bunlarda. Çünkü ben yarım saat ayakta kaldığımda boyun fıtığım olduğu için maalesef oturma ihtiyacı hissediyorum. Sağlıklarına bir zarar gelmesin, onları seviyoruz. Bu eylemleri anlamlıdır. Bu eylem türlerini teşvik etmemiz de gerekir. Çünkü bunlar özünde şiddet barındırmayan ama durdukları halde mesaj veren, o mesajları anlayışla karşılamak gereken bir unsurdur. 8 saat diyor arkadaşımız eğer zarf atmıyorsa. 8 saat uzun bir süre. 8 saat bir insan ayakta kalmamalı. İhtiyaçları olabilir. İhtiyaçlarını giderecektir. Bence 5 dakika durmalı 6'ıncı dakika da işine gitmeli. Bu insanların işi mi yok. 8 saat nasıl ayakta durabiliyor. Çalışmıyor mu bu insanlar, mesaileri yok mu, hayatlarını kazanmıyorlar mı, üniversitelerine gitmiyorlar mı, sınavları yok mu? 8 saat fazla. Bunu 8 dakika ile sınırlayalım hepimiz bunlar karşısında anlayışla duralım." (ANKA/DEVAM)

(HM/ÖZK) - Ankara

Kaynak: ANKA