Apm Başkanı Dr. Koçak: Türkiye Değişen Dünya Sartlarının Çilingir Ülkesi
Alternatif Politikalar Merkezi Başkanı Dr. Koçak, On Günlük ABD'deki Temaslarına İlişkin Değerlendirmede Bulundu. 1 Mart Tezkeresi'nden Sonra Türkiye'nin İlk Kez, "Ermeni Meselesi" ve "İran Nükleer" Konusu ile Amerika ve Dünyanın Gündemine Geldiğini Belirten Dr. Koçak, "Gelişen ve Büyüyen Türkiye Değişen Dünya Şartlarının "Çilingir Ülkesi' Olmuştur.
Alternatif Politikalar Merkezi (APM) Başkanı Dr. Mahmut Koçak, 1 Mart Tezkeresi'nden sonra Türkiye'nin ilk kez, "Ermeni meselesi" ve "İran nükleer" konusu ile Amerika ve dünyanın gündemine geldiğini belirterek, "Gelişen ve büyüyen Türkiye değişen dünya şartlarının "çilingir ülkesi' olmuştur. Açılamayan kapılar da tecrübesinden ve bölgesel gücünden istifade edilen bir ülke" dedi.
APM Başkanı Dr. Koçak, 10 günlük ABD'deki temaslarına ilişkin ANKA'ya değerlendirmede bulundu. Washington'da 18 farklı düşünce kuruluşu ile toplantılar yaptığını belirtti ve bunlar çoğunluğunun NGO'ların Türkiye uzmanları, akademisyen, devlette, parlamento da önemli görevlerde bulunan kişiler olduğunu söyledi. Dr. Koçak, "Düşünce kuruluşlarının siyaset üzerinde büyük etkisi var çünkü farklı siyasetler üreterek, karşılaşılan problemlere alternatifli çözüm önerileri üreterek çözüme katkı sağlıyorlar. Türkiye bu alanda da son dönemde büyük mesafeler almış almaya da devam etmektedir" dedi.
Dr. Koçak, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"1 Mart Tezkeresi'nden sonra Türkiye ilk kez, Ermeni meselesi ve İran nükleer konusu ile Amerika ve dünyanın gündemine gelmek üzeredir. Gelişen ve büyüyen Türkiye değişen dünya şartlarının "çilingir ülkesi' olmuştur. Açılamayan kapılar da tecrübesinden ve bölgesel gücünden istifade edilen bir ülke. Amerika ile uzun zamandan beri konuşulan "model ülke' tanımlamasının içi uzun vadeli stratejik planlarla doldurulmalıdır. Özellikle Kafkaslar ve doğu Avrupa'yı kapsayan bir Avrasya vizyonu ile Ortadoğu ve Afrika'yı da içine alacak bir büyük vizyonu oluşturmalı devler liginde bunun stratejik pazarlıklarını tamamlamalıyız. Amerika Türkiye'nin tabii stratejik ortağı olduğunu ve dünya barışı açısından olmak zorunda olduğunu her geçen gün daha iyi görüyor ve anlıyor. Bu bölgelerde sadece güvenlik işbirliği değil, kalkınma, kültürel, sosyal alandaki olası işbirliklerimizde kaleme alınmalıdır.
Yine ortak tehdit ve fırsatlar açık açık belirtilmelidir. Söylediğim konu İç siyasi rekabetin ötesinde bir konudur. Ülkemizin bekası ile ilgilidir. Milletin iradenin her şeyin üzerinde olduğu güçlü bir demokrasiye sahip, bölge kaderini belirleyen ve dünya geleceğine yön veren büyük Türkiye hayal değildir. Türkiye birikimiyle bunu başarabilir."
-YENİ SİYASETLER KURGULANMALI-
Dr. Koçak, dünyanın ve Türkiye'nin geldiği yeni konum üzerinden siyasi partilerin yeniden siyasetlerini kurgulamaları gerektiğini belirtti. Dr. Koçak, "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak daha güzele daha iyiye doğru insan merkezli yürüyüş devam edecektir" dedi. Dr. Koçak, şunları söyledi:
"Amerika önümüzdeki dönemde kriz bölgeleri ile fazla ilgilenmeyeceğe benziyor. Tabii partnerleri ile bu bölgelerde güç sahibi olmayı deneyecektir. Irak tan çekiliyor Afganistan'da da istikrarı yakalayıp hemen çıkmak istiyor. Canada ve Mexica olmak üzere tüm Amerika kıtasına sınırları açıp kendi kıtasına dönüp yeniden yapılanmak istiyorlar. Başka ülkeler için kaynakların çoğunun tüketilmesinin mantıklı olmadığını vurguluyorlar. Bunu vergisini veren Amerikan halkına anlatmakta zorlandıklarını ifade ediyorlar. Dolayısıyla Avrasya ve Ortadoğu da Türkiye'nin önemi önümüzdeki yıllarda daha da artacaktır. Avrasya da erozyona uğrayan Türkiye'nin gücü yeniden kendine gelecektir. Bunları Türkiye ile konuşabileceğimiz büyük vizyonu kuralım diyorlar. Amerikalılar Türkiye ye Türkler de Amerika ya geldiğinde kayboluyorlar. Asimile olmuyor ama uyum çok yüksek. Göze batmıyorlar. Çok zengin Türk var ama gizli kimsenin gözüne batmıyor. Ahmet Ertegün, Muhtar Kent bunların sadece birkaçı. Bilimsel olarak açıklanması zor ama biz birbirimize benziyoruz diyorlar. Amerikalılık ruhu yeniden canlanıyor. Çok kültürlü Amerikan toplumuyuz. Biz Amerika'nın geleceğini önce düşünmeliyiz diyerek ona uygun yavaş yavaş siyasetlerini de bürokrasilerini de organize ediyor ve edeceğiz. Teknolojiyi bir kenara bırakırsak, çok kültürlülük Osmanlı zamanından Türkiye'nin tecrübesinde var ve biz birbirimize toplum olarak çok benziyoruz diyorlar. İki toplumda, toplumsal vicdan taşıyor, güçlü duygusal altyapılarımız var, iyi anlatıldığında neyin doğru neyin yanlış olduğunu kolay anlayıp değerlendirebilme kabiliyetine sahip. Ortak vizyonumuz var bu başka şekilde sunulmamalı. Menfaatlerin örtüşmesi kavgayı değil birlikte süreçleri yönetmeyi gerektirir."
-ERMENİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİN NORMALLEŞMESİ-
Son dönemde çok sayıda Türk NGO'sunun açılmasının, açılan Amerika NGO'larında da Türk masalarının bulunmasının önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Dr. Koçak, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Ermeni-Türkiye ilişkilerindeki normalleşme halkın gündeminde hemen hemen hiç yok ama siyasetin gündeminde en sıcak ve en önemli konu olarak belli lobiler ve onların desteklediği siyasetçiler tarafından tutuluyor. Obama, Seçim öncesi, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde işler yolunda değilse Irak tan da Amerikan askerleri çekilmiş olacağı için daha kolay "soykırımı" tabirini 24 nisan konuşmasında kullanabilir. Obama 2012 de soykırım diyebilir. Protokoller yolunda giderse onu da diyemez diye düşünüyorlar.(Obama seçim öncesi Ermeni lobilerine söz verdiği için) Amerika ile daha fazla Afganistan konuşabiliriz. Obama Afganistan'daki her olumsuzluktan fazlaca etkileniyor. Afganistan da fazla yardım diğer alanlardan kesmemizin kefareti olabilir. Ortaklar böyle manevralar yapabilir."
-KIBRIS'TA ÇÖZÜM ARAYIŞI-
Dr. Koçak, Kıbrıs'ta Türkiye'nin çözüm arayışları ve sürece yerinde müdahalelerinin ayrıntılarıyla izlendiğini söyledi.
Dr. Koçak, Filistin ile ilgili değerlendirme de bulunurken de, "Obama'nın dış siyaseti ile kısa dönemde Filistin Devleti'nin kurulabileceğini ve buna inandıklarını ifade ediyorlar. Filistin Devleti kurulmasını Ortadoğu da barışın başlangıcı olarak görüyorlar" diye konuştu.
Dr. Koçak, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ilişki geliştirme açısından çok beğenildiğini ve takip edildiğini de belirtti.
Dr. Koçak, "farklı lobilerin çalışmaları neticesinde Washington'da bilgi kirliliği" bulunduğunu da sözlerine ekledi.(ANKA)
(HF/DH/ÖMR)












