Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ile Doğan Medya Grubu ve Grubun Başkanı
Aydın Doğan arasında yaşanan polemik bugün de Erdoğan'ın sözleriyle sürdü. Erdoğan, "Bugün
Aydın Doğan'ın bazı yazarları da dün söylediklerimi az bulmuş. "Bu kadar mıydı?' diye yazıyorlar. İnsaf Dün anlattıklarım bana göre utanması sıkılması olanlar için yeter de artar bile. Ama ne yapayım ar damarınız bu kadar çatladıysa ben size ne yapayım. Köşe yazarı çıkıp kalkıp da Başbakana utanmaktan bahsediyorsa bu laflarım onlara az bile. Ne söylesem fayda etmez biliyorum. Ne derler anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna" dedi.
Başbakan Erdoğan, AKP Şişli İlçe Kongresi'nde konuştu. Kendisinin belediye başkanı olmasından önce İstanbul'da CHP'li belediye başkanının olduğunu anımsatan Erdoğan, "CHP'nin İstanbul'u ne hale getirdiğini, İstanbul'u CHP'nin İSKİ çukurundan nasıl çıkardık onu çok iyi bilirsiniz" dedi. CHP'nin elinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin icraatlarını da eleştiren Başbakan Erdoğan, "İzmir'de susuzluk başladı. Niye? Bunlar gelirse kuraklık başlar. Durum bu" diye konuştu.
-"ARAŞTIRMACI GAZETECİLİĞİNİZ BAYKAL'A KADAR MI?"-
Erdoğan konuşmasında Doğan Medya Grubu ve Başkanı Aydın Doğan'a ilişkin polemiğini de sürdürdü. Dün Beyoğlu İlçe Kongresi'nde Doğan Grubu'na yanıt verdiğini anımsatan Erdoğan, "Aydın Doğan da hemen alelacele, biliyorsunuz ücretli kalemşorları var, hemen onlarla bir şeyler hazırlatmış. Evet dersimiz icraat, iftira değil. Diyor ki, "Biz Baykal'ın mal varlığını tam açıklamadığını 2 yıl önce haber yaptık' Ben de diyorum ki "siz bu konuların üstüne gitmediniz. Başka gazeteler gitti, biz gittik. Siz mahcup bir şekilde utanma belasına kerhen bu yayınların siyasetteki yansımalarını şöyle bin yazıp geçtiniz. Sorarlarsa "biz de yazmıştık' demek için" dedi.
"Araştırmacı gazeteciliğiniz Baykal'a kadar mıydı yoksa?" diye soran Erdoğan, Gaziantep Belediye Başkanı'nın da adının karıştığı yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak da Doğan Grubunun, Belediye Başkanının sözlerini de yayınladığını söylediğini anımsatarak şöyle konuştu:
"Ayıptır. Asım Güzel Bey önce farklı kanallarla arandı. Asım Bey de Aydın Bey'i aradı. Yarım saat civarında konuştular, "ben bu kadarını bilmiyordum' diye cevap verdi. Peki bunlar gazetelerinizde yayınlandı mı? Düzeltme sözü verildi ve dün Milliyet Gazetesi Asım Güzel Bey'i yine yalancılıkla suçladı. Hani nerede cevap hakkının yayınlanması? Milliyet'te, Hürriyet'te, Vatan'da, Posta ve Radikal'de tam 5 gazetende koca koca başlıklarla attığınız iftiraları yine kendi yazarlarınızdan birinin yaptığınız haksızlıklara isyan etmesinden sonra sadece Radikal gazetesinde geçiştirerek düzeltmiş mi sanıyorsunuz? Hangi büyüklükte attıysan o iftirayı aynı büyüklükte koymak suretiyle düzelteceksin. O zaman ben seni dürüst hareket ettin diye kabul ederim?"
-"EĞİP BÜKMEDEN SÖYLEYİN DE BİLELİM"-
Doğan Grubu hakkında ortaya atılan kaçak kağıt meselesine de değinen Erdoğan, "Kontrol edemediğiniz medya organlarının gündeme getirdiği iddialardan sonra SPK bu iddiaları uzun süredir inceledikleri bilgisini doğruladı. Yapılan açıklamalar ortadayken siz neyi, nasıl yayınlıyorsunuz? SPK vergi cenneti ülkelerde kurulan tabela şirketleri üzerinden kağıt alımı yaparak borsadaki küçük ortaklarınızı zarara uğrattığınız iddiasını inceliyor mu incelemiyor mu? SPK "inceliyoruz' diyor, siz ne diyorsunuz? Eğip bükmeden söyleyin de bilelim bunu ya. Siz buna, ucuza ya da pahalıya gazete kağıdı alımı olarak bakıyor olabilirsiniz. Başkaları da küçük ortaktan kaçırılan kağıt alımı olduğunu söylüyor. Bana cevap vermeyi bırakın da SPK'ya ve küçük ortamlarınıza bunun doğru olup olmadığını anlatın" diye konuştu.
-"İSPATLAYAMAYAN ALÇAKTIR ŞEREFSİZDİR"-
CHP'nin "SPK Başkanı'na talimat verildi" şeklindeki iddialarına da Erdoğan sert yanıt verdi. Erdoğan, "Bak, SPK başkanına benim bu konularla ilgili verilmiş hiçbir talimatım yok. Bunun ispat edemeyen alçaktır şerefsizdir, bu kadar açık söylüyorum. Tayip Erdoğan'ı bu tezgahların içerisinde göremezsiniz, sokamazsınız. Ve Baykal, aynaya baksın ondan sonra konuşsun. Biz bunları soruyoruz ya şimdi tekrar şıracı bozacı tezgahını çalıştırmaya başladılar. Kalkıyor benim genel başkan yardımcıma laf atıyor. Yok eroin esrar kaçakçılığına bulaşmış. Buyurun, o da dün açıklamasını yaptı. Bizim bu işlerle yakından uzaktan alakamız olmadığını kendisiyle alakalı söyledi. "Bunu ispat edemeyen alçaktır, şerefsizdir, müfteridir' dedi. Açıklayın. CHP'liler bizim başka bir TV ile ilgili SPK uzmanlarının suç duyurusu raporunu işleme koydurmadığımızı söylüyor. Tabi onlar da yazıyor. Allah aşkına gazeteleriniz kaçak kağıtla mı basılıyor sorusunun cevabı bu olur mu?" diye konuştu.
-"SİZİN YAPTIĞINIZ GAZETECİLİK DE BU KADAR OLUR"-
Aydın Doğan'ın "yanlış yapan cezasını çekmeli" dediği için kendisini takdir ettiğini belirten Erdoğan, "Bunu da nihayet bana söylettiğini zannetmiş. İşte sizin yaptığınız gazetecilik de bu kadar olur. İçine düştüğün durumu, nasıl gazetecilik yaptığınızı bundan daha iyi anlatan bir örnek olmaz" suçlamasında bulundu. Başbakan Erdoğan tarih vermeden Aydın Doğan ile bazı meseleleri görüştüklerini de söyleyerek, görüşmede Doğan Grubunun "iftira ve hakaretlerini" örnekleriyle masaya getirdiğini ve Doğan'ın da kendisine, "Sayın Başbakan ne yapayım? Ben bu adamlarla baş edemiyorum ki" dediğini kaydetti. Erdoğan, "Şimdi bir patron ki kendi yazarlarıyla baş edemiyor. Böyle bir şeyi vatandaşın kabullenmesi mümkün mü?" diye sordu.
"ANLAYANA SİVRİSİNAK SAZ"-
Doğan'ın canlı yayında tartışalım önerisi üzerine de Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir de kalkmış yani her taraf şu anda pejmürde bir halde benimle televizyon programına çıkmayı teklif ediyor. Ne o gazetelerine tiraj mı istiyorsun? Ne o televizyonuna yoksa rating mi sağlamak istiyorsun? Ya insan hiç mi yerini sınırını bilmez? Bugün Aydın Doğan'ın bazı yazarları da dün söylediklerimi az bulmuş. "Bu kadar mıydı?' diye yazıyorlar. İnsaf Dün anlattıklarım bana göre utanması sıkılması olanlar için yeter de artar bile. Ama ne yapayım ar damarınız bu kadar çatladıysa ben size ne yapayım. Köşe yazarı çıkıp kalkıp da Başbakana utanmaktan bahsediyorsa bu laflarım onlara az bile. Ne söylesem fayda etmez biliyorum. Ne derler anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna Tabi arada gidip gelenler de var. onların aracısı olarak bize bir şeyler anlatıyorlar. Yerin kulağı var söylediklerinizi duyuyoruz. Bizi takibe mi aldınız diyorlar. Kimin kimi takibe aldığı belli. Bunu artık çok iyi anlamanız lazım. (ANKA)
(İG/ZG)